Cruor türkçesi Cruor nedir
- Pıhtılaşmış kan.
- Bir yaradan akmış pıhtılaşmış kan.
- [#kan Kan pıhtısı].
Cruor ingilizcede ne demek, Cruor nerede nasıl kullanılır?
Chlorocruorin : Klorokrüorin. Demir ve oksijen kapsayan, bazı poliket solucanların kanında bulunan yeşil bir solunum proteini.
Conjunctivitis cruoposa : Konjunktivitis krupoza. Konjunktivanın psödo zar oluşumuyla belirgin epitel katının kanatlılara özgü yangısı.
Cru : Kolektif rezerv birimi. G-10 ülkeleri tarafından altına ek olarak yeni bir uluslararası rezerv birimi yaratılmasını amaçlayan ve katılımcı ülkelerin rezerv birimi içindeki paylarının toplam altın rezervlerindeki göreli paylarıyla orantılı olmasını öneren ve edward bernstein tarafından geliştirilen tasarıya konu olan birim.
Crucial : Elzem. Ehemmiyetli. Çapraz. Kesin. Haç. Zor. Kritik. Çetrefilli. Can alıcı. Son.
Crucial experiment : Önemli deney.
Crucialness : Can alıcı olma durumu. Önem. Ciddiyet. Geniş kapsamlı sonuçları olma niteliği.
Crucible steel : Dökme çelik. Pota çeliği. Potalı ocak çeliği. Pot çeliği. Pota döküm çeliği.
Crucial point : Düğüm noktası. Kritik sayı. Kritik nokta.
Crucials : Çapraz. Kritik. Mühim. Elzem. Kesin. Çok önemli. Zor. Ehemmiyetli. Can alıcı.
Crucible : Kroze. Kap. Yüksek. Pota. Yüksük. Kröze. Maden eritme kabı. Zorlu deneme. Pota (kimya terimi).
İngilizce Cruor Türkçe anlamı, Cruor eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cruor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Grume : Pıhtı.
Emboli : Embolus. Tıkaç. Damar tıkantısı. Emboli. Kan dolaşımında bulunan çözünmeyen bir madde kümesi (tıp veya medikal terimi). Embolusun çoğulu, çok sayıda embolus.
Thrombus : Tıkanıklık. Damar içi pıhtılaşması. Trombüs. Trombus. Tromboz. Tıkaç. Damarı tıkayan pıhtı. Canlıda, fibrin, kan pulcuğu ve hücresel elemanlardan oluşan, oluştuğu noktada damarın veya kalbin iç yüzünün tıkanmasına neden olan kan pıhtısı. tıkaç.
Embolus : Damar içinde yüzen ve damar lumenlerinin mekanik olarak daralmasına veya tıkanmasına neden olan doku parçası, bakteri kümesi ve yağ damlacığı gibi katı veya hava kabarciğı gibi maddeler. Embolus. Damar tıkantısı. Embolüs. Tıkaç. Emboli. Kan veya lenf damarı içerisinde yüzen ve damar iç boşluklarının mekanik olarak daralmasına veya tıkanmasına neden olan katı, sıvı veya gaz halindeki yabancı cisim. embolusların büyük çoğunluğu kısmen veya bütünüyle yerinden kopmuş trombüslerden oluşur. tıkaç. Kan dolaşımında bulunan çözünmeyen bir madde kümesi (tıp veya medikal terimi).
Gore : Peş koymak. Fildişi ile yaralamak. Süsmek. Peş kesmek. Peş. Boynuzlamak. Boynuz vurmak. Boynuzla yaralamak. Kan.
Gores : Süsmek. Fildişi ile yaralamak. Peş koymak. Peş. Boynuzla yaralamak. Peş kumaş. Boynuz vurmak. Boynuzlamak. Peş kesmek. Kan.
Blood clot : Pıhtı.
Thrombi : Tıkanıklık.
Curdle the blood : Kanı donmak. Kanını dondurmak. Dehşete düşürmek. Çok korkutmak.
Goring : Boynuzlamak. Süsmek. Peş kesmek. Peş. Peş kumaş. Boynuzla yaralamak. Boynuzlama (boğa). Peş koymak. Boynuz vurmak.
Cruor synonyms : blood cloth, clot of blood, blood coagulum.
Cruor ingilizce tanımı, definition of Cruor
Cruor kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Gore. The clotted portion of coagulated blood, containing the coloring matter. The coloring matter of the blood.

Bu kısımda Cruor kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cruor ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cruor anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cruor ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.