Broken wind türkçesi Broken wind nedir

  • İnsanlarda amfizem, kronik bronşit ve bronşiolitle belirgin sendrom. atların göğüs şişkinliği, gürültülü ve güç solunumla yaygın kronik bronşiolit, epitel hiperplazisi, goblet hücre metaplazisi, peribronşioler fibrozis ve amfizemle belirgin solunum sistemi hastalığı, atların soluğan hastalığı, koah, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, hlk. güç nefes.
  • Gaz yapmak.
  • Osurmak.
  • Soluğan hastalığı.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Broken wind ile ilgili cümleler

English: I'm here to fix the broken window.
Turkish: Kırık camı onarmak için buradayım.

English: The thief entered through a broken window.
Turkish: Hırsız, kırık bir pencereden girdi.

English: The burglar got in through a broken window.
Turkish: Hırsız kırık bir pencereden içeriye girdi.

English: He repaired the broken window of my house.
Turkish: O benim evin kırık penceresini tamir etti.

English: She is responsible for this broken window.
Turkish: Bu kırık pencereden o sorumludur.

Broken wind ingilizcede ne demek, Broken wind nerede nasıl kullanılır?

Broken : Yıkılmış. Beli bükük. İhlal edilmiş. Kırılmış. Tutulmamış. Taşlı. Bozuk konuşma. Çökmüş. Bozuk. Engebeli.

Wind : Sarılmak. Havayuvarında ayrımlı basınç altındaki yöreler arasında oluşan, yatay yönde, esiş yönü, süresi ve biçimleriyle ayrımlı hava devinimi. Rüzgar. Sonuçlandırmak. Dolambaçlı olmak. Hava cıva. Soluğunu kesmek. Soluk. Yel. Boş laf.

 

Broken account : Kesilen hesap. İşlemlerin bir başka sayışıma alınması nedeniyle eski sayışımın arıtılması ya da kapatılması. Kapatılmış hesap. Kesilen sayışım.

Broken bone : Dövmek. Kıçını tekmelemek. Kemiklerini kırmak. Kırılan kemik. Fena benzetmek. Vurmak.

Broken bread : Biriyle yiyeceğini paylaşmak. Ekmeğini bölüşmek. Ekmeğin bölmek. Yemeğini paylaşmak.

Broken down : Bozulmuş. Çürük. Çökmüş. Yıkık. Çökük. Bozuk. Yıkılmış. Bitkin. İşi bitmiş. Düşkün.

İngilizce Broken wind Türkçe anlamı, Broken wind eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Broken wind ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı. Abdominal ağrı.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Pooping : Çocuk dilinde kaka. Yormak. Zarta. Pupadan çarpmak (dalga). (büyük) tuvaletini yapmak. Kakasını yapmak. Boru çalmak. Çocuk dilinde kaka yapmak.

The poop : Yorgun düşürmek. (argo) bilgi. Yormak. (büyük) tuvaletini yapmak. Kakasını yapmak. Çocuk dilinde kaka yapmak. Boru çalmak. Çocuk dilinde kaka.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

 

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Farts : Yellenme. Pırt yapmak. Yellenmek. Gaz çıkarmak. Osuruk atmak. Zarta. Osuruk.

Poops : Pupadan çarpmak (dalga). Kakasını yapmak. (büyük) tuvaletini yapmak. Boru çalmak. Yorgun düşürmek. Çocuk dilinde kaka yapmak. Yormak. Zarta. Çocuk dilinde kaka.

Boff : Tutulamayan kahkaha. Son vermek. (tiyatro) seyircilerin kendilerini kontrol edemeden gülmelerine neden olan replik. Dizginlenemeyen kahkaha. Gaz çıkarmak. İçten gelen gülme. Büyük gişe başarısına sahip oyun. Ses getiren liste başı şarkı. Bitirmek.

Broken wind synonyms : wheezing, farted, boffs, a c deformity, poop, abdominal distention, abdominal fat necrosis, guff, a clay, abattoir, abdomen, equine chronic brochiolitis emphysema complex, a c syndrom, abaxial, heaves, let rip, fart, abdominal ovariectomy, guffs, abamectin, a crochordon, abdominal palpation, break wind.