Crumblings türkçesi Crumblings nedir
- Parçalanır.
- Ufalanma.
- Ufalanır.
- Ufalanan.
- Dağılan.
Crumblings ingilizcede ne demek, Crumblings nerede nasıl kullanılır?
Crumbling of the ore : Töz kırma.
Feed crumbling : Yem ufalama. Biri hızlı diğeri yavaş devirle çalışan dişli iki silindir arasından yemlerin geçirilmesiyle daha ufak parçalara dönüştürülmesi.
Crumbling : Ufalanan. Ufalanır. Pelet yemin özel makinelerden geçirilip küçültülerek kırıntı yem durumuna getirilme işlemi, kırıntılaştırma. Kırıntılaştırma. Ufalanma. Parçalanır. Granül durumuna getirme. Dağılan.
Crumbliness : Kolaycan dağılma. Kolayca dağılabilirlik. Gevreklik. Çok kolay bir biçimde küçük kırıntılara dağılma niteliği.
Crumblier : Ufalanan. Dağılan.
Crumbles : Yıkılmak. Parçalanmak. Ufalamak. Düşmek. Parçalamak.
Crumble up : Un ufak olmak. Küçük parçalara ayrılmak.
Crumbliest : Ufalanan. Dağılan.
Crumbly : Dağılan. Gevrek. Dağılgan. Kolayca ufalanan. Ufalanan.
Crumble : Çok küçük parçalara ayırmak. Harab olmak. Parçalanmak. Ufalanmak. Un ufak olmak. Yıkılmak. Ufalamak. Düşmek. Çökmek. Parçalamak.
İngilizce Crumblings Türkçe anlamı, Crumblings eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Crumblings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Friability : Gevreklik. Çabuk ufalanma. Ufalanırlık. Aşınma. Ufalanabilirlik.
Crumbier : Un ufak olan.
Crumbly : Dağılgan. Gevrek. Kolayca ufalanan.
Rumble : Çakmak. Haykırmak. Anlamak. Sezmek. Gürlemek. Gümbürtü. Karnı guruldamak. İçyüzünü anlamak. Guruldamak. Gurlamak.
Murmur : Mırıldanmak. Uğuldamak. Mızmızlanma. Kendi kendine söylenmek. Çağlamak. Mırıldanma. Mırıltı. Söylenme. Homurtu.
Disintegration : Bireyler ya da küme üyelerinin ortak amaçlarını ve bütünlüklerini yitirmeleri durumu. Bir öğecik çekirdeğinin kendiliğinden ya da çarpışma ile edindiği ışımetkinlik sonucu, bir ya da birden fazla parçacık ya da ışılcık salarak parçalanması. Parçalama. Disintegrasyon. Fizik, veterinerlik, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Dağılma. Dağılış. Bozunum. Parçalanma.
Rumbling : Fıçıda parlatma. Gürleyen. Gürleme. Gümbürdeme. Guruldama.
Mutter : Mırıldanmak. Homurtu. Homurdanma. Fısıltı. Homurdanmak. Söylenmek. Fısıldamak. Mırıltı. Mırıldamak.
Murmuring : Mırıldanma. Homurdanma. Çağlama. Mırıltı.
Crumblings synonyms : grumble, crumbliest, crumbling, muttering, crumby, fragmentation, crumblier, crumbiest, noise, breakings, friable, disintegrations, breaking, complaint, weathering, dissolving, comminution.
Crumblings zıt anlamlı kelimeler, Crumblings kelime anlamı
Thin : Zayıflamak. İncelmek. İnce. Seyrek. Seyrekleştirmek. İnceltmek (sıvıyı). İnceltmek. Cıvık. Hafif. Seyrelmek (saç).
Unbreakableness : Kırılamaz olma durumu. Kırılgan olmama vasfı. Kırılamazlık.

Bu kısımda Crumblings kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Crumblings ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Crumblings anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Crumblings ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.