Boff türkçesi Boff nedir

  • Hit parça.
  • Vurmak.
  • Son vermek.
  • İçten gelen gülme.
  • Dizginlenemeyen kahkaha.
  • Kusmak.
  • Büyük gişe başarısına sahip oyun.
  • Tutulamayan kahkaha.
  • Seks yapmak.
  • Bitirmek.
  • Yellenmek.
  • Osurmak.
  • Çarpmak.
  • (tiyatro) seyircilerin kendilerini kontrol edemeden gülmelerine neden olan replik.
  • Ses getiren liste başı şarkı.
  • Gaz çıkarmak.
  • Birini götürmek.

Boff ingilizcede ne demek, Boff nerede nasıl kullanılır?

Boffin : Bilimadamı. Bilimsel araştırmacı. Bilim adamı.

Boffins : Bilim adamı. Bilimsel araştırmacı.

Boffo : Büyük gişe başarısına sahip oyun. (tiyatro) seyircilerin kendilerini kontrol edemeden gülmelerine neden olan replik. Ses getiren liste başı şarkı. İçten gelen gülme. Tutulamayan kahkaha. Hit parça. Dizginlenemeyen kahkaha.

Boffos : Ses getiren liste başı şarkı. Hit parça. (tiyatro) seyircilerin kendilerini kontrol edemeden gülmelerine neden olan replik. Dizginlenemeyen kahkaha. Tutulamayan kahkaha. Büyük gişe başarısına sahip oyun. İçten gelen gülme.

Boffs : Birini götürmek. Çarpmak. Kusmak. Son vermek. Gaz çıkarmak. Vurmak. Yellenmek. Bitirmek. Osurmak. Seks yapmak.

Turbofans : Havayı içeri almak için döner türbin pervanesi içeren jet motoru tipi. Turbofan motorlu uçak veya hava taşıtı (havacılık). Turbo fan.

Carbofuran : Karbofüran.

Turbofan : Havayı içeri almak için döner türbin pervanesi içeren jet motoru tipi. Turbo fan. Turbofan motorlu uçak veya hava taşıtı (havacılık).

 

Riboflavin : Riboflavin tamamlayıcısı. Kilogramında en az 2200 mg riboflavin bulunan bir yem katkı maddesi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. B 2 vitamini. Riboflavin. B2 vitamini. Bütün yeşil bitkiler ve birçok mikroorganizmalar tarafından sentezlenen, bütün canlı hücrelerde koenzim flavin adenin dinükleotit (fad)'in ve flavin mononükleotit (fmn)'in bir komponenti olarak görev yapan, sütte, karaciğerde, bira mayası ve yeşil bitkilerde bol bulunan, noksanlığında insanlarda deride yarık ve çatlamalara yol açan b vitaminleri grubundan bir vitamin. b2 vitamini.

Suboffice : Şube.

İngilizce Boff Türkçe anlamı, Boff eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Boff ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Farted : Osuruk. Pırt yapmak. Gaz yapmak. Zarta. Yellenme. Osuruk atmak.

Get it on : (karşı cinsi) götürmek. Mercimeği fırına vermek. Aşk ilişkisi kurmak için çok çaba sarf etmek (birisiyle). Mala vurmak. Sevişmek. Cinsel ilişki yaşamak. Cinsel ilişkiye girmek. Birisini yatağa atmak. Aşk yaşamak. Cinsel ilişkiye girmek (kaba argo).

Forth : Sonra. Dışarı. Açığa. Dışarıya doğru. Sair. Diğer. Başka. İleri.

Effs : Cinsel anlamda ilişkisi olmak. Cinsel ilişki yaşamak. Mala vurmak. Aşk yaşamak. Cinsel ilişkiye girmek. Götürmek. Birisini yatağa atmak. Sevişmek.

Broken wind : Gaz yapmak. Soluğan hastalığı. İnsanlarda amfizem, kronik bronşit ve bronşiolitle belirgin sendrom. atların göğüs şişkinliği, gürültülü ve güç solunumla yaygın kronik bronşiolit, epitel hiperplazisi, goblet hücre metaplazisi, peribronşioler fibrozis ve amfizemle belirgin solunum sistemi hastalığı, atların soluğan hastalığı, koah, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, hlk. güç nefes.

 

Bang : Şiddetle çarpmak. Hızla çarpmak. Yatmak. Küt diye çarpmak (argo terim). Gürültü yapmak. Güm diye çarpmak (argo terim). Küt diye çarpmak. Gürültülü bir şekilde vurmak.

The poop : (argo) bilgi. Yorgun düşürmek. Kakasını yapmak. Yormak. Dedikodu (ör. britney spears hakkındaki dedikodular nedir?). (büyük) tuvaletini yapmak. Çocuk dilinde kaka. Boru çalmak. Gaz yapmak.

Bashes : İndirmek. Hızla vurmak. Sertçe vurmak. Eğlence. Şiddetle vurmak. Sert vuruş. Deneme. Kuvvetle vurmak. Geçirmek.

Fart : Osuruk. Zarta. Pırt yapmak. Yellenme. Gaz yapmak. Osuruk atmak.

Poop : Yormak. Çocuk dilinde kaka. (büyük) tuvaletini yapmak. Çocuk dilinde kaka yapmak. Tüm başkalaşım gösteren böceklerde, larvayla ergin evre arasındaki hareketsiz evre, nimf, nimfa. geminin arkası, kıç. Zarta. Gaz yapmak. Pupa. Kakasını yapmak.

Boff synonyms : boffo, bring to completion, have sex, make love, batters, get laid, guffs, bonk, let rip, chuck up, call a halt to, bring to a close, bashed, banged, break off, guff, bash, chucked, barfs, be intimate, make love to, carry out, birched, arrange, ceased, belch out, do it, ceases, have it off, away, cast up, carry through, batter.

Boff zıt anlamlı kelimeler, Boff kelime anlamı

Leader : Bilgisayar, tarih alanlarında kullanılır. Gazetenin görüşünü yansıtan makale. Reis. Lider. Büyük işlerde bir topluluğa önayak olan kişi. Müşteri çeken ucuz mal. Baş makale. Bando şefi. Rehber. Öncü.

On : Üzerinde. Hazır. Yanmak. Giyilmiş. E doğru. Üstünde. Devrede. Çakırkeyif. Esnasında.