Clot of blood türkçesi Clot of blood nedir

  • Birbirine bağlanıp kalmış kan hücreleri kitlesi.
  • Kan hücrelerinin pıhtılaşması.
  • Kan pıhtısı.

Clot of blood ingilizcede ne demek, Clot of blood nerede nasıl kullanılır?

Clot : Sersem. Üzerinde toplanmak. Şaban. Pıhtı. Pıhtılaştırmak. Süt kesilmek. Gerzek. Aptal. Top top olmak.

Of : Karşı. Den. -nin. Nin. İle ilgili. -in. -nın. -dan. Li. In.

Blood : Dem. Huy. Omurgalılarda oksijenin ve karbondioksitin taşınmasında görevli kırmızı kan hücreleri, organizmanın savunmasında görevli beyaz kan hücreleri ve kanın pıhtılaşmasında görevli olan kan pulcukları ve plazmadan oluşan sıvısal doku. kan proteini, kıl, mide içeriği ve idrar vb. yabancı maddeden arındırılmış temiz, taze, bütün veya suyu alınmış hayvan kanının hızlı bir biçimde dondurulması veya soğutulmasıyla elde edilen ürün, hayvan kanı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İlkellere göre insana güç ve dirim veren, ruhu barındıran, kötülüğü uzaklaştıran, pisliği arıtan erginleme törenlerinde, kan kardeşliğinde, büyücülükte, beslenmede önemli yeri olan sıvı. Akrabalık. Yapı. Mizaç. Adam öldürme. Kan.

Effusion of blood : Kanın damarlardan başka dokulara akması.

Proximity of blood : Kan bağı. Kan yakınlığı. Akrabalık.

 

Trail of blood : Kan izi.

İngilizce Clot of blood Türkçe anlamı, Clot of blood eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clot of blood ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blood clot : Pıhtı.

Emboli : Tıkaç. Embolus. Damar tıkantısı. Kan dolaşımında bulunan çözünmeyen bir madde kümesi (tıp veya medikal terimi). Embolusun çoğulu, çok sayıda embolus. Emboli.

Gores : Peş kumaş. Boynuz vurmak. Peş. Peş kesmek. Süsmek. Fildişi ile yaralamak. Peş koymak. Kan. Boynuzla yaralamak.

Curdle the blood : Kanı donmak. Çok korkutmak. Dehşete düşürmek. Kanını dondurmak.

Grume : Pıhtı.

Blood cloth : Polimerize olmuş ve çözünmeyen fibrin ağı ile bunlara yapışmış hücrelerden oluşan, katılaşmış ve çoğunlukla kanamanın olduğu bölgelerde görülen yapı. Yapısında kan hücreleri ve kan pulcukları içeren fibrin yumağından oluşan, çoğunlukla kanamanın olduğu bölgelerde görülen katı madde. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Cruor : Pıhtılaşmış kan. Bir yaradan akmış pıhtılaşmış kan.

Goring : Boynuzlamak. Boynuzlama (boğa). Peş kumaş. Peş. Boynuz vurmak. Peş kesmek. Kan. Boynuzla yaralamak. Süsmek.

Embolus : Damar içinde yüzen ve damar lumenlerinin mekanik olarak daralmasına veya tıkanmasına neden olan doku parçası, bakteri kümesi ve yağ damlacığı gibi katı veya hava kabarciğı gibi maddeler. Damar tıkantısı. Emboli. Embolus. Kan dolaşımında bulunan çözünmeyen bir madde kümesi (tıp veya medikal terimi). Tıkaç. Embolüs. Kan veya lenf damarı içerisinde yüzen ve damar iç boşluklarının mekanik olarak daralmasına veya tıkanmasına neden olan katı, sıvı veya gaz halindeki yabancı cisim. embolusların büyük çoğunluğu kısmen veya bütünüyle yerinden kopmuş trombüslerden oluşur. tıkaç.

 

Thrombus : Canlıda, fibrin, kan pulcuğu ve hücresel elemanlardan oluşan, oluştuğu noktada damarın veya kalbin iç yüzünün tıkanmasına neden olan kan pıhtısı. tıkaç. Damarı tıkayan pıhtı. Trombüs. Tıkaç. Tıkanıklık. Tromboz. Damar içi pıhtılaşması. Trombus.

Clot of blood synonyms : gore, blood coagulum, thrombi.