Murmuring türkçesi Murmuring nedir

Murmuring ile ilgili cümleler

English: The laborers are murmuring against their working conditions.
Turkish: İşçiler çalışma şartlarına karşı söyleniyorlar.

Murmuring ingilizcede ne demek, Murmuring nerede nasıl kullanılır?

Make a murmuring sound : Mırıldanmak.

Murmurings : Mırıltı. Mırıldanma. Homurdanma. Çağlama.

Unmurmuring : Homurdanmayan. Şikayetçi olmayan.

Cardiac murmur : Kardiyak üfürümü. Kalp hırıltısı.

Systolic murmur : Kalbin dinlenmesinde sistol sırasında duyulan endokardiyal üfürümler. Sistolik üfürüm.

Without a murmur : Gıkı çıkmadan. Gık çıkarmadan. Gıkını çıkarmadan.

Anemic endocardial murmurs : Anemik endokardiyal üfürümler. Hemorajik ve hemolitik kan kayıplarında, ayrıca şiddetli beslenme yetersizliklerinden sonra oluşan anorganik kalp üfürümleri.

Murmurer : Mırıldanan kimse. Söylenen kimse. Şikayetçi kimse. Homurdanan kimse. Fısıldayan kimse.

Murmurous : Fısıldayan. Fısıltı ile ilgili. Mırıldanmalarla tanımlanan. Mırıldanan. Alçak sesle sürekli ses çıkarma ile ilgili. Fısıltı. Uğultulu. Mırıldanma ile ilgili. Homurtulu. Homurdanan.

Murmurs : Mırıldanmak. Uğuldamak. Çağıldamak. Söylenmek. Homurdanmak.

İngilizce Murmuring Türkçe anlamı, Murmuring eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Murmuring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gurgle : Lıkırtı. Agulamak. Çağıldamak. Çağıltı. Ağulamak. Çağlamak. Lıkırdamak. Şırıldamak. Çağlayarak akmak.

Mumbled : Dili dolaşmak. Gevelemek. Mırıldanmak. Ağzında gevelemek. Mırıldamak.

Grunting : Domuz gibi homurdanma. Alçak ve boğuk. Hırıldayan. Mırıldanan.

Ripple : Şarıltı. Hafifçe dalgalandırmak. Şapırdamak. Dalgalanmak. Keten ayıklama aleti. Hafif dalgalanma. Sıvıların yüzeyinde oluşan cm basamağında dalga boylu yüzey gerilim dalgaları. Su sesi. Çağlayarak akmak.

Grouches : Söylenmek. Dırdırcı. Huysuzluk. Yakınmak. Şikayet etmek. Homurdanmak. Vızıltı. Sızlanmak. Söylenme.

Rhubarb : Işgın. Saçma. Uşkun. Arka plandaki konuşma (tiyatro terimi). Ravent. Yayla muzu. Uçkun. Van muzu.

Growled : Homurdanmak. Gürlemek. Hırlamak. Homurdanarak söylemek. Hırıldamak. Hırıldama. Guruldamak. Homurdamak. Homurtu.

Crab : Pavurya. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Her şeye kusur bulan kimse. Sızıldanmak. Sızlanmak. Sızlanma. Eklem bacaklı hayvanlardan, kabuklular (crustacea) sınıfının, karapaksı geniş ve yuvarlak, 9-12 cm kadar uzunlukta, avrupa denizlerinde yaşayan, yenen bir türü. pavurya. Mızmız. Biyoloji, madencilik alanlarında kullanılır. Homurdanmak.

Grousing : Söylenme. Homurdanmak. Söylenmek. Dırdır etmek.

Mumble : Gevelemek. Ağzında gevelemek. Dili dolaşmak. Mırıldamak. Mırıldanmak.

Murmuring synonyms : grumble, mussitation, mutterings, mutter, grumblings, sound, gurgles, cooing, crooning, complaint, growl, being whispered, rhubarbs, muttering, grouched, growls, muttered, hum, grouse, grouching, grumbling, mumbling, murmur, popple, mumblings, mumbles, hums, murmurings, gurgled, murmuration, grouch, chuntering.

 

Murmuring zıt anlamlı kelimeler, Murmuring kelime anlamı

Loud : Cırtlak. Parlak. Patırtılı. Gürültüyle. Yüksek sesle. Gürültülü. Be.yüksek sesle. Sesli. Yüksek (ses). Kaba.

Murmuring ingilizce tanımı, definition of Murmuring

Murmuring kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Uttering murmurs. Complaining. Making low sounds.