Growling türkçesi Growling nedir
- Hırıltılı.
- Hırıltı.
- Hırlama.
Growling ile ilgili cümleler
English: Ali approached the growling dog.
Turkish: Ali homurdayan köpeğe yaklaştı.
English: My stomach is growling.
Turkish: Midem gurulduyor.
English: My stomach started growling right there in the meeting. It was embarrassing.
Turkish: Toplantı sırasında karnım guruldamaya başladı. Bu utanç vericiydi.
Growling ingilizcede ne demek, Growling nerede nasıl kullanılır?
Growlingly : Öfkeyle. Şikayet ederek. Yakınarak. Hırıltıyla. Alçak ve boğuk sesle. Homurdanarak. Söylenerek.
Growl : Hırıltı. Homurdanma. Gürlemek. Gurlamak. Homurdamak. Homurdanarak söylemek. Homurtu. Homurdanmak. Hırlamak. Hırıldama.
Growled : Hırıldamak. Homurdanarak söylemek. Hırıldama. Gürlemek. Homurdamak. Homurtu. Homurdanma. Homurdanmak. Hırlamak. Guruldamak.
Growler : Armatür test aleti. Kırlangıç balığı. Kırlangıç balığı (zooloji terimi). Küçük buzul. Am. Vajina. Homurdayan ayı. Kiralık araba. Kuku. Buzul (küçük).
Growlers : Küçük buzul. Kırlangıç balığı (zooloji terimi). Am. Vajina. Homurdayan ayı. Armatür test aleti. Homurdanan kimse. Kırlangıç balığı. Hırlayan köpek. Kiralık araba.
Growls : Homurdanarak söylemek. Hırlamak. Hırıldamak. Homurtu. Homurdanmak. Homurdanma. Homurdamak. Hırıldama. Gürlemek. Gurlamak.
Grow a beard : Sakal bırakmak.
Growly : Kükreyen. Çabuk öfkelenen. Mızmız. Höthöt. Alıngan. Hırıltılı. Homurdanan. Durmadan sızlanan. Dırdırcı. Hırçın.
Grow old : Eskimek. İhtiyarlamak. Kocamak. Farımak. Yıpranmak. Yaşlanmak. Saçı başı ağarmak. Kocalmak. Kartlaşmak.
Grow selection : Seçimi büyült. Seçimi büyüt.
İngilizce Growling Türkçe anlamı, Growling eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Growling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Stertorous : Horultulu.
Crepitation : İki sert yüzün birbirine sürtünmesinden çıkan ses, deri altı amfizeminde basmakla hissedilen ses, krepitasyon. Çatırdama. Derialtı amfizeme basılarak duyulan ses. İki sert yüzün birbirine sürtünmesinden çıkan ses. Çıtırdama. Krepitasyon.
Stridor : Gıcırtı.
Fremitus : Hırıltı (tıp veya medikal terimi). Tıkırtı. Titreme.
Cry : Haykırmak. Bağırmak. Bağırmak (hayvan). Ağlama. İlan etmek. Haykırış. Ağlamak. Feryat. Haykırma. Seslenmek.
Utterance : Sözce. İfade.
Snarl : Birbirine katmak. Karmakarışık etmek. Sinirle söylemek. Söylenmek. Karmakarışık şey. Kaba ve öfkeli bir sesle konuşmak. Karmakarışık olmak. Karmakarışık bir hale getirmek. Dolaştırmak.
Wheezy : Hırıldayan. Cızırtılı.
Wheeze : Hırıltılı bir ses çıkarmak. Hırıldayarak solumak. Hışıldamak. Hırlamak. Parlak fikir. Hışıltı. Harıltı. Hırıldamak. Hırıltıyla solumak. Bayat espri.
Growling synonyms : purring, breathy, wheeziest, currish, breathier, grunt, breathiest, wheezed, vocalization, wheezier, growly, growl, snarling, wheezes, grunted, rale.

Bu kısımda Growling kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Growling ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Growling anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Growling ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.