Cru türkçesi Cru nedir
- G-10 ülkeleri tarafından altına ek olarak yeni bir uluslararası rezerv birimi yaratılmasını amaçlayan ve katılımcı ülkelerin rezerv birimi içindeki paylarının toplam altın rezervlerindeki göreli paylarıyla orantılı olmasını öneren ve edward bernstein tarafından geliştirilen tasarıya konu olan birim.
- İktisat alanında kullanılır.
- Kolektif rezerv birimi.
Cru ile ilgili cümleler
English: Ali could hear Mary crunching on a carrot.
Turkish: Ali Mary'nin hatır hutur havuç yediğini duyabiliyordu.
English: A young girl on crutches asked Tom where he lived.
Turkish: Koltuk değnekli bir genç kız Tom'a nerede yaşadığını sordu.
English: "Nature is cruel and beautiful... like me," said Mary.
Turkish: "Doğa zalim ve güzel...benim gibi," dedi Mary.
English: Ali and Mary went on a cruise near Italy for their honeymoon, but the ship sank and Ali was drowned in his cabin.
Turkish: Ali ve Mary balayıları için İtalya yakınında vapurla seyahate çıktılar fakat gemi battı ve Ali kamarasında boğuldu.
English: "Have you ever been told that you look like Moustapha Cruise?" "Ah, people tell me that sometimes, but I don't think we look alike at all myself."
Turkish: Hiç Mustafa Cruise'a benzediğin söylendi mi? " " Ah, insanlar bazen onu bana söylüyor, ama bizim kendimize benzediğimizi sanmıyorum."
Cru ingilizcede ne demek, Cru nerede nasıl kullanılır?
Crucial : Zor. Son. Can alıcı. Çapraz. Kritik. Kesin. Ehemmiyetli. Çok önemli. Çetrefilli. Mühim.
Crucial experiment : Önemli deney.
Crucial point : Kritik nokta. Kritik sayı. Düğüm noktası.
Cruciality : Önem.
Crucially : Geniş kapsamlı sonuçları olan bir şekilde. Kritik biçimde. Çetrefilli bir halde. Önemli biçimde. Zor bir halde. Kritik bir şekilde. Çok önemli bir şekilde. Hayati bir şekilde. Önemli bir biçimde.
Crucibles : Pota (kimya terimi). Zorlu deneme. Pota.
Crucials : Kritik. Elzem. Ehemmiyetli. Mühim. Can alıcı. Çapraz. Zor. Kesin. Çok önemli.
Crucian : Küçük avrasya sazanı (koyu yeşil sırtı, altın sarısı kenarları ve kırmızımsı yüzgeçleri vardır). Havuz balığı. Çin sazanı.
Crucialness : Ciddiyet. Can alıcı olma durumu. Geniş kapsamlı sonuçları olma niteliği. Önem.
Cruciferous : Çiçekleri haçbiçimi olan bitki. Haç taşıyan. Turpgillerden. Turpgillere özgü.
İngilizce Cru Türkçe anlamı, Cru eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cru ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Squall : Cıyak cıyak bağırmak. Bora. Yaygara koparmak. Cırlamak. Yaygara. Cıyaklamak. Feryat etmek. Ciyak ciyak bağırmak. Fırtına patlamak. Avazı çıktığı kadar bağırmak.
Yell : Haykırmak. Bağırtmak. Nara atmak. Haykırış. Bağırış. Çığlık atmak. Tezahürat. Çığırmak. Çığlık. Seslenmek.
A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Call : Telefonda konuşmak. İddia etmek. Ziyaret etmek. Söylemek. Bağırmak. Farzetmek. Aramak (telefon). Demek. Lakap takmak. Telefon etmek.
Vocalization : Sesli harf yerine kullanma. Vokal yapma. Ötümlüleşme. Seslendirme. Ünlüleşme.
Outcry : Bağrışma. Feryat. Haykırış. İtiraz. Bağırma. Daha sesli bağırmak. Protesto. Haykırma. Halk protestosu. Bağırış.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.
Shout : Seslenmek. Haykırış. Bağırarak söylemek. Bağırmak. Ses. Çağırmak. Bağırış. Bağırma. Banlamak. Kışkırmak.
Shriek : Çığlık atmak. Haykırma. Yırtınmak. Acı acı bağırmak. Yaygara. Çığlık. Avazı çıktığı kadar bağırmak. Haykırmak. Feryat etmek. Acı feryat.
Let loose : Çözüp koyvermek. Yumuşamak. Bırakmak. İzin vermek. Havaya uçmak. Aklamak. Serbest bırakmak. Patlamak. Salıvermek.
Cru synonyms : pipe, pipe up, skreigh, skreak, roar, a pass through certificate, yaup, a shift in demand, utter, emit, a shift in individual demand, yawl, wail, ululate, squawk, a change in individual demand, screak, complaint, screech, exclaim, shout out, hollo, a change in demand, a shift in supply, abolition of forced labour convention, abnormal budget, holler, utterance, whoop, collective reserve unit, cry out, abnormal budget receipts, shrill.
Cru zıt anlamlı kelimeler, Cru kelime anlamı
Laugh : Kahkahayla gülmek. Gülüşme. Gülerek neden olmak. Gülüş. Hande. Gülme. Kahkaha atmak. Eğlenmek. Gülmek. Sevinmek.

Bu kısımda Cru kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cru ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cru anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cru ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.