Murmur türkçesi Murmur nedir

  • [#homurdanma Homurdanmak].
  • Mırıltı.
  • Mırıldanma.
  • Mırıldanmak.
  • Mırıldamak.
  • Kendi kendine söylenmek.
  • Söylenme.
  • Üfürüm.
  • Şikayet.
  • Mızmızlanma.
  • Çağlamak.
  • Söylenmek.
  • Uğuldamak.
  • Homurtu.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Dinleme sırasında işitilen ve kalp faaliyetleriyle ilişkili bulunan kalp seslerinin tümü. ses karakteri dikkate alınmaksızın kalp sesleri veya yan sesler.
  • Çağıldamak.

Murmur ile ilgili cümleler

English: The shy boy murmured his name.
Turkish: Utangaç erkek çocuğu adını mırıldandı.

English: "I love you," she murmured and closed her eyes.
Turkish: "Seni seviyorum," diye mırıldandı ve gözlerini kapattı.

English: There was a murmur when she entered the room.
Turkish: O, odaya girdiğinde bir mırıltı vardı.

English: He brought his lips close to her ear and murmured: "I love you."
Turkish: O, dudaklarını onun kulağına yaklaştırdı ve mırıldandı: "Seni seviyorum."

English: The laborers are murmuring against their working conditions.
Turkish: İşçiler çalışma şartlarına karşı söyleniyorlar.

Murmur ingilizcede ne demek, Murmur nerede nasıl kullanılır?

Cardiac murmur : Kalp hırıltısı. Kardiyak üfürümü.

Systolic murmur : Kalbin dinlenmesinde sistol sırasında duyulan endokardiyal üfürümler. Sistolik üfürüm.

Without a murmur : Gıkı çıkmadan. Gıkını çıkarmadan. Gık çıkarmadan.

 

Murmuration : Homurdanma. Mırıldanma. Sığırcık sürüsü. Sığırcık kuşları sürüsü.

Murmured : Uğuldamak. Çağıldamak. Homurtu. Mırıldanmak. Şikayet. Çağlamak. Mırıldamak. Homurdanmak. Kendi kendine söylenmek. Söylenmek.

Murmuring : Çağlama. Homurdanma. Mırıldanma. Mırıltı.

Murmurous : Mırıldanmalarla tanımlanan. Mırıldanan. Fısıltı. Fısıltı ile ilgili. Uğultulu. Homurtulu. Fısıldayan. Alçak sesle sürekli ses çıkarma ile ilgili. Homurdanan. Mırıldanma ile ilgili.

Accidental heart murmurs : Tesadüfi kalp üfürümleri. Anorganik kalp üfürümleri.

Exocardial murmurs : Kalbin dışından kaynaklanan nedenlerle oluşan üfürümler. ekzokardiyal üfürümler kalp kesesi değişiklikleriyle oluşan sürtünme ve çalkantı sesleridir, perikardiyal çalkantı sesleri, perikardiyal sürtünme sesleri, perikardiyal üfürümler. sığırlarda ekzokardiyal üfürümlerin en yaygın nedeni perikarditis travmatikadır. Ekzokardiyal üfürümler.

Murmurings : Mırıldanma. Mırıltı. Çağlama. Homurdanma.

İngilizce Murmur Türkçe anlamı, Murmur eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Murmur ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bleats : Meleme. Sızlanma. Mızırdanmak. Sızlanmak. Mızırdanma. Melemek. Cılız bir sesle konuşmak.

Purl : Ters ilmik. Sırma. Oya ile süslemek. Çağıldayarak akmak. Nakış ile süslemek. Girdap. Ters örmek. Çağıldama. Ters örgü yapmak.

Bruited : Bruit. Şayialar çıkarmak. Etrafa yaymak.

Shilly shally : Tereddüt. Ne yapacağını bilmemek. Tereddüt etmek. Kararsızca. Kararsızlık. Tereddüdle.

 

Gnarls : Burmak. Yumruluk. Bükmek. Dolamak. Bükülmüş ve düğümlü hale getirme. Yumru. Boğum.

Rhubarb : Ravent. Yayla muzu. Uşkun. Saçma. Işgın. Van muzu. Uçkun. Arka plandaki konuşma (tiyatro terimi).

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Drone : Tembellik etmek. Başkasının sırtından geçinmek. Uzaktan kumandalı uçak. Erkek arı. Parazit. Pes ses tonu. Vızıltı. Asalak tip. Asalak.

Mutters : Homurdanma. Fısıltı. Fısıldamak.

Murmur synonyms : susurrate, bumble about, buzzed, speak, abdomen, complain, murmurings, grouch, boomed, information, verbalise, burbles, muttered, mumble, a dna, grievances, abdominal pain, grouching, a c syndrom, buzz, purling, complains, gabble, burbled, delation, howls, be said, grumbled, abdominal fat necrosis, purled, mumblings, souffles, bruiting.

Murmur zıt anlamlı kelimeler, Murmur kelime anlamı

Cheer : Sevinçle bağırmak. Bağırarak ya da alkışlayarak yüreklendirmek. Teselli etmek. Desteklemek. Keyiflendirmek. Neşe. Yardım etmek. Ferahlamak. Teşvik etmek. Destekleyici şekilde bağırmak.

Murmur ingilizce tanımı, definition of Murmur

Murmur kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to murmur tales. A low, confused, and indistinct sound, like that of running water. To make a low continued noise, like the hum of bees, a stream of water, distant waves, or the wind in a forest. To utter or give forth in low or indistinct words or sounds.