Kesmik nedir, Kesmik ne demek

Yerel Türkçe anlamı:

Harmanda dövülen tahıl başakları arasındaki yabancı ot kırıntıları.

Dövülmüş ot, hayvan yemi.

Tavuğun son yumurtası.

İri saman.

Dövülmüş ot.

Samanın irisi

Diğer sözlük anlamları:

Harmanda fena dövülmekten taneli kalmış başak.

Ağaçtan yapılmış olan köpek haltası, tok, tasma

Boğumlu iri saman.

Harman sonu.

Kesmik hakkında bilgiler

Kesmik bir nevi lordur. Sütün peynir mayası (veya herhangi yenebilir asitli madde) ile bekletilerek pıhtılaşmasıyla oluşan peynir altı suyundan geri kalan süt ürünü olarak tanımlanır. Yükselen asidik süt, proteinlerin katı lor kütlelerine düğümleşmesini sağlar.

Kesmik tanımı, anlamı:

Kesmikli : İçinde kesmik bulunan.

Bölüm : Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Çağ, devir. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon.

Karışık : Ayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş. Saf olmayan. Karışmış. Dolu. Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık. Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan. Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan. Düzensiz, dağınık, intizamsız.

 

Saman : Ekinlerin harmanda dövülüp taneleri ayrıldıktan sonra kalan, hayvanlara yedirilen ufalanmış sapları.

Toprak : Arazi, tarla. Kara. Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Ülke. Memleketli. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış.

Parça : Güzel, alımlı kız veya kadın. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Pasaj. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Nesne. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Müzik eseri. Tane.

Peynir : Maya ile katılaştırılarak sütten yapılmış olan ve birçok türü olan besin.

Maya : Arsız, utanmaz kimse. Bazı besinlerin yapımında mayalanmayı sağlamak için kullanılan madde, ferment. Yaradılış, öz nitelik. Dişi deve. İçerdikleri enzimlerin katalizör niteliği etkisiyle şekerleri karbondioksit ve alkole dönüştüren bir hücreli bitki organizmaları. Uzun havalardan bir tür halk türküsü. Damızlık dişi hayvan.

Sütün : Oldukça yükseğe çıkan ve silindire benzeyen şey. Bir tablo veya grafikte düşey durumdaki yüzey. Alt alta sıralanmış şeyler dizisi. Herhangi bir maddeden yapılan, zaman zaman üstünde çıkıntılı bir bölüm olan, genellikle bir altlığa, bazen doğrudan doğruya yere dayalı silindir biçiminde düşey destek, kolon. Gazete, dergi, kitap vb. yazılı şeylerde, sayfanın yukarıdan aşağıya doğru ayrılmış olduğu dar bölümlerden her biri, kolon.

 

Koyu : Rengi açık olmayan, daha belirgin, açık karşıtı. Derin, hararetli. Aşırı (davranış, düşünce vb.). Yazı karakterinin daha belirgin olarak yazılmış biçimi. Yoğunluğundan dolayı güç akan, sulu karşıtı.

İri : Olağandan daha hacimli, olağanı aşan büyüklüğü olan, ince karşıtı.

Taş : Genellikle içine sulu şeyler konulan metal vb.nden yapılmış kap. Bu kabın alacağı miktarda olan. Başa giyilen metal koruyucu.

Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. -e yakışır biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından.

Olmuş : Olgunlaşmış, ergin.

Diğer dillerde Kesmik anlamı nedir?

İngilizce'de Kesmik ne demek? : n. curd

Rusça'da Kesmik : n. мякина (F)