Chase türkçesi Chase nedir

  • Yiv.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Oluk.
  • Avlamak.
  • Peşinde olmak.
  • Koşuşturmak.
  • Avlanma bölgesi.
  • Dizilmiş harfleri tutan demir çerçeve.
  • Hakketmek.
  • Kovalama.
  • Oluk açmak.
  • Kovmak.
  • Devingen filmlerde, özellikle serüven, kovboy, güldürü filmlerinde sık sık başvurulan, bir kimsenin yakalanması için izlenmesine dayanan yol.
  • İz sürme.
  • Kovalamak.
  • İzlemek.
  • Hızla geçip gitmek.
  • Takip etmek.
  • Takip.
  • Av.
  • Peşine düşmek.

Chase ile ilgili cümleler

English: Don't chase after fame.
Turkish: Şöhret peşinde koşmayın.

English: The cat loves to chase mice.
Turkish: Kedi fareleri kovalamayı sever.

English: Harrison's men continued to chase the enemy.
Turkish: Harrison'nun adamları düşmanı kovalamaya devam etti.

English: Football is a simple game. 22 men chase a ball for 90 minutes, and at the end the Germans always win.
Turkish: Futbol basit bir oyundur. 22 kişi bir topun peşin koşar ve sonunda da daima Almanlar kazanır.

English: My little sister and I used to play tag a lot. We would chase each other, and the one chasing would try to tag the one being chased and yell: "You're it!"
Turkish: Küçük kardeşim ve ben çok fazla kovalamaca oynardık. Her diğerini kovalardık ve bir kovalayan ise bir kovalananı kovalamaya çalışır ve ona "Sen ebesin!" diye seslenirdi.

 

Chase ingilizcede ne demek, Chase nerede nasıl kullanılır?

Chase after : Kovalamak. Peşinden koşmak. Takip etmek. Aramak.

Chase away : Önüne katıp kovalamak. Kovmak.

Chase manhattan : New york merkezli öncü bir amerikan ticari bankası.

Chase mortise : Gömme zıvana. Oyma zıvana.

Chase off : Önüne katıp kovalamak. (köpek vb.) birisini kovalayarak dışarıya çıkarmak. Kovalamak.

In chase of : -nın peşinde. -yı kovalayarak. -yı kovalayan bir şekilde.

Chevy chase : Saturday night live (canlı cumartesi gecesi) televizyon dizisi ekibinin eski bir üyesi. (1942 yılında cornelius crane chase olarak doğdu). Amerikalı bir komedi ve film aktörü.

The chase : Takip. Peşinde olmak. Kovmak. Kovalamak. Oluk açmak. Avlamak. Hızla geçip gitmek. Hakketmek. Takip etmek. Avcılık.

Gave chase : Takip etti. Kovaladı. Peşinden koştu. İzledi. Kaçırdı.

Fox chase : Tilki avı. Kentucky eyaletinde şehir.

İngilizce Chase Türkçe anlamı, Chase eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chase ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bag : Torba. Kapmak (sandalye). Yakalamak. Torbalanmak. Çuvala koymak. Sarkmak. Torbalamak. Çantaya koymak. Şişirmek.

Pursue : Devam etmek. Peşinde koşmak. Yürütmek. Ardına düşmek. Sürdürmek. Peşini bırakmamak.

Bustled : Aceleyle hareket etme. Telaşlanmak. Acele. Acele etmek. Koşuşmak. Aceleyle hareket etmek. Telaş. Telaş etmek. Koşuşturma.

Conduits : Suyolu. Kanal. Boru. Nakil boru hattı.

Axe : Azaltmak. İptal etmek. Baltayla budamak. Kaldırmak. Atmak. Balta. Çalgı. Kısma. Kısmak.

Scoutings : İzcilik. Gözcülük. Keşfetme.

Huntings : Salınma girme. Avlama. Araştırma. Arama. Boş hat arama. Çevrinme. Avcılık. Avlanma.

 

Flute : Pli. Flütçü. Flüt çalmak. Flüt. Flüt ile seslendirmek. Pli yapmak. Fitil.

Tracking : Tekerlek izi. Alıcının herhangi bir araç üzerinde çeşitli yönlere devindirilmesi; özellikle öne, geriye, yanlara, aşağıya, yukarıya sürekli devinimi. Peş peşe gitme. İzleme. Kaydırma. Takip etme. Kelime arası boşluk. Kerning. İzini sürme.

Chase synonyms : pursual, give chase to, trailing, the chase, bustle about, pickups, dog, chivvy, run about, motion, bounce, prey, incise, inscribe, groove, scouting, scampering, chivvies, corrugation, canaliculus, chevying, bustle, chamfered, hustled, pursuit, etch, quest, pursued, aspire, movement, carve, chevies, eying.

Chase ingilizce tanımı, definition of Chase

Chase kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Vehement pursuit for the purpose of killing or capturing, as of an enemy, or game. To hunt. As, to chase around after a doctor. To pursue for the purpose of killing or taking, as an enemy, or game. An earnest seeking after any object greatly desired. A hunt. A rectangular iron frame in which pages or columns of type are imposed. To give chase. To hunt. The act or habit of hunting. To ornament (a surface of metal) by embossing, cutting away parts, and the like.