Flustering türkçesi Flustering nedir
- Şaşırtmak.
- Heyecanlanmak.
- Heyecanlandırıp şaşırtmak.
- İki ayağını bir pabuca sokmak.
- İki ayağını bir pabuca koymak.
- Kızıştırmak.
- Bocalamak.
- Telaşlandırmak.
- Telaşlanmak.
- Sarhoş etmek.
Flustering ingilizcede ne demek, Flustering nerede nasıl kullanılır?
Fluster : Heyecanlanmak. Kafasını karıştırmak. İki ayağını bir pabuca koymak. Bocalama. Telaşlanmak. Heyecan. Şaşırtmak. İki ayağını bir pabuca sokmak. Kızıştırmak. Heyecanlandırıp şaşırtmak.
Flustered : Kaygılı. Kafası karışmış. Heyecanlı. Endişeli. Allak bullak olmuş. Canı sıkılmış. Kızışmış. Tedirgin. Kızıştırılmış.
Flusters : Bocalamak. Kızıştırmak. Heyecanlandırıp şaşırtmak. Telaşlandırmak. Heyecanlanmak. Sarhoş etmek. İki ayağını bir pabuca koymak. Telaşlanmak. Şaşırtmak. İki ayağını bir pabuca sokmak.
Make flustered : Şaşırtmak.
Unflustered : Endişesiz. Heyecanlı bir çalkalanma olmaksızın. Soğukkanlı. Sakin. İstifini bozmadan.
İngilizce Flustering Türkçe anlamı, Flustering eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Flustering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Envenom : Bozmak. Zehirlemek. Zehir katmak. Dolduruşa getirmek. Kin aşılamak. Aşılamak.
Get excited : Heyecana kapılmak. Heyecana gelmek. Heyecan duymak. Heyecan yaşamak. Kızışmak.
Freak : Küplere binmek. Çılgına döndürmek. Kapris. Küplere bindirmek. Anormal. Aşırı heyecanlandırmak. Heves. Garip. Garip bir olay.
Ball up : Rezil etmek. İçine etmek. Berbat etmek. Eline yüzüne bulaştırmak. Bozmak. Perişan etmek.
Intoxicates : Mest etmek. Kendinden geçirmek. Zehirlemek. Keyif vermek.
Fluctuates : Düzensiz hareket etmek. İnip çıkmak. Kararsız olmak. Dalgalanmak. Dalgalanmalar.
Astonishes : Hayrete düşürmek. Hayrete düşmek. Şaşkına çevirmek. Hayret etmek. Hayret uyandırmak. Afallaştırmak. Afallatmak. Hayret ettirmek. Şaşkınlık uyandırmak.
Bitter : Acı (tat). Keskinlik. Bitter (çikolata). İliklere işleyen. Şiddetli. Barut gibi. Acı. Acılık. Acılı.
Addle : Çürümek. Cılk. Bozmak. Bozulmak. Kafa karıştırmak. Kokmak. Çürütmek. Bozulmak (yum.). Çürük. Kokuşturmak.
Astounds : Hayretler içinde bırakmak. Hayret ettirmek. Hayret uyandırmak. Afallatmak. Hayret etmek. Şoke etmek. Şaşkınlık uyandırmak. Aşırı derecede şaşırtmak.
Flustering synonyms : excites, envenoms, disconcerts, excite, bustled, disquieted, heat, virulent, falter, encouragement, bustle, flounders, ferment, heat up, faltered, intoxicate, escalates, be hyped up, sulphurous, flurries, inebriate, get carried away, bamboozle, agitates, acrid, acerbic, hocus, floundering, be in two minds, fosterage, floundered, inebriates, addles.
Flustering zıt anlamlı kelimeler, Flustering kelime anlamı
Pleasant : Tatlı. Hoş. Sıcak. İç açıcı. Yakın. Zevkli. Samimi. Canayakın. Sevimli. Güzel.
Discouragement : Engel. Hevesini kırma. Cesaretin kırılması. Cesaretsizlik. Hevesin kırılması. Vazgeçme.

Bu kısımda Flustering kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Flustering ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Flustering anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Flustering ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.