Growled türkçesi Growled nedir

Growled ile ilgili cümleler

English: The dog growled at the strange man.
Turkish: Köpek yabancı adama hırladı.

English: Tom's stomach growled.
Turkish: Tom'un midesi guruldadı.

English: The dog growled.
Turkish: Köpek hırladı.

English: The dog growled at a little boy.
Turkish: Köpek küçük bir çocuğa hırladı.

English: The dog growled at me.
Turkish: Köpek bana hırladı.

Growled ingilizcede ne demek, Growled nerede nasıl kullanılır?

Growler : Küçük buzul. Kiralık araba. Kuku. Vajina. Homurdayan ayı. Buzul (küçük). Homurdanan kimse. Kırlangıç balığı. Armatür test aleti. Hırlayan köpek.

Growlers : Kuku. Armatür test aleti. Buzul (küçük). Kırlangıç balığı. Homurdanan kimse. Vajina. Kırlangıç balığı (zooloji terimi). Vibrör. Am. Küçük buzul.

Growl : Homurdanmak. Hırıltı. Hırıldama. Hırlamak. Gürlemek. Gurlamak. Homurdanarak söylemek. Homurdamak. Hırıldamak. Homurdanma.

Growling : Hırıltılı. Hırıltı. Hırlama.

Growlingly : Alçak ve boğuk sesle. Homurdanarak. Hırıltıyla. Şikayet ederek. Söylenerek. Öfkeyle. Yakınarak.

Grow old : Saçı başı ağarmak. İhtiyarlamak. Eskimek. Kartlaşmak. Yıpranmak. Farımak. Yaşlanmak. Kocamak. Kocalmak.

 

Grow away from : Ayrı yaşamak. (arkadaş vb) ayrılmak. İle ilişkileri azalmak. Soğumak. Büyüyüp sığmamak. Uzaklaşmak. Yakınlığını azaltmak. Bağları kopmak. İlişkisi bozulmak. Arası açılmak.

Grow into : Zamanla büyüyüp bir giysinin ölçülerine uymak. Alışmak (bir işe). Olmak. Haline gelmek.

Grow rife : Yayılmak. Aşırı çoğalmak. Tehlikeli biçimde artmak.

Growls : Gurlamak. Homurdanarak söylemek. Gürlemek. Homurdanmak. Hırlamak. Homurdamak. Guruldamak. Hırıldamak. Hırıldama. Homurtu.

İngilizce Growled Türkçe anlamı, Growled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Growled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chunter : Susmak bilmemek. Fısıldamal. Gevezelik yapmak. Çenesi düşmek. Mırıldanmak (ingiliz kullanımı).

Emit : Çıkarmak. Neşretmek. Göndermek. Belirtmek. Atmak. Salmak. İfade etmek. Yollamak. Yayımlamak.

Huddled : Çömelmiş. Yere yakın alçalma. Bir araya toplanmış. Kalabalıklaşmış.

Rattle : Tıkırdatmak. Şakırdatmak. Çıngırak. Gıcık etmek. Şakırdamak. Vırvır etmek. Hırıltı yapmak. Bebek çıngırağı. Bozmak (birini). Tangırdatmak.

Snore : Horlama. Horuldamak. Horultu. Horlamak. Yutaktaki daralmalara bağlı olarak oluşan solunum sesi, farengeal stenoz sesleri.

Murmured : Mırıldanmak. Çağlamak. Kendi kendine söylenmek. Çağıldamak. Söylenmek. Uğuldamak. Şikayet. Mırıldamak.

Jammed : Tıkanmış. Ezilmiş. Hıncahınç. Tıkıştırılmış. Tıklım tıklım. Karışmış. Sıkıştırılmış. Sıkışmış. Sıkışık.

Mutterings : Gözleme. Homurdanan. Fısıldama. Mırıltı. Mırıldanma. Homur homur.

 

Grumblings : Şikayetçi. Şikayet etme. Mırıltı. Dırıltı. Mızırdanma. Tedirgin. Huysuz. Mırıldanma. Dırdır.

Growled synonyms : grumble, growls, grouched, gnarl, crashes, grouse, murmuring, din, snarled, chuntering, wheezed, rattles, wheeze, drones, snarls, snort out, bumble about, crab, murmuration, drone, purrs, fulminate, grumbling, grunted, bumble, bumbled, grumbles, grunt, rumble, thronged, muttered, snarl, snored.

Growled zıt anlamlı kelimeler, Growled kelime anlamı

Uncrowded : Kalabalık olmayan. Tenha. İnsanlarla dolu olmayan.

Unestablished : Oluşturulmamış. Kurulmamış. Yerleştirilmemiş.