Flustered türkçesi Flustered nedir

Flustered ile ilgili cümleler

English: Ali is flustered.
Turkish: Ali kızıştırılmış.

English: Ali became a little flustered.
Turkish: Ali biraz telaşlandı.

English: Ali seems flustered.
Turkish: Ali telaşlı görünüyor.

English: Ali looked a little flustered.
Turkish: Ali biraz kızışmış görünüyordu.

English: She got all flustered when the boy she likes came over to talk to her.
Turkish: Sevdiği genç onunla konuşmak için geldiğinde, o telaşlandı.

Flustered ingilizcede ne demek, Flustered nerede nasıl kullanılır?

Make flustered : Şaşırtmak.

Unflustered : İstifini bozmadan. Endişesiz. Heyecanlı bir çalkalanma olmaksızın. Soğukkanlı. Sakin.

Fluster : Bocalamak. Sarhoş etmek. Kızıştırmak. İki ayağını bir pabuca koymak. Heyecan. Heyecanlanmak. Bocalama. İki ayağını bir pabuca sokmak. Telaşlandırmak. Telaş.

Flustering : Telaşlanmak. İki ayağını bir pabuca koymak. Heyecanlandırıp şaşırtmak. Kızıştırmak. Bocalamak. Şaşırtmak. Heyecanlanmak. Telaşlandırmak. Sarhoş etmek. İki ayağını bir pabuca sokmak.

Flusters : Telaşlandırmak. Bocalamak. İki ayağını bir pabuca koymak. İki ayağını bir pabuca sokmak. Şaşırtmak. Kızıştırmak. Heyecanlanmak. Telaşlanmak. Heyecanlandırıp şaşırtmak. Sarhoş etmek.

 

İngilizce Flustered Türkçe anlamı, Flustered eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flustered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disoriented : Yönünü şaşırmış. Aklı karışmış. Zihni karışmış. Yolunu kaybetmiş. Şaşırmış.

Foxed : Sararmış (kitap). Sararmış (sayfa).

Agog : Arzulu. Ümitli. Sabırsız. Can atan. İstekli. Heyecanlanmış. Hevesli. Heyecanla. Sabırsızlıkla.

Addled : Şaşkın. Çürük (yumurta). Çürümüş. Cılk (yumurta). Şaşkaloz. Sersem. Cılk.

On pins and needles : Diken üstünde. Gergin. Huzursuz. Tasalı.

Discomfortable : Rahatsız edici. Nahoş.

Fearfuller : Ürkek. Hürmetli. Korkunç. Korku verici. Korku veren. Korkulu. Saygılı. Dehşet verici. Ödlek.

Ardent : Gayretli. Ateşli. Coşkulu. Işıl ışıl. Parlak. Sıcak. Kızgın. Gayretkeş. Çabalı.

Grumbling : Mızmız. Homurdanan. Dırdır. Hoşnutsuz. Homurdanma. Şikayet etme. Şikayetçi. Mızırdanma. Mırıldanma. Dırıltı.

Doubtful : Kuşkulandıran. Mütereddit. Güvenilmez. Kararsız. Şüpheli. Kesin olmayan. Sonucu kuşkulu. Karanlık. Kuşku uyandıran.

Flustered synonyms : hot and bothered, disgruntled, bothersome, ablaze, carried away, concerned, agitated, goosier, atwitter, goosy, irked, aroused, discomposed, set on edge, adrenalized, bored, solicitous, inconvenienced, bananas, adrenalised, hot under the collar, anxious, aglow, goosiest, frettier, distressed, badgered, exasperated, disorientated, fretted, breathtaking, declamatory, discontented.

Flustered zıt anlamlı kelimeler, Flustered kelime anlamı

Composed : Oluşan. Sakin. Bileşmiş. Oluşmuş. Aynı olay üzerinde çeşitli güçlerin bileşik etkisi. Kompoze. Kendi halinde. Bileşke.