Bumble about türkçesi Bumble about nedir
Bumble about ingilizcede ne demek, Bumble about nerede nasıl kullanılır?
Bumble : Homurdanmak. Perişan etmek. Gevelemek. İçine etmek. Kekeleyerek konuşmak. Arı vızıltısı. Eline yüzüne bulaştırmak. Kendini beğenmiş memur. Ağır ağır ilerlemek. Hata yapmak.
About : Çevresinde. -e ne dersin?. -den ne haber?. İlgili. Tahminen. Üstünde. Hususunda. Hemen hemen. Devresinde. Konusunda.
Bumble bee : Sokması çok ağrı veren, sarımsı tüylü ve tıknaz yabanarısı; sarman. Çeşitli türdeki iri arıların her biri. Yabani eşşek arısı. Bombus arısı. Bambul arısı. Toprak yabanarısı.
Bumble puppy : İki kişi tarafından dikey bir düzlemdeki bir noktaya iple asılı bir topla oynanan top oyunu türü (oyunun amacı ipe rakibinin zıt istikametinde vurarak ipi topun asılı olduğu kutbun etrafına sarmaktır). Tetherball.
Bumblebee : Toprak yabanarısı. Tüylü dev arı. Yabanarısı. Hezen arısı. Bombus arısı. Yaban arısı.
Bumblebees : Tüylü dev arı. Yaban arısı. Yabanarısı. Hezen arısı. Toprak yabanarısı. Bombus arısı.
İngilizce Bumble about Türkçe anlamı, Bumble about eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bumble about ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Drone : Parazit. Vızıldamak. Asalak. Pes ses tonu. Erkek arı. Monoton bir sesle konuşan kimse. Başkasının sırtından geçinmek. Uzaktan kumandalı uçak. Asalak tip.
Burbled : Kanadın kenarındaki hava çalkantısı. Şırlamak. Çağıldamak. Fıkırdamak. Çağıltı. Mırıldamak. Gürüldemek. Çağlamak. Şırıldamak.
Bumble : Bozmak. Berbat etmek. Perişan etmek. Hata yapmak. Arı vızıltısı. Gevelemek. Eline yüzüne bulaştırmak. Kekeleyerek konuşmak. Tökezlemek. Kekelemek.
Burbles : Çağıltı. Gürüldemek. Çağıldamak. Fıkırdamak. Mırıldamak. Şırıldamak. Şırlamak. Çağlamak. Kanadın kenarındaki hava çalkantısı.
Gnarls : Dolamak. Yumru. Burmak. Boğum. Söylenmek. Yumruluk. Budak. Bükmek. Bükülmüş ve düğümlü hale getirme.
Coo : Ötmek. Chief operating officer (baş işletme görevlisi). Kuğurmak. (kumru gibi) ötmek. Kumru gibi ötmek. Cıvıldamak. Bir şirketin veya büyük bir organizasyonun en tepedeki yöneticisi. Öpüşüp koklaşmak. Üveymek.
Find fault with : Yanlış bulmak. Özür bulmak. Kusur bulmak. Tenkit etmek. Kusur veya noksanları belirtmek. Yakınmak. Şikayet etmek. Memnuniyetsizliğini ifade etmek. Olumsuz bir şekilde eleştirmek.
Bleats : Meleme. Mızırdanmak. Sızlanma. Mızırdanma. Sızlanmak. Cılız bir sesle konuşmak. Melemek.
Babbles : Saçmalamak. Çağıldamak. Cırlamak. Ağzından kaçırmak. Çağlamak (su). Anlaşılmaz sözler söylemek. Boşboğazlık etmek. Şırıldamak. Ağulamak.
Bleat : Cılız bir sesle konuşmak. Sızlanma. Meleme. Mızırdanmak. Sızlanmak. Mızırdanma. Melemek.
Bumble about synonyms : drones, crab, gnar, babbled, cooed, babble, bumbles, droned, bleated, gnars, bumbled, burbling, gnarl, chuntering, gnarling, chunter, burble.

Bu kısımda Bumble about kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bumble about ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bumble about anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bumble about ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.