Clash türkçesi Clash nedir

Clash ile ilgili cümleler

English: The two sides clashed several times.
Turkish: İki taraf birçok kez çatışmaya girdi.

English: There was a violent clash of opinions between the two leaders.
Turkish: İki lider arasında şiddetli bir fikir çatışması vardı.

English: The carpet clashes with the drapes.
Turkish: Perdelerle halı uyuşmuyor.

English: There was another clash a few months later.
Turkish: Birkaç ay sonra bir çatışma daha vardı.

English: Their swords clashed.
Turkish: Onların kılıçları çatıştı.

Clash ingilizcede ne demek, Clash nerede nasıl kullanılır?

Clash of ideas : Fikir ayrılığı. Fikir çatışması.

Clash of interests : Çıkar çatışması.

Clash with : Çakışmak. (giysi) yakışmamak. -e yakışmamak. (araba) çarpışmak. (renk vb) uymamak. İle iyi gitmemek. İle çatışmak. Çatışmaya girmek. (giysi) gitmemek.

The clash : Çarpışma. Çarpışmak. Mücadeleye girişmek. Gürültü yapmak. Esas olarak 1970 ve 1980'lerde aktif olan ingiliz punk müzik grubu. Çatırdamak. Gümbürtü. Çatışmak. Bindirmek. Birbirine gitmemek.

 

Clashed : Bindirmek. Gitmemek. Uyuşmamak. Çatırdamak. Gürültü yapmak. Çarpmak. Uymamak. Çarpışmak. Gümbürdemek. Mücadeleye girişmek.

Clasp : Tutmak. Sarılmak. Kucaklamak. Kopçalamak. Kavrama. Kenetlenmek. Sımsıkı tutmak. Sıkıca tutmak. Tutturmak. Toka ile tutturmak.

Unclashing : Tutarsız olmayan. Zıt olmayan. Çelişkili olmayan. Karşı olmayan.

Clasp knife : Sustalı bıçak. Sustalı çakı. Büyük çakı.

Clashingly : Çarpışarak.

Clasmatocyte : Klasmatosit. Bazı dokularda bulunan değişken bazofil lökosit ya da makrofaj.

İngilizce Clash Türkçe anlamı, Clash eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clash ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grumbles : Mızırdanmak. Guruldamak. Homurdanmak. Mırıldamak. Dırlanmak. Yakınmak. Dırdır. Dırdır etmek. Gürlemek.

Boff : İçten gelen gülme. Ses getiren liste başı şarkı. Kusmak. Büyük gişe başarısına sahip oyun. Tutulamayan kahkaha. Osurmak. Son vermek. Yellenmek. Gaz çıkarmak. Birini götürmek.

Cannon : Bombardıman silahı. Top. Büyük top. Bombardıman etmek. Karambol (bilardo). Hızla vurmak. Borbardıman etmek. İncik kemiği.

Bash : Kuvvetle vurmak. Hızla vurmak. Yumruk. Deneme. Şiddetle vurmak. İndirmek. Eğlence. Sert vuruş. Sertçe vurmak.

Disagreeing : Yaramamak. Sürtüşmek. Bozuşmak. Dokunmak. Aynı düşüncede olmamak. Atışmak. Karşıt görüşte olmak. Çelişmek.

Kick off : Başlama vuruşu yapmak. Gümlemek. Girişmek. Mortoyu çekmek. (futbol) maça başlamak. Başlama. Başlama vuruşu. İki takım arasındaki ayaktopu oyununu hakemin başlatması.

Disagreed : Karşıt görüşte olmak. Aynı düşüncede olmamak. Yaramamak. Bozuşmak. Çelişmek. Sözleşme, anlaşma, bağıtlara uymama. Atışmak. Aynı fikirde olmamak.

 

Contravened : Reddetmek. Aykırı davranmak. Bozmak. Çiğnemek. Başkaldırmak. Karşı gelmek. İtiraz etmek. İhlal etmek.

Back out of : Anlaşmayı bozmak. Sözünü tutmamak. Vaadini tutmamak. Vazgeçmek. Caymak. Sözünden dönmek.

Crash into : Araba ile vurmak.

Clash synonyms : bashes, clacks, bumps, be too noisy, be at variance, clangor, embarks, smash, collision, crackup, rumbled, embarked, make noise, booms, impinge on, coincides, boffs, be at variable with, bump, diverge, barge, cannoned, alight upon, break, run into, contravening, embark, face off, make a noise, rumble, get on, combats, row.

Clash zıt anlamlı kelimeler, Clash kelime anlamı

Miss : Anlamamak. İsabet ettirememek. Bayan (evlenmemiş). Karavana. Iska. Özlemek. Iska geçmek. İsabet etmeme. Kavramamak. Matmazel.

Agree : Birleşmek. Anlaşmak. Uymak (bir başka şeye). Rıza göstermek. Kabul etmek. Hemfikir olmak. Uymak. Uyuşmak. Yaramak. Kararlaştırmak.

Clash ingilizce tanımı, definition of Clash

Clash kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To make a noise by striking against something. A collision. A noisy collision of bodies. To dash noisily together. A loud noise resulting from collision. To strike noisily against or together.