Grume türkçesi Grume nedir
Grume ingilizcede ne demek, Grume nerede nasıl kullanılır?
Grum : İnatçı. Huysuz. Sert. Suratsız. Gırtlaktan gelen.
Grumbled : Söylenmek. Dırdır. Homurdanmak. Gümbürdemek. Gürlemek. Dırlanmak. Yakınmak. Mırıldamak. Guruldamak. Dırdır etmek.
Grumbler : Homurdanan kimse. Dırdırcı. Halinden şikayetçi kimse.
Grumblers : Halinden şikayetçi kimse. Homurdanan kimse. Dırdırcı.
Grumbles : Dırlanmak. Guruldamak. Mırıldanmak. Mırıldamak. Homurdanmak. Yakınmak. Mızırdanmak. Gürlemek. Dırdır etmek. Söylenmek.
Grumbly : Homurdanan. Söylenme veya şikayet etme eğilimi olan. Dır dır ederek. Şikayete benzeyen.
Grumblings : Mızırdanma. Huysuz. Mırıltı. Dırdır. Tedirgin. Mırıldanma. Şikayetçi. Şikayet etme. Homurdanma. Dırıltı.
Grumous : Gruplanmış tahıl. Düğümlü (botanik terimi). Pıhtılaşmış. Pıhtı gibi.
Grumpiest : Huysuz. Dırdırcı. Somurtkan. Aksi. Suratsız. Aksiliği tutmuş. Hırçınlığı üstünde. Ters. Homurdanıp duran.
Grumpier : Suratsız. Aksiliği tutmuş. Ters. Dırdırcı. Huysuz. Hırçınlığı üstünde. Somurtkan. Homurdanıp duran. Aksi.
İngilizce Grume Türkçe anlamı, Grume eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Grume ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Curdlers : Kesmik. Kaymak. Kesilmiş süt. Teleme. Lor.
Coagulum : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kan veya lenf gibi sıvıların yumuşak kıvamda kitle durumunu alması. kan pıhtısı; kan hücreleri, kan pulcukları ve plazmayı içinde tutan fibrin yumağından oluşur. bir sıvının katı veya yarı katı duruma dönüşmüş biçimi. pıhtılaştırılmış süt, koagülum. Pıhtılaşmış kitle veya madde. Koagülüm. Koagülum.
Clot of blood : Birbirine bağlanıp kalmış kan hücreleri kitlesi. Kan hücrelerinin pıhtılaşması.
Cruor : Bir yaradan akmış pıhtılaşmış kan. Pıhtılaşmış kan.
Curdler : Lor. Teleme. Kesmik. Kesilmiş süt. Kaymak.
Emboli : Kan dolaşımında bulunan çözünmeyen bir madde kümesi (tıp veya medikal terimi). Embolus. Tıkaç. Emboli. Embolusun çoğulu, çok sayıda embolus. Damar tıkantısı.
Gores : Boynuzlamak. Kan. Peş kesmek. Peş koymak. Süsmek. Peş kumaş. Peş. Fildişi ile yaralamak. Boynuz vurmak.
Embolus : Emboli. Embolüs. Damar içinde yüzen ve damar lumenlerinin mekanik olarak daralmasına veya tıkanmasına neden olan doku parçası, bakteri kümesi ve yağ damlacığı gibi katı veya hava kabarciğı gibi maddeler. Kan veya lenf damarı içerisinde yüzen ve damar iç boşluklarının mekanik olarak daralmasına veya tıkanmasına neden olan katı, sıvı veya gaz halindeki yabancı cisim. embolusların büyük çoğunluğu kısmen veya bütünüyle yerinden kopmuş trombüslerden oluşur. tıkaç. Kan dolaşımında bulunan çözünmeyen bir madde kümesi (tıp veya medikal terimi). Embolus. Tıkaç. Damar tıkantısı.
Blood : Kan. Yapı. Akrabalık. Dem. Adam öldürme. Hayvanlarda vücut boşluğu içinde ya da kapalı damarlar içerisinde dolaşan hücreler ile oksijen, karbondioksit, hormonlar, besin, boşaltım ve bağışıklık maddelerini taşıyan sıvı. omurgalılarda oksijenin ve karbondioksitin taşınmasında görev yapan kırmızı kan hücreleri ile organizmanın savunmasında görev yapan beyaz kan hücreleri ve kanın pıhtılaşmasında görevli olan kan pulcukları ve serumdan oluşur. Huy. Mizaç. Soy. Omurgalılarda oksijenin ve karbondioksitin taşınmasında görevli kırmızı kan hücreleri, organizmanın savunmasında görevli beyaz kan hücreleri ve kanın pıhtılaşmasında görevli olan kan pulcukları ve plazmadan oluşan sıvısal doku. kan proteini, kıl, mide içeriği ve idrar vb. yabancı maddeden arındırılmış temiz, taze, bütün veya suyu alınmış hayvan kanının hızlı bir biçimde dondurulması veya soğutulmasıyla elde edilen ürün, hayvan kanı.
Liquid : Sıvı madde. Mayi. Seviye. Saydam. Akışkan. Berrak. Moleküllerin bir birlerine göre devinim yapabildikleri, ancak tektürel yapışma kuvvetleri etkisiyle değişmeyen oylumu bulunduğu kabın biçimiyle sınırlanmış, özgün nitelikleri olan evre. Akıcı. Özdeğin su, yağ gibi, bulunduğu kalbin biçimini alan az sıkışabilir akışkan hali. Likit.
Grume synonyms : clot, goring, gore, gob, curdle the blood, curding, blood cloth, curd, gobs, blood clot, coagula, blood coagulum, thrombus, thrombi.
Grume ingilizce tanımı, definition of Grume
Grume kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A clot, as of blood. A thick, viscid fluid.

Bu kısımda Grume kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Grume ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Grume anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Grume ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.