Pıhtı nedir, Pıhtı ne demek

Pıhtı; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • Koyulaşarak yarı katı duruma gelmiş sıvı

"Pıhtı" ile ilgili cümleler

  • "Topla parçalanmış, taşlarında kan pıhtıları duran bir siper önünde sırayla şehit mezarlarına kadar gelmişim." - H. E. Adıvar

Yerel Türkçe anlamı:

Etine dolgun, semiz.

Pişirilmiş ve kaşıkla lokma lokma dökülmüş hamurun üstüne yağ, şerbet konularak yapılmış olan bir çeşit tatlı.

Suda pişirilen hamurun içine yağ, ceviz, bal ya da şeker koyarak yapılmış olan bir çeşit tatlı.

Biyoloji'deki anlamı:

Pıhtılaşmış kitle veya madde.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Pıhtılaştırılmış süt, koagülum.

Bir sıvının katı veya yarı katı duruma dönüşmüş biçimi.

Kan veya lenf gibi sıvıların yumuşak kıvamda kitle durumunu alması. Kan pıhtısı; kan hücreleri, kan pulcukları ve plazmayı içinde tutan fibrin yumağından oluşur.

İngilizce'de Pıhtı ne demek? Pıhtı ingilizcesi nedir?:

coagulum, clot

Fransızca'da Pıhtı ne demek?:

grumeau, coagulum, cruor, caillot, crassamentum

Osmanlıca Pıhtı ne demek? Pıhtı Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

aleka

Pıhtı hakkında bilgiler

Pıhtı, pıhtılaşma işlemi sonrasında kan pulcuklarının havayla temas ederek meydana getirdiği tortudur.

 

Pıhtı ile ilgili Cümleler

  • Bir kan pıhtısı cilt üzerinde ortaya çıktığında iyidir ve vücut içinde ortaya çıktığında kötüdür.
  • Karışık akıl, bir şeyi aşırı düşünen, bir yerde pıhtılaşan akıldır.
  • Kanda pıhtılar var.

Pıhtı anlamı, kısaca tanımı:

Pıhtılanma : Pıhtılanmak işi.

Pıhtılanmak : İçinde pıhtılar olmak.

Pıhtılaşma : Sıvı durumdan pıhtı durumuna geçme, pıhtılaşmak işi.

Pıhtılaşmak : Pıhtı durumuna gelmek.

Pıhtılaştırma : Pıhtılaştırmak işi.

Pıhtılaştırmak : Pıhtı durumuna getirmek.

Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır.

Sıvı : Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi, likit.

İşlem : Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi.

Pulcu : Pul satan kimse. Pul derleyen veya derleyenlere pul satan kimse, pul koleksiyoncusu, filatelist.

Hava : Çevreyi kuşatan boşluk. Çekicilik. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Esinti. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Gökyüzü. Tarz, üslup. Müzik parçalarında tür. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Keyif, âlem.

 

Temas : Değinme, sözünü etme, bahsetme. Buluşup görüşme, ilişki kurma, münasebet. Değme, dokunma, dokunuş, değinti. Gidip gelme, ulaşım, bağlantı. Dokunma.

Eder : Fiyat, paha, değer.

Pıhtı bıçağı : [Bakınız: pıhtı kıran]

Pıhtı kıran : [Bakınız: pıhtı bıçağı]

Pıhtıcıl :

Pıhtılaşabilme : Pıhtılaşabilmek işi.

Pıhtılaşabilmek : Pıhtılaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Pıhtılaşım :

Pıhtılaşma faktörleri : Protein, lipoprtotein ve kalsiyum iyonlarından oluşan, pıhtılaşma olayında görevli faktörler.

Pıhtılaşma faktörü : Kan pıhtılaşmasına giren herhangi bir protein grubu. Faktör VIII (antihemofili faktörü), fibrinojen, protrombin gibi.

Pıhtılaşma nekrozu : Sitoplazma proteinlerinin pıhtılaşmasıyla belirgin nekroz tipi. En tipik olarak infarktüs gibi yerel iskemi olaylarında biçimlenir, koagülasyon nekrozu.

Pıhtılaşma trombozu : Kanın pıhtılaşmasıyla meydana gelen, pıhtının endotele yapışık olmadığı tromboz. Genellikle toplardamarlarda ve özellikle de kalp yetersizliklerinde görülüri.

Diğer dillerde Pıhtı anlamı nedir?

İngilizce'de Pıhtı ne demek? : n. clot, coagulum, blood clot, gob, grume

Fransızca'da Pıhtı : caillot [le], grumeau [le]

Almanca'da Pıhtı : n. Klump, Klumpen

Rusça'da Pıhtı : n. сгусток (M)