Örüm nedir, Örüm ne demek
Yerel Türkçe anlamı:
Ekinli ova.
Çalılıklar arasındaki otlu yer.
Çevre : Şu ormanın örümü dört saattir.
Otlak.
Hayvan otlatılmayan ekili yer.
Sürünün sabah erkenden otlaması.
Sürünün gece otlaması.
Davarların gece otlaması
Köylülerin ortaklaşa ektikleri tarla.
Sınır.
Kır yatısında kalan davarın sabaha karşı otlamak için yayılması (Akpınar)
Köylülerin ektikleri tarlaların toplu bulunduğu yer.
Seçmeli, beğenmece (alınan şey).
Tarlanın çevresine yapılmış olan çit.
Ağıl.
Davarın gece otlatılması.
Bütün köylülerin ortak malı olan yer.
Tarlanın ekilen bölümü: Ekin örümü o tarafta değil.
Örüm ile ilgili Cümleler
- Örümcekler ağlar örerler.
- Jale örümceklerden nefret eder.
- Örümcekler iğrenç küçük yaratıklardır.
- Biz örümceklerden nefret ederiz.
- Örümcekler böcek değildirler.
- Bu sadece bir örümcek.
- Onlar örümceklerden nefret eder.
- Örümceğin hâlâ orada olduğuna inanamıyorum.
- Örümcek öldü.
- Örümcek hızlı bir saldırı ile cevap verir.
- Örümcekler beni korkutur.
- Bu örümcek değil bir ucube!
- Bu örümceklerden nefret ediyorum. Onlar her zaman ben temizlenirken beni çıldırtmak için oradalar.
- Bu türde örümcekler ağ örmezler.
Örüm tanımı, anlamı:
Örümce : Örümcek.
Örümceğimsiler : Karada yaşayan akrepler, örümcekler, keneler ve uyuz böceklerini içine alan, dört çift ayaklı eklem bacaklılar sınıfı.
Örümcek : Bu hayvanın ördüğü ağ. Örümcekler takımından, ince bir ağ örerek küçük böcekleri avlayan eklemli bir hayvan (Aranea). Yürüteç.
Örümcek bağlamak : Üzerinde örümcek ağı olmak. bir şey uzun süre kullanılmadan kendi hâline bırakılmış olmak.
Örümcek kafalı : Eskiye saplanıp yeniliklere düşman olan, eskiye bağlanıp kalmış olan, geri düşünceli (kimse).
Örümcek kuşu : Örümcek kuşugillerden, orta boyda, tüyleri koyu kül rengi, siyah, beyaz, bazısında pembe veya koyu kırmızı benekler bulunan ötücü kuş (Lanius).
Örümcek kuşugiller : Örümcek kuşu vb.ni içine alan ötücü kuşlar familyası.
Örümcek sarmak : Bir yer örümcek ağları ile dolmak.
Örümceklenme : Örümceklenmek işi.
Örümceklenmek : Bakımsız ve terk edilmiş bulunmak. Ateşli hastalıklarda göz, ağız vb. yerler kurumuş salgılarla perdelenir gibi olmak. Bir yer örümcek ağlarıyla dolmak.
Örümcekler : Örümceklerle akrepleri içine alan bir eklem bacaklılar takımı.
Örümcekli : Örümcek ağlarıyla kaplanmış, örümcek bağlamış. Eskimiş, modası geçmiş, köhne, çağ dışı.
Örümceksi : Örümcek ağı gibi ince ve seyrek dokulu olan.
Örümceksi ben : Sirozun yol açtığı yüzde ve gövdede görülen kırmızımsı, örümcek biçiminde damar genişlemesi.
Örümceksi zar : Beyni ve omuriliği örten sert zar ile ince zar arasında bulunan ağ gibi ince, seyrek dokulu zar.
Ay örümceği : Ay modülü.
Kafası örümcekli : Gerici. Düşüncesiz, kaba, anlayışsız (kimse).
Kaya örümceği : Taşlar arasında yaşayan bir tür örümcek.
Şeytan örümceği : Ördüğü ağı rüzgâra salarak onunla birlikte uzaklara giden bir cins örümcek. Öğle sıcağında havada örümcek ağı gibi tel tel görünen güneş ışığı.
Su örümceği : Su altında kendi ördüğü ipekten kese içinde yaşayan örümcek (Argyroneta aquatica).
Su örümceğigiller : Su örümceği ile yakın türleri kapsayan, suda çeşitli böceklerin üstünde veya yumuşakçaların solungaçlarında asalak olarak yaşayan böcekler familyası.
Yer örümceği : Toprak içinde ağla döşeli yuva yapan, büyük bir tür örümcek (Mygale avicularia).
Örüm gütmek : Gece davar gütmek.
Örüm sarım olmak : Sımsıkı sarılmak.
Örüm yaymak : Gece koyun otlatmak
Örüm yeri : Sürünün otlatıldıktan sonra dinlendirildiği yer. Sürülerin otladıktan sonra dinlendikleri yer.
Örümcek ağı : Örümcekler tarafından özel ince iplikten örülen yuva.
Örümcek evi : Örümcek ağı.
Örümcek hastalığı : hlk. Atların burnunda polip olması durumu.
Örümcek kuzu kondrodisplazisi : Yeni doğan kuzularda bacakların ince, uzun ve kıvrık olmasıyla, zayıf kas gelişimi, küçük kafa yapısı, skoliozis, sternumda biçim bozukluğu ve çarpık bacaklılıkla belirgin otozomal çekinik bir faktörle oluşan yapılış bozukluğu.
Örümcek maymunu : Maymunlar (Primates) takımının, Yeni Dünya maymunugiller (Cebidae) familyasından, 60 cm kadar uzunlukta, 80 cm kadar kuyruğu olan, bacakları ince ve uzun, kuyrukları sarılıcı, yüzleri kırmızı ve çıplak, kılları kara renkli, Güney Amerika'da yaşayan bir tür. (karşılık: koata, Ateles paniscus), Maymunlar (Primates) takımının Yenidünya-maymunugiller (Cebidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 60, kuyruğu 80 cm. Bacakları ince ve uzun, kuyrukları sarılıcı ve uzundur. Yüzleri kırmızı, kılları kara renklidir. Güney Amerikada yaşar.
Örümcek-kuşugiller : (Laniidae), (Lat. lanius = örümcek kuşu,) Omurgalı hayvanlardan kuşlar (Aves) sınıfının ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının öz-ötücüler (Oscines) üst-familyasına giren bir familyası. Gagaları düz ve uzundur. Üst gaganın ucu kıvrık olup 2 diş taşır. Gagalarının dibinde kıllar vardır. Göçücüdürler. Kırmızı-sırtlı örümcek kuşu (Lanius collurio), büyük örümcek kuşu (L. excubitor), kara-alınlı örümcek kuşu (L. minor), maskeli örümcek kuşu (L. nubicus), kızıl-başlı örümcek kuşu (L. senator) iyi bilinen türleridir.


Bu kısımda Örüm nedir? Örüm ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Örüm tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Örüm hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.