Bustled türkçesi Bustled nedir

Bustled ile ilgili cümleler

English: Students bustled about all night.
Turkish: Öğrenciler neredeyse bütün gece koşturdu.

Bustled ingilizcede ne demek, Bustled nerede nasıl kullanılır?

Bustle about : Koşturmak. Koşuşturmak. Çırpınmak. Telaşla hareket etmek.

Bustle around : Oradan oraya koşuşturmak.

Bustle up : Acele ettirmek.

Hustle and bustle : Yoğun faaliyet. İtişme. Hareketlilik. İtiş kakış. Harala gürele. İtip kakma. Koşuşturma. Hay huy. Dolandırma.

Bustle : Acele hareket etmek. Aceleyle hareket etme. Koşuşturma. Telaş. Koşuşturmak. Aceleyle hareket etmek. Acele etmek. Faaliyet. Koşuşma. Telaşlanmak.

Bust up : Kavga. Harap etmek. Sona erme. Mahvetmek. Son vermek. Kavga etmek. Parçalanmak. Sona ermek. Bitme. Yıkmak.

Bustlers : Koşuşturan kimse.

Bustler : Koşuşturan kimse.

Robustly : Zorlu veya çetin bir şekilde. Gürbüzce. Kuvvetlice. Cesurca. Güçlü bir şekilde. Korkusuzca. Mert yiğit bir tarzda. Dinçce. Güçlü kuvvetli bir şekilde. Kahramanca.

Bust out of : Kirişi kırmak. Topuklamak. Kaçmak. Sıvışmak.

İngilizce Bustled Türkçe anlamı, Bustled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bustled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Flurry : Sinirlendirmek. İki ayağını bir pabuca sokmak. Heyecan. Sağanak. Telaşa düşürmek. Ani canlılık. Telaşlandırmak. İki ayağını bir pabuca koymak. Heyecanlanmak.

Sprinted : Depara kalkmak. Tam hızla koşmak. Hızlı koşma. Depar atmak. Sürat koşusu. Tam hızla koşma. Hızlı koşmak. Sürat koşusu yapmak.

Run about : Öteye beriye koşmak.

Buck up : Keyiflenmek. Canlanmak. Geliştirmeye çalışmak. Neşelendirmek. Çabuk olmak. Neşelenmek.

Cursory : Baştansavma. Baştan savma. Gelişigüzel. Üstünkörü.

Scamper : Acele kaçış. Acele kaçmak. Kaçma. Tüyme. Kaçmak. Seğirtmek. Acele ile gitmek. Koşmak.

Frisks : Kuyyruk sallamak. Oynatmak. Üzerini aramak. Üst araması yapmak. Zıplamak. Sıçrayıp oynamak (mutlu bir şekilde). Sıçramak. Üstünü aramak. Oynamak. Kuyruk sallamak.

Be in a hurry : Acelesi olmak. Aşıkmak.

Flaps : Savurmak. Saçmalamak. Sinirlenmek. Sallamak. Sallanmak. Kanat çırpmak. Zırvalamak.

Hastening : Acele ettirme. İki ayağını bir pabuca sokmak. Hızlandırmak. Telaşlandırmak. Hızlandırma. Acele ettirmek.

Bustled synonyms : rush along, cannonball along, belt along, flap, hastes, go, hie, speed, commotion, get a move on, flying, bucket along, be alarmed, get cracking, hastened, scampers, sprints, excitement, bustle about, flustering, bustle, hustle and bustle, disturbances, ferments, sprint, hotfoot, become agitated, excitements, hasten, bat around, move, hustle, run up.

Bustled zıt anlamlı kelimeler, Bustled kelime anlamı

Stand still : Kıpırdamamak. Hareket etmemek. Kımıldamadan durmak. Kımıldamamak. Hareketsiz durmak. Hareketsiz kalmak.

Linger : Durmak. Sallanmak. Oyalanmak. Gitmemek. Geçmek bilmemek. Kalmak (gitmesi gerekirken). Geçmişte kalmak. (ağrı) kolayca geçmemek. Can çekişmek. Gecikmek.

Rustless : Passız. Paslanmaz. Pas tutmamış. Pas tutmaz.