Grumbles türkçesi Grumbles nedir

Grumbles ile ilgili cümleler

English: I'm tired of your everlasting grumbles.
Turkish: Bitmek bilmeyen yakınmalarından bıktım.

English: When he is drunk, he grumbles and fights. When he is sober, he lies on whatever comes to hand and says nothing.
Turkish: O sarhoşken, homurdanıyor ve kavga ediyor. O ayıkken, eline ne gelirse atıyor ve hiçbir şey söylemiyor.

Grumbles ingilizcede ne demek, Grumbles nerede nasıl kullanılır?

Grumbled : Dırdır etmek. Dırlanmak. Guruldamak. Gümbürdemek. Mırıldanmak. Homurdanmak. Yakınmak. Dırdır. Mırıldamak. Mızırdanmak.

Grumbler : Homurdanan kimse. Dırdırcı. Halinden şikayetçi kimse.

Grumblers : Halinden şikayetçi kimse. Homurdanan kimse. Dırdırcı.

Grumbling : Şikayetçi. Mırıldanma. Mızmız. Homurdanma. Dırıltı. Tedirgin. Şikayet etme. Dırdır. Mızırdanma. Mırıldanan.

Grumblingly : Şikayet ederek. Homurdanarak. Dır dır. Hoşnutsuz bir şekilde. Homur homur.

Grump : Huysuz tip. Söylenen kimse. Asık yüzlülük. Homurdanan kimse. Kendi kendine söylenen.

Grume : Pıhtı. Kan pıhtısı.

Grummet : Kasa. İpten yapılmış simit halkası. Takviye pulu. İlik. İp halka. Yalıtma bileziği. İpten halka. Çevirme kasa. Kopça gözü.

 

Grumpiest : Hırçınlığı üstünde. Suratsız. Aksiliği tutmuş. Aksi. Dırdırcı. Huysuz. Homurdanıp duran. Ters. Somurtkan.

Grum : Huysuz. İnatçı. Gırtlaktan gelen. Sert. Suratsız.

İngilizce Grumbles Türkçe anlamı, Grumbles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grumbles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Harangued : Söylev vermek. Uzun ve tumturaklı konuşma. Nutuk atmak. Tirat söylemek. Uzun ve tumturaklı bir şekilde konuşmak. Konuşma yapmak. Nutuk vermek. Sıkıcı konuşma. Nutuk çekmek.

Clash : Uymamak. Gitmemek. Gürültü yapmak. Çarpışmak. Çatışmak. Çarpmak. Uyuşmamak. Bindirmek. Mücadeleye girişmek.

Harangues : Konuşma yapmak. Sıkıcı konuşma. Söylev vermek. Uzun ve tumturaklı konuşma. Uzun ve tumturaklı bir şekilde konuşmak. Nutuk çekmek. Nutuk atmak. Nutuk vermek. Tirat söylemek.

Puled : Zırlamak. Çocuk gibi ağlamak. Ağlamak.

Bemoaned : Üzüntüsünü belirtmek. Üzülmek. Şikayet etmek. Kederlenmek. Yanıp yakılmak. İnleyerek yakınmak. Sızlanmak. Ağlayıp sızlayarak şikayet etmek.

Beef about : Şikayet etmek.

Grouch : Dırdırcı. Yakınma. Söylenme. Vızıltı. Homurdanma. Huysuzluk. Sızlanmak.

Bellyache : Şikayet. Karın ağrısı. Sızlanmak. Vızıldamak. Şikayet etmek.

Bleated : Mızırdanma. Cılız bir sesle konuşmak. Melemek. Sızlanmak. Sızlanma. Meleme.

Belly : Biyoloji, jimnastik alanlarında kullanılır. Telli çalgının ön kısmı. Karın. İştah. Şişmek. Göbek. Omurgalı hayvanlarda vücudun sindirim organını içine alan, memelilerde göğüsten bir diyafram ile ayrılmış bölgesi. eklem bacaklı hayvanlarda ve bazı poliket solucanlarda vücudun arka bölgesi. 3.tunikatlarda mide ve bağırsağı kapsayan bölge. abdomen. Gövdenin, kaburga alt kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. Karnı. Mide.

 

Grumbles synonyms : quetch, bumbles, mutters, scold, plain, dinned, kick off, growls, girn, crash, babbled, bleats, sputter, whines, muttered, complain about, chunter, puling, bandy words with, quack, carp, pule, babble, girns, droned, cooed, earbash, bellying, carped, bellies, growled, bitch, bemoaning.

Grumbles zıt anlamlı kelimeler, Grumbles kelime anlamı

Cheer : Sevinçle bağırmak. Avutmak. Yardım etmek. Alkışlamak. Keyif. Bağırarak ya da alkışlayarak yüreklendirmek. Bağırış. Bağırarak yüreklendirmek. Yüreklendirmek. Alkış tutmak.