Dağılma nedir, Dağılma ne demek
- Dağılmak işi

- Bir hedefe aynı silahla atılan mermilerin, barut haklarının ve başka şartların değişmesi yüzünden ayrı ayrı noktalara vurması.
- Sınırlı bölgelere toplanmış birlik, gereç ve kuruluşların düşman saldırısına karşı daha iyi korunmalarını sağlamak amacıyla birbirlerinden uzaklaştırılmaları.
"Dağılma" ile ilgili cümleler
- "Annemle babamın dökülüp dağılmaya hazırlanan karyolaları da buradaydı." - A. Kutlu
İktisat alanındaki kelime anlamı:
[Bakınız: yayılma]
Kimya'daki anlamı:
Bir çözünenin birbiriyle karışmayan iki sıvı faz arasında dağılımı.
Jeoloji ve yer bilimleri alanındaki anlamı:
Kayaçların fiziksel etkilerle dağılması, parçalanması, ufalanması.
Bilimsel terim anlamı:
tarım: Toprak taneciklerinin birbirinden ayrılıp su ile bir asiltı oluşturması.
kimya, metalbilim, mekanik: Bir katı evrenin, bir sıvı ya da başka bir katı evre içinde az çok eşit aralıklarla oluşturduğu yayılım.
Bireyler ya da küme üyelerinin ortak amaçlarını ve bütünlüklerini yitirmeleri durumu.
İngilizce'de Dağılma ne demek? Dağılma ingilizcesi nedir?:
distribution, dispersion, disintegration, desintegration, dissolution
Osmanlıca Dağılma ne demek? Dağılma Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
tahallül
Dağılma anlamı, tanımı:
Dağılmak : Parçalanarak yayılmak, ufalanmak. Birliği, beraberliği bozulmak. Toplu durumdayken ayrılıp birbirinden uzaklaşmak. Karışık duruma gelmek, düzeni bozulmak. Yavaş yavaş kaybolmak, yok olmak. Bir topluluğun, kuruluşun varlığı son bulmak, fesholunmak, münfesih olmak. Değer ve birimler belli etkenlerle, oranlı olarak bölünmek.
Ağızda dağılmak : Genellikle hamur işi, iyi pişmiş ve lezzetli olmak.
Aklı dağılmak : Düşünceyi belli bir konu, sorun üzerinde toplayamamak.
Çil yavrusu gibi dağılmak : Toplu olarak bulunan insanların her biri bir yana dağılmak.
Köşe bucağa dağılmak : Her tarafa yayılmak. darmadağın olmak.
Sınırlı : Sınırlanmış, belirlenmiş, belirli, limitet. Sınırı olan, bir sınırla ayrılmış olan, hudutlu. Az sayıda.
Bölge : Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye. Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka.
Topla : Üç parmaklı dirgen.
Birlik : Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bölünmezliği içeren yalın bütün. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir arada olma durumu, vahdet.
Gereç : Belirli bir işi yapmak için kullanılması gereken maddeler, malzeme, materyal.
Kuruluş : Kasılma. Yapı, yapılış, bünye. Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis. Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. Kurulma işi.
Düşman : Birbirleriyle savaşan devletler ve bu devletlerin asker, sivil bütün uyrukları. Aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar. Bazı şeylerden nefret eden, tiksinen kimse. Bir şeyi büyük ölçüde kullanıp tüketen kimse. Bir şeyin yaşamasına, barınmasına engel olan (güç, tutum vb.). Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse, yağı, hasım, antagonist, dost karşıtı.
Dağılma : infisâh (bk. bozulma).
Dağılma fonksiyonu : Bir atomik sistemin toplam enerji seviyesini göstermekte kullanılan bir termodinamik fonksiyon.
Dağılma katsayısı : Birbiriyle karışmayan iki çözücü arasında dağılan bir çözünenin denge derişimleri oranı. Ör. A maddesinin su ile organik çözücüler arasındaki dağılma katsayısı, A(suda)<=>A(org) dengesi için Kd=[A]org/[A]sudadır.
Dağılma katsayısı : Kromatografide çözünenin hareketli ve durgun fazlar arasındaki derişimleri oranı. Ahareketli <=> Adurgun dengesi için, K=Cdurgun/Chareketlidir.
Dağılma kromatografisi : Hareketli faz olarak sıvı, durgun faz olarak ise gözenekli bir katı tarafından tutulan sıvı ya da gözenekli katı yüzeyine kimyasal olarak bağlı olan organik maddelerin kullanıldığı bir kromatografi türü.
Dağılma oranı : Birbiri ile karışmayan iki çözücü arasında dağılan çözünenin analitik derişimleri oranı. D=Corg/Csuda. (Ayrışmayan maddeler için dağılma katsayısı ile aynı değere sahiptir)
Dağılma ile ilgili Cümleler
- Belki de AB dağılmalı.
- Ali ve Mary'nin evliliği dağılmaya başladı.
- Monoton konuşmalar, iletişim kopukluğuna ve dikkat dağılmasına sebep olur.
Diğer dillerde Dağılma anlamı nedir?
İngilizce'de Dağılma ne demek? : n. distribution, dispersion, dispersal, disintegration, diffusion, spread, breakup, creepage, diffusibility, disbandment, dissolution, sprawl, tapping
Fransızca'da Dağılma : dissipation [la], décomposition [la], éparpillement [le], dissolution [la], désagrégation [la], diffusion [la], émiettement [le]
Almanca'da Dağılma : n. Ausgießung, Zerfall, Zerstreuung, Zerteilung
Rusça'da Dağılma : n. распад (M), рассеивание (N), рассеяние (N), диссимиляция (F), дезинтеграция (F), дисперсия (F), диффузия (F)

Bu kısımda Dağılma nedir? Dağılma ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dağılma tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dağılma hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.