Peynir nedir, Peynir ne demek

Peynir; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • Maya ile katılaştırılarak sütten yapılmış olan ve birçok türü olan besin

"Peynir" ile ilgili cümleler

  • "Kuru ekmekle bayat peyniri lezzetle yiyen / Çeşmeden her su içerken şükür Allah'a diyen" - Y. K. Beyatlı

Fransızca'da Peynir ne demek?:

caséate, caséique, fromage

Peynir hakkında bilgiler

Peynir, çok büyük bir çeşitlilikteki aroma, tat, yapı ve şekle sahip bir grup fermente süt ürünü için kullanılan genel isimdir.

Peynir, kelimesi modern Türkçe'ye Farsça sütten yapılmış manasına gelen panīr kelimesinden geçmiştir. İngilizce'ye ise Latince caseus dan gelmiştir. Bu kelimenin kökeninin Hint-Avrupa dillerinde yeralan mayalanmak-ekşimek manasına gelen kwat- kökünden geçtiği düşünülmektedir. Bu kelime diğer Cermen dillerinde de muhafaza edilmiştir. İspanyolca ve Portekizce de Latinceden almışlardır ve Malezya ve Endonezya da konuşulan dillere de keşifler vasıtasıyla geçirmişlerdir.

Fransızca, İtalyanca ve Katalanca'ya ise yine aynı kökenden gelmiş olmasına ragmen, Romalılar tarafından askerlerin tüketimi için yapılmış olan caseus formatus (kalıp peyniri) sözünün ikinci parçası olan kalıp manasına gelen formatus'dan türeyen kelimeler kullanılmaya başlanmıştır. İspanyolcada "queso", Portekizcede "queijo", Almancada "Käse", Flemenkçede "Kaas", ve İngilizcede "cheese" İtalyancada "formaggio" olması yanında, Fransızcada "fromage", ve bu terim Katalanca'da "formatge" olmuştur.

 

İlk kez Memluk Türkçesinde benir, penir, beynir şekillerinde görülür. Yazılı olarak en eski Öztürkçe karşılığı ise Kâşgarlı Mahmud tarafından yazılan Divânu Lügati't-Türk'te geçmektedir; udma ve udhıtma. Udhıtmak Uygur Türkçesi'nde uyutmak anlamındadır, ve Udhıtma udhıttı, sütü uyutmak, uyumuş süt, peynir anlamında kullanılmıştır. Farklı Türk lehçelerinde farklı kelimeler kullanılmıştır: ağrımışık, sogut (Karluk), kurut, kesük, çökelek, bışlak.

Peynir ile ilgili Cümleler

  • O bir peynirlipasta denedi.
  • Paris'te çeyrek librelik bir peynirliye ne dediklerini biliyor musun?
  • Peynir çok esnek.
  • Dün herkes pişirdiğim peynirli keki sevdi.
  • Onlar peynir sevmez.
  • Peynir bir bıçakla kolayca kesilebilir.
  • Peynir hızlı sindirilmez.
  • Peynir kolayca sindirilmez.
  • Peynir bir bıçak ile kolayca kesilir.
  • Bu şimdiye kadar yediğim en iyi ızgara yapılmış peynirli sandviçlerden biriydi.
  • Peynir çoğu kez bir fareyi bir tuzağa cezbeder.
  • Biraz peynir yiyorum.
  • Biraz peynir ve süt aldım.
  • Peynir genellikle bir fareyi tuzağa çeker.
 

Peynir tanımı, anlamı:

Peynir ekmek gibi : Çok kolay biçimde. çabucak. çok revaçta, çok tutulan, beğenilen.

Peynir ağacı : Ebegümecigillerden, tropikal bölgelerde yetişen, kozalarında kısa lifli pamuk bulunan ağaç (Bombax criodendron).

Peynir dişi : Bazen ileri yaşta çıkan dişlerden her biri, kuzu dişi.

Peynirhane : Peynir yapılmış olan yer.

Peynir helvası : Rendelenmiş yağlı ve tuzsuz beyaz peynire, yumurta karıştırdıktan sonra un, yağ ve şeker eklenmesi ve kısık ateşte pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü.

Peynir şekeri : Ağızda kolayca eriyen, donuk beyaz bir şeker türü.

Peynir tatlısı : Tuzsuz taze peynir ve irmikle yapılmış olan bir tatlı türü.

Beyaz peynir : Koyun, keçi, inek veya manda sütünden mayalanarak yapılan, besleyici gücü fazla bir peynir türü.

Eritme peynir : Sert peynirlerin eritilip bazen baharat katılmasıyla elde edilen bir peynir türü.

İmansız peynir : Yağı alınmış peynir.

Otlu peynir : Güzel kokulu otların, özellikle yaban sarımsağının içine katılmasıyla yapılmış olan bir tür beyaz peynir.

Abaza peyniri : İnek sütünden yapılmış olan ve yassı biçimde dilimlenen bir kaşar peyniri türü.

Abhaz peyniri : Abaza peyniri.

Çayır peyniri : Az tuzlu veya tuzsuz bir tür taze peynir.

Çerkez peyniri : Peynir yapmak için mayalanan sütün ince dilimlenerek sıcak suya atılmasıyla yapılan, taze veya kuru olarak yenen tuzlu bir peynir türü.

Dil peyniri : Koyun sütünden yapılan, yağlı, lezzetli, tuzsuz peynir.

Gravyer peyniri : Gravyer.

Kaşar peyniri : Kaşar.

Kirlihanım peyniri : Yumuşak ve yağlı bir peynir türü.

Mihalıççık peyniri : Uzun ve büyük kalıplar hâlinde hazırlanan, çok tuzlu ve gözenekli sert bir peynir türü.

Rokfor peyniri : Rokfor.

Şavak peyniri : Bir tür tulum peyniri.

Teleme peyniri : Tuzsuz ve yumuşak bir peynir türü, teleme.

Tulum peyniri : Tuluma basılarak yapılmış olan bir beyaz peynir türü.

Urfa peyniri : Urfa ve yöresinde özel yöntemlerle hazırlanan yumruk biçiminde bir peynir türü.

Peynirci : Peynir yapan veya satan kimse.

Peynircilik : Peynircinin işi.

Peynirimsi : Peynirsi.

Peynirleşme : Peynirleşmek işi.

Peynirleşmek : Süt kesilmek, peynir durumuna gelmek.

Peynirli : İçinde peynir bulunan gözleme, börek, pide vb. hamur işleri. İçine peynir konulmuş.

Peynirli börek : Maydanoz ve peynir karışımının yufkalar arasına serilmesiyle yapılmış olan börek türü.

Peynirli pide : Mayalanmış ve yağ ile yumurta karıştırarak hazırlanmış hamura peynir, maydanoz, yumurta eklenmesiyle hazırlanan bir pide türü.

Peynirsiz : İçine peynir konulmamış, peyniri olmayan.

Aklını peynir ekmekle yemek : Akılsızca ve düşüncesizce davranışta bulunmak.

Avradı eri saklar peyniri deri : "her şey, durumuna uygun yöntemlerle saklanır" anlamında kullanılan bir söz.

Ezine peyniri : Koyun, keçi ve inek sütlerinin mevsimine göre belirli oranlarda karıştırılmasıyla elde edilen, erime ve dağılmayı engellemek için yapımında deniz tuzu kullanılan, tam yağlı, beyaz peynir.

Kediye peynir ısmarlamak : Güvenilmeyecek birine saklaması için bir şey bırakmak.

Lafla peynir gemisi yürümez : "şöyle yaparım, böyle yaparım demekle yapılması gereken iş yapılmaz" anlamında kullanılan bir söz.

Teleme peyniri gibi : Tombul ve beyaz tenli (kadın).

Maya : İçerdikleri enzimlerin katalizör niteliği etkisiyle şekerleri karbondioksit ve alkole dönüştüren bir hücreli bitki organizmaları. Dişi deve. Yaradılış, öz nitelik. Damızlık dişi hayvan. Arsız, utanmaz kimse. Uzun havalardan bir tür halk türküsü. Bazı besinlerin yapımında mayalanmayı sağlamak için kullanılan madde, ferment.

Besin : Yaşamak, varlığını sürdürmek için gerekli şey. Yenilebilir, beslenmeye elverişli her tür madde, azık, gıda.

Büyük : Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Büyük abdest. Niceliği çok olan. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Üstün niteliği olan. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Önemli. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı.

Çeşitlilik : Çeşidi çok olma durumu, izge, yelpaze, tenevvü, spektrum.

Aroma : Hoş koku.

Sahip : Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse.

Grup : Görüşleri, çıkarları bir olan kimseler bütünü, ekip. Küme. Ortak özellikleri olan varlıklar, nesneler bütünü. Çeşitli sınıf veya birliklere bağlı elemanların, belirli bir taktik görevi gerçekleştirmek üzere, tek komutanın emri altında birleştirilmesinden oluşan kıta topluluğu.

Peynir akarı : Yarım milimetre boyunda ve çok açık kırmızımsı renkte olup, bayat peynirlere üşüşerek, bu peynirleri yiyenlerin sindirim aygıtında yangılar yapan minik akar. İnsanların üriner sisteminde ve sindirim sisteminde bulunabilen akar türü, Tyrophagus longior.

Peynir altı suyu : Peynir suyu.

Peynir altı suyu çözünürleri kurusu : Peynir altı suyundan laktozun bir kısmıyla birlikte veya yalnız peynir suyu proteininin ayrılmasından sonra kalan sıvının kurutulmasıyla elde edilen kalıntı.

Peynir altı suyu koyulaştınlmış çözünürleri : Laktozun bir kısmıyla birlikte veya yalnız peynir altı suyu proteininin ayrılmasından sonra kalan sıvının yoğunlaştırılmasıyla elde edilen kalıntı.

Peynir altı suyu kurusu : Bir kısım laktozu, proteini ve/veya mineralleri alınmış olan peynir altı suyunun kurutulmuş biçimi.

Peynir altı suyu protein konsantresi kurusu : Peynir altı suyundan laktozun ve/veya minerallerin süzülmesi, suyun alınması ve kurutulmasıyla elde edilen, en az % 25 ham protein içeren bir ürün.

Peynir bağanası : Ölen kuzunun derisini yüzerek yapılan tulum.

Peynir hoşmelimi : Tuzsuz peynir ve şekerle yapılan bir helva türü. (İnönü -Eskişehir)

Peynir kabuğu : Süt yağı dışındaki yağları içermeyen peynir garnitürünün pişirilmesiyle elde edilen bir ürün.

Peynir kurdu : Peynir sineği kurtçuğu. (Peynir akarı için de kullanılır.)

Diğer dillerde Peynir anlamı nedir?

İngilizce'de Peynir ne demek? : adj. caseous

n. cheese

Fransızca'da Peynir : fromage [le]

Almanca'da Peynir : n. Belag, Käse

Rusça'da Peynir : n. сыр (M)

adj. сырный