Örümce nedir, Örümce ne demek

  • Örümcek

Yerel Türkçe anlamı:

Bir çeşit buğday.

Örümcek.

Buğdaya zarar veren bir çeşit tırtıl.

Bilimsel terim anlamı:

Yeşil renkli tırtılları, incirde yaprak ve ham meyve kemiren kelebek.

Örümce ile ilgili Cümleler

  • Bu örümcek değil bir ucube!
  • Örümceğin hâlâ orada olduğuna inanamıyorum.
  • Örümcekler böcek değildirler.
  • Jale örümceklerden nefret eder.
  • Bu türde örümcekler ağ örmezler.
  • Örümcek öldü.
  • Örümcek hızlı bir saldırı ile cevap verir.
  • Örümcekler iğrenç küçük yaratıklardır.
  • Onlar örümceklerden nefret eder.
  • Örümcekler beni korkutur.
  • Bu sadece bir örümcek.
  • Biz örümceklerden nefret ederiz.
  • Örümcekler ağlar örerler.
  • Bu örümceklerden nefret ediyorum. Onlar her zaman ben temizlenirken beni çıldırtmak için oradalar.

Örümce tanımı, anlamı:

Örüm : Sürünün gece veya sabaha karşı otlaması.

Örümceğimsiler : Karada yaşayan akrepler, örümcekler, keneler ve uyuz böceklerini içine alan, dört çift ayaklı eklem bacaklılar sınıfı.

Örümcek : Bu hayvanın ördüğü ağ. Örümcekler takımından, ince bir ağ örerek küçük böcekleri avlayan eklemli bir hayvan (Aranea). Yürüteç.

Örümcek bağlamak : Üzerinde örümcek ağı olmak. bir şey uzun süre kullanılmadan kendi hâline bırakılmış olmak.

 

Örümcek kafalı : Eskiye saplanıp yeniliklere düşman olan, eskiye bağlanıp kalmış olan, geri düşünceli (kimse).

Örümcek kuşu : Örümcek kuşugillerden, orta boyda, tüyleri koyu kül rengi, siyah, beyaz, bazısında pembe veya koyu kırmızı benekler bulunan ötücü kuş (Lanius).

Örümcek kuşugiller : Örümcek kuşu vb.ni içine alan ötücü kuşlar familyası.

Örümcek sarmak : Bir yer örümcek ağları ile dolmak.

Örümceklenme : Örümceklenmek işi.

Örümceklenmek : Bakımsız ve terk edilmiş bulunmak. Ateşli hastalıklarda göz, ağız vb. yerler kurumuş salgılarla perdelenir gibi olmak. Bir yer örümcek ağlarıyla dolmak.

Örümcekler : Örümceklerle akrepleri içine alan bir eklem bacaklılar takımı.

Örümcekli : Eskimiş, modası geçmiş, köhne, çağ dışı. Örümcek ağlarıyla kaplanmış, örümcek bağlamış.

Örümceksi : Örümcek ağı gibi ince ve seyrek dokulu olan.

Örümceksi ben : Sirozun yol açtığı yüzde ve gövdede görülen kırmızımsı, örümcek biçiminde damar genişlemesi.

Örümceksi zar : Beyni ve omuriliği örten sert zar ile ince zar arasında bulunan ağ gibi ince, seyrek dokulu zar.

Ay örümceği : Ay modülü.

Kafası örümcekli : Düşüncesiz, kaba, anlayışsız (kimse). Gerici.

Kaya örümceği : Taşlar arasında yaşayan bir tür örümcek.

Şeytan örümceği : Ördüğü ağı rüzgâra salarak onunla birlikte uzaklara giden bir cins örümcek. Öğle sıcağında havada örümcek ağı gibi tel tel görünen güneş ışığı.

Su örümceği : Su altında kendi ördüğü ipekten kese içinde yaşayan örümcek (Argyroneta aquatica).

Su örümceğigiller : Su örümceği ile yakın türleri kapsayan, suda çeşitli böceklerin üstünde veya yumuşakçaların solungaçlarında asalak olarak yaşayan böcekler familyası.

 

Yer örümceği : Toprak içinde ağla döşeli yuva yapan, büyük bir tür örümcek (Mygale avicularia).

Örümcek ağı : Örümcekler tarafından özel ince iplikten örülen yuva.

Örümcek evi : Örümcek ağı.

Örümcek hastalığı : hlk. Atların burnunda polip olması durumu.

Örümcek kuzu kondrodisplazisi : Yeni doğan kuzularda bacakların ince, uzun ve kıvrık olmasıyla, zayıf kas gelişimi, küçük kafa yapısı, skoliozis, sternumda biçim bozukluğu ve çarpık bacaklılıkla belirgin otozomal çekinik bir faktörle oluşan yapılış bozukluğu.

Örümcek maymunu : Maymunlar (Primates) takımının, Yeni Dünya maymunugiller (Cebidae) familyasından, 60 cm kadar uzunlukta, 80 cm kadar kuyruğu olan, bacakları ince ve uzun, kuyrukları sarılıcı, yüzleri kırmızı ve çıplak, kılları kara renkli, Güney Amerika'da yaşayan bir tür. (karşılık: koata, Ateles paniscus), Maymunlar (Primates) takımının Yenidünya-maymunugiller (Cebidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 60, kuyruğu 80 cm. Bacakları ince ve uzun, kuyrukları sarılıcı ve uzundur. Yüzleri kırmızı, kılları kara renklidir. Güney Amerikada yaşar.

Örümcek-kuşugiller : (Laniidae), (Lat. lanius = örümcek kuşu,) Omurgalı hayvanlardan kuşlar (Aves) sınıfının ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının öz-ötücüler (Oscines) üst-familyasına giren bir familyası. Gagaları düz ve uzundur. Üst gaganın ucu kıvrık olup 2 diş taşır. Gagalarının dibinde kıllar vardır. Göçücüdürler. Kırmızı-sırtlı örümcek kuşu (Lanius collurio), büyük örümcek kuşu (L. excubitor), kara-alınlı örümcek kuşu (L. minor), maskeli örümcek kuşu (L. nubicus), kızıl-başlı örümcek kuşu (L. senator) iyi bilinen türleridir.

Örümcekağı doku : Kent özeğinden çıkan ve çevreye doğru uzayan yollar boyunca, oturma, çalışma ve dinlenme yapılarının yerleşmiş olduğu, bölgesel alışveriş yerlerinin ve yeşil alanların serpiştirildiği yoğun yapı adalarının, anayolların; enine kimi yollarla birbirine bağlandığı yerleşme düzeni, kent dokusu.

Örümcekağı kent : Özeğinden çevresine doğru ışın gibi yayılan yolları olan, örümcekağı biçiminde dokusu bulunan kent.

Örümcekağı önermesi : İstemin fiyat ve gelir esnekliğinin düşük olduğu, üretimin doğa koşullarının etkisine açık bulunduğu ve sunumun fiyat değişimlerine gecikmeli tepki verdiği tarım ürünleri piyasasında ortaya çıkan sel, kuraklık, zararlıların artması ve salgın hastalık gibi olağan dışı bir durumun üretimi denge düzeyinden saptırmasıyla fiyatın ve üretim miktarının zaman içinde izleyeceği yolun örümcek ağına benzemesi nedeniyle bu adla anılan ve Mordecai Ezekiel tarafından geliştirilen gecikmeli bir devingen piyasa modeli.

Örümcekağı tasar : Bir çemberin yarıçapı boyunca yolların özekten çevreye ya da çevreden özeğe doğru uzamasını ve kentin buna uygun olarak biçimlenmesini amaçlayan kent tasarı.