Grumbling türkçesi Grumbling nedir

  • Huysuz.
  • Hoşnutsuz.
  • Dırdır.
  • Mızmız.
  • Dırıltı.
  • Mırıltı.
  • Homurdanma.
  • Şikayetçi.
  • Mızırdanma.
  • Mırıldanma.
  • Tedirgin.
  • Mırıldanan.
  • Homurdanan.
  • Şikayet etme.

Grumbling ile ilgili cümleler

English: My grandfather was always grumbling about something or other.
Turkish: Büyükbabam her zaman, şu ya da bu nedenle söyleniyor.

English: Ali is always grumbling about something.
Turkish: Ali her zaman bir şey hakkında homurdanıyor.

English: Ali is always grumbling.
Turkish: Ali her zaman homurdanıyor.

English: Ali is grumbling.
Turkish: Ali söyleniyor.

English: She would often hear him grumbling to himself.
Turkish: Sık sık onun kendi kendine mırıldandığını duyardı.

Grumbling ingilizcede ne demek, Grumbling nerede nasıl kullanılır?

Grumblingly : Dır dır. Hoşnutsuz bir şekilde. Homur homur. Şikayet ederek. Homurdanarak.

Grumblings : Dırıltı. Şikayetçi. Tedirgin. Homurdanma. Mırıldanma. Huysuz. Mırıltı. Şikayet etme. Mızırdanma. Dırdır.

Grumbled : Mırıldamak. Mızırdanmak. Guruldamak. Gürlemek. Mırıldanmak. Söylenmek. Yakınmak. Dırlanmak. Gümbürdemek. Dırdır.

Grumbler : Dırdırcı. Halinden şikayetçi kimse. Homurdanan kimse.

Grumblers : Homurdanan kimse. Dırdırcı. Halinden şikayetçi kimse.

Grumbly : Söylenme veya şikayet etme eğilimi olan. Şikayete benzeyen. Homurdanan. Dır dır ederek.

 

Grumbles : Mırıldamak. Dırdır. Homurdanmak. Söylenmek. Guruldamak. Yakınmak. Mırıldanmak. Gümbürdemek. Dırlanmak. Gürlemek.

İngilizce Grumbling Türkçe anlamı, Grumbling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grumbling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dissatisfied : Gayri memnun. Memnuniyetsiz. Tatminsiz. Tatmin olmamış.

Cooing : Mırıldanmak. Cıvıldama. Ötmek (kumru, güvercin). Ötüşme. Cıvıldamak. Ötme.

Bolshy : Yardımı esirgeyen. Bolşevizm yanlısı. İşbirliği etmeyen. Kurulu toplum düzenine karşı. Kurulu düzene karşı. Bolşevik. Solcu.

Muttered : Söylenmek. Homurdanmak. Mırıldanmak. Homurtu. Fısıltı. Fısıldamak. Mırıldamak.

Rumbling : Gürleyen. Fıçıda parlatma. Gümbürdeme. Gürleme. Guruldama.

Moan : İnildemek. Sızlanma. Figan. Sızlanmak. İnleme. İnlemek. İnilti. Zırıldamak. Hkr.ağlamak.

Grouser : Palet tırnağı. Sızlanan kimse. Patinaj tırnağı. Dırdırcı.

Nagging : Dırdır eden. Vırıltı. Ardı arkası kesilmeyen. Kusur bulma. Azarlama. Can sıkıcı. Bıkıp usanmadan eleştiren. Başının etini yiyen kimse ile ilgili. Dırdırcı.

Acrimonious : Haşin. Sert. Acı. Hırçın. Ters.

Hums : Mırıldamak (şarkı). Harıl harıl çalışmak. Vızıltı. Vızlamak. Hımlamak. (şarkı) mırıldanmak. Uğuldamak. Vızır vızır çalışmak. Vınlamak. Hımlama.

Grumbling synonyms : grumble, distempered, murmurous, frowning, crankier, jaundiced, carpings, contrary, agitated, grouching, exasperated, grouchy, infelicitous, bleat, churlish, goosier, kickers, orators, grouches, bawler, muttering, bad tempered, noise, humming, bellyaches, mumbles, mumble, murmuring, crabbed, hesitant, ill pleased, crybaby, bellicose.

Grumbling zıt anlamlı kelimeler, Grumbling kelime anlamı

Thin : Cılız. Hafif. Seyreltmek (bitkileri). Seyrelmek (saç). İnce. Sudan. Güçsüz. Seyrek. Cıvık. Seyrekleştirmek.