Embolus nedir, Embolus ne demek
Embolus; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Kan veya lenf damarı içerisinde yüzen ve damar iç boşluklarının mekanik olarak daralmasına veya tıkanmasına neden olan katı, sıvı veya gaz hâlindeki yabancı cisim. Embolusların büyük çoğunluğu kısmen veya bütünüyle yerinden kopmuş trombüslerden oluşur.
Tıkaç.
Embolus hakkında bilgiler
Embolus (Latince embolus [tekil], emboli [çoğul] < Grekçe ἔμβολος), erkek örümceklerde eşleşme organı olarak kullanılan ön duyu bacaklarında palp üzerinde konumlanmış olan ve sperm transferini sağlayan yapıdır. Erkek örümcek embolusunu dişi örümceğin epijin denilen cinsel açıklığına yapıştırarak sperm transferini gerçekleştirir.
Embolus tanımı, anlamı
Lenf damarı : İçinde lenf bulunan damarlar. Lenf sıvısı denilen renksiz veya sarımtırak renkteki sıvıyı toplardamarlara taşıyan damar, vaz limfatikum. (anlamdaş, akkan damarı),Lenfin içinde dolaştığı damarlar
Örümcekler : Örümceklerle akrepleri içine alan bir eklem bacaklılar takımı.
Transferin : Kan plâzmasında bulunan demir taşıyıcı protein. Kan plazmasında bulunan demir taşıyıcı bir protein. Karaciğerde sentezlenen serumdaki demiri bağlayan ve taşıyan glikoprotein yapısındaki serum beta-globulini, siderofilin, Tf.
Transfer : Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürme. Alma. Aktarma.
Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.
Yerinden : Soylu.
Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.
Mekanik : Kuvvetlerin maddeler ve hareketler üzerine etkisini inceleyen fizik dalı. Denge ya da hareket kurallarıyla ilgili. Makine ile yapılan. Düşünmeden yapılan.
Latince : Latin dili. Bu dille yazılmış olan.
Daralma : Daralmak işi. Geniş ünlülerin, yanlarındaki bazı ünsüzlerin etkisiyle darlaşması: geymek giymek, yene yine gibi.
Tıkanma : Tıkanmak işi.
Yabancı : Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan (kimse), bigâne, ecnebi. Aynı türden, aynı çeşitten olmayan. Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan. Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan. Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey), özge. Başka bir milletle ilgili olan. Tanınmayan, bilinmeyen, yad.
Yerinde : İyi, yeterli. Zamanı, yeri uygun düşerek, gerektiği biçimde. Durumunda.
Eşleşme : Eşleşmek işi.
Örümcek : Örümcekler takımından, ince bir ağ örerek küçük böcekleri avlayan eklemli bir hayvan (Aranea). Bu hayvanın ördüğü ağ. Yürüteç.
Trombüs : Tromboz. Canlıda, fibrin, kan pulcuğu ve hücresel elemanlardan oluşan, oluştuğu noktada damarın veya kalbin iç yüzünün tıkanmasına neden olan kan pıhtısı. Tıkaç.
Örümce : Örümcek.
Boşluk : Oyuk, çukur, kapanmamış yer. Boş olma durumu. Boş olan yer. Eksiklik, yoksunluk duygusu. Kesinti, kopukluk. Boş geçen süre.
Kısmen : Bazı bakımdan, bazı yönden. Bütün değil, bir bölüm olarak.
Cinsel : Cinsiyetle ilgili, cinsî, eşeysel, seksüel.
Diğer dillerde Embolus anlamı nedir?
İngilizce'de Embolus ne demek ? : embolus

Bu kısımda Embolus nedir? Embolus ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Embolus tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Embolus hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.