Rumbling türkçesi Rumbling nedir
Rumbling ile ilgili cümleler
English: Ali is grumbling.
Turkish: Ali söyleniyor.
English: I'm fed up with her grumbling.
Turkish: Ben onun homurdanmasından bıktım.
English: Ali is always grumbling about something.
Turkish: Ali her zaman bir şey hakkında homurdanıyor.
English: Ali is always grumbling.
Turkish: Ali her zaman homurdanıyor.
English: Outside, the storm was rumbling.
Turkish: Dışarıda fırtına gürlüyordu.
Rumbling ingilizcede ne demek, Rumbling nerede nasıl kullanılır?
Rumblingly : Guruldayan bir tarzda. Derin yüksek bir sesle. Guruldayarak. Guruldama ile. Gürleyerek. Gürültü ile.
Rumblings : Gümbürdeme. Guruldama. Fıçıda parlatma. Gürleme. Gürleyen.
Crumbling : Ufalanan. Granül durumuna getirme. Kırıntılaştırma. Parçalanır. Ufalanma. Pelet yemin özel makinelerden geçirilip küçültülerek kırıntı yem durumuna getirilme işlemi, kırıntılaştırma. Ufalanır. Dağılan.
Crumbling of the ore : Töz kırma.
Crumblings : Ufalanır. Parçalanır. Ufalanan. Ufalanma. Dağılan.
Feed crumbling : Yem ufalama. Biri hızlı diğeri yavaş devirle çalışan dişli iki silindir arasından yemlerin geçirilmesiyle daha ufak parçalara dönüştürülmesi.
Crumbliness : Kolayca dağılabilirlik. Kolaycan dağılma. Gevreklik. Çok kolay bir biçimde küçük kırıntılara dağılma niteliği.
Rumble box : Gök gürültüsü sandığı. Sahnede gök gürültüsü sesini vermede kullanılan özel yapısı olan sandık.
Crumbliest : Dağılan. Ufalanan.
Grumblingly : Şikayet ederek. Homurdanarak. Dır dır. Homur homur. Hoşnutsuz bir şekilde.
İngilizce Rumbling Türkçe anlamı, Rumbling eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Rumbling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Roarings : Gürültülü kahkaha. Gürültü. Kükreme. Uğultu. Uğuldama. Kükreme (aslan vb). Gümbürtü. Kapış kapış satılan. Kişneme.
Thunderous : Şiddetli. Sağır edici. Kulakları sağır eden. Gök gürültüsü gibi. Gök gürültülü. Gümbürtülü.
Fulminate : İnfilak etmek. Patlayıcı madde. Ateş püskürmek. Patlatmak. Patlamak. Verip veriştirmek. Yasaklama getirmek. Parlamak. Gürlemek.
Peal : Çınlama. Çan sesi. Çınlatmak. Gürültü. Çınlamak.
Fulminates : Yasaklama getirmek. Verip veriştirmek. Gürlemek. Ateş püskürmek. Patlayıcı madde. İnfilak etmek. Patlatmak. Patlamak. Parlamak.
Wuthering : Uğuldama. Uğuldama (rüzgar). Yüksek bir gürültüyle esme (rüzgar). Uğultulu.
Roaring : Gürleyiş. Gümbürtü. Çok iyi. Gırtlak felci. Hararetli. Kişneme. Kükreyen. Uğultu. Çok.
Fulminated : Patlayıcı madde. İnfilak etmek. Verip veriştirmek. Parlamak. Patlatmak. Yasaklama getirmek. Patlamak. Ateş püskürmek. Gürlemek.
Fulminatory : Terör estiren. Ateş püsküren. Dehşet şaçan.
Grumbling : Hoşnutsuz. Homurdanan. Şikayetçi. Homurdanma. Mızırdanma. Mızmız. Mırıldanma. Huysuz. Mırıltı. Dırıltı.
Rumbling synonyms : grumble, roar, burnishing, blustery, rumblings, booming, gnarling, noise, rollings, thundering, fulminant, full, rumble, rolling.
Rumbling zıt anlamlı kelimeler, Rumbling kelime anlamı
Thin : Cılız. İnceltmek (sıvıyı). İncelmek. Güçsüz. Cıvık. Zayıf. Seyrelmek (saç). Hafif. İnceltmek.

Bu kısımda Rumbling kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Rumbling ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Rumbling anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Rumbling ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.