Grumbled türkçesi Grumbled nedir

Grumbled ile ilgili cümleler

English: My boss grumbled at me about my work.
Turkish: Patronum işim hakkında bana homurdandı.

English: Ali grumbled.
Turkish: Ali homurdandı.

English: He grumbled about the way they treated him.
Turkish: Onların ona davranış tarzı hakkında söylendi.

Grumbled ingilizcede ne demek, Grumbled nerede nasıl kullanılır?

Grumbler : Halinden şikayetçi kimse. Dırdırcı. Homurdanan kimse.

Grumblers : Halinden şikayetçi kimse. Homurdanan kimse. Dırdırcı.

Grumbles : Mırıldanmak. Dırdır etmek. Dırlanmak. Dırdır. Gürlemek. Guruldamak. Söylenmek. Yakınmak. Mırıldamak. Mızırdanmak.

Grumbling : Dırdır. Mırıltı. Mırıldanan. Şikayetçi. Şikayet etme. Homurdanma. Mırıldanma. Dırıltı. Hoşnutsuz. Tedirgin.

Grumblingly : Şikayet ederek. Homur homur. Dır dır. Hoşnutsuz bir şekilde. Homurdanarak.

Grummet : İpten yapılmış simit halkası. Takviye pulu. Yalıtma bileziği. Kasa. İp halka. İpten halka. İlik. Çevirme kasa. Kopça gözü.

Grumous : Gruplanmış tahıl. Pıhtılaşmış. Düğümlü (botanik terimi). Pıhtı gibi.

Grume : Kan pıhtısı. Pıhtı.

Grumpiest : Suratsız. Hırçınlığı üstünde. Somurtkan. Aksiliği tutmuş. Ters. Huysuz. Aksi. Homurdanıp duran. Dırdırcı.

 

Grum : Sert. İnatçı. Suratsız. Gırtlaktan gelen. Huysuz.

İngilizce Grumbled Türkçe anlamı, Grumbled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grumbled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Complain about : -ile ilgili memnuniyetsizlik ifade etmek. Şikayetçi olmak. -ile ilgili kusur bulmak.

Kick : Tekme atmak. Ayak ile vurmak. Tepmek. Bir oyuncunun topu ayağı ya da kafası ile herhangi bir arkadaşına, kaleye ya da alan dışına göndermesi. Tepinmek. Vuruş. Geri tepmek (silah). Vazgeçmek.

Bleat : Mızırdanma. Sızlanmak. Cılız bir sesle konuşmak. Sızlanma. Meleme. Melemek.

Rumbled : Çakmak. Gurlamak. İçini okumak. Karnı guruldamak. Gürültü. Anlamak. Sezmek.

Find fault with : Kusur veya noksanları belirtmek. Olumsuz bir şekilde eleştirmek. Özür bulmak. Kusur bulmak. Kulp takmak. Şikayet etmek. Vıdı vıdı etmek. Tenkit etmek.

Burble : Şırlamak. Çağıldamak. Çağıltı. Gürüldemek. Çağlamak. Şırıldamak. Fıkırdamak. Kanadın kenarındaki hava çalkantısı.

Mumble : Gevelemek. Mırıltı. Ağzında gevelemek. Dili dolaşmak.

Harangue : Uzun ve tumturaklı konuşma. Sıkıcı konuşma. Nutuk çekmek. Nutuk atmak. Nutuk vermek. Konuşma yapmak. Uzun ve sıkıcı konuşma. Uzun ve tumturaklı bir şekilde konuşmak. Tirat söylemek.

Babble : Çağıldamak. Şırıltı. Gürültü. Ağzından kaçırmak. Çağlamak (su). Cırlamak. Aptalca konuşma. Uğultu. Şırıldamak.

Grumbled synonyms : quetch, bumble about, plain, gnar, jaw, purr, bumbles, pules, bleats, crashes, bellyache, fulminates, burbled, croak, complained, beef about, puling, gnars, chides, roars, frets, peg out, carped, burbles, girn, kvetch, grouse, bellying, sputter, clash, fulminate, bleated, complain of.

 

Grumbled zıt anlamlı kelimeler, Grumbled kelime anlamı

Cheer : Neşeli sesler çıkarmak. Alkışlamak. Alkış. Teselli etmek. Destekleyici şekilde bağırmak. Alkış tutmak. Umutlandırmak. Sevinçle bağırmak. Neşe. Neşelendirmek.