Telaşlanmak nedir, Telaşlanmak ne demek

  • Sıkıntı duyarak acele etmek, endişelenmek, telaş etmek

Telaşlanmak tanımı, anlamı

Telaşla : Telaşlı bir biçimde

Telaşlanma : Telaşlanmak işi.

Tela : Kumaşla astar arasına konularak giysinin dik durmasını sağlayan kolalı bez.

Telaş : Herhangi bir sebeple acelecilik. Kaygı, tasa, sıkıntı. Şaşkınlıktan doğan karışıklık, kargaşa.

Endişelenmek : Tasalanmak, kaygılanmak.

Endişelenme : Endişelenmek işi.

Sıkıntı : İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet. Bulunmama durumu. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı. Sorun, mesele, sendrom, problem.

Endişe : Tasa, kaygı. Kuşku. Düşünce. Korku.

Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

Duyar : Duygulu. Beden üzerinde uyarıldığında hızlı ve güçlü tepkilere yol açan.

Acele : Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.

Endi : Evvelki: Endi gün.

Etme : Etmek işi.

Sıkı : Dar. Güçlü ve çabuk, hızlı. Disiplin. İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, tıkız, gevşek olmayan. Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan. Zorlu, güçlü ve etkili. Cimri. Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü. Zorlayıcı durum. Yoğun. İlkelerine çok bağlı, hoşgörüsü olmayan, katı. Sıkıca, iyice.

 

Diğer dillerde Telangiyozis anlamı nedir?

İngilizce'de Telangiyozis ne demek ? : telangiosis