Clashed türkçesi Clashed nedir

Clashed ile ilgili cümleler

English: Their swords clashed.
Turkish: Onların kılıçları çatıştı.

English: The two sides clashed several times.
Turkish: İki taraf birçok kez çatışmaya girdi.

Clashed ingilizcede ne demek, Clashed nerede nasıl kullanılır?

Clashes : Uyuşmamak. Çatırdamak. Gitmemek. Çatışmak. Çarpmak. Anlaşamamak. Çarpışmak. Bindirmek. Gümbürdemek. Uymamak.

Clash of ideas : Fikir ayrılığı. Fikir çatışması.

Clash of interests : Çıkar çatışması.

Clash with : -e yakışmamak. Çakışmak. (giysi) yakışmamak. İle çatışmak. İle iyi gitmemek. (araba) çarpışmak. (giysi) gitmemek. Çatışmaya girmek. (renk vb) uymamak.

The clash : Birbirine gitmemek. Gümbürtü. Bindirmek. Uyuşmamak. Çarpışma. Çatışmak. Çatırdamak. Çarpışmak. Esas olarak 1970 ve 1980'lerde aktif olan ingiliz punk müzik grubu. Mücadeleye girişmek.

Clasmatocyte : Klasmatosit. Bazı dokularda bulunan değişken bazofil lökosit ya da makrofaj.

Clasp knife : Sustalı bıçak. Büyük çakı. Sustalı çakı.

Clash : Mücadeleye girişmek. Çatışmak. Çarpışma. Bindirmek. Anlaşamamak. Birbirine gitmemek. Çarpmak. Gürültü yapmak. Gitmemek. Uymamak.

 

Claspen : Erkek keski solungaçlı balıklarda spermleri dişiye ileten pelvis yüzgecinin orta lobu. Miksipterigyum.

Unclashing : Karşı olmayan. Zıt olmayan. Çelişkili olmayan. Tutarsız olmayan.

İngilizce Clashed Türkçe anlamı, Clashed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clashed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grumbled : Mızırdanmak. Söylenmek. Dırdır etmek. Dırlanmak. Mırıldamak. Dırdır. Mırıldanmak. Yakınmak. Homurdanmak.

Differing : Farklı olmak. Farlı düşünmek. Ters düşmek. Benzememek. Ayrı.

Row : Oturma yeri dizisi. Ağız kavgası. Bir salonda yan yana dizilen koltuklardan oluşan dizi. Kürekle yürütmek. Kıyameti koparmak. Gürültü. Atışma. Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yansıra. Dizi.

Coinciding : Aynı zamana denk gelmek. Aynı zamana rastlayan. Uymak. Tutarlı olmak. Rastlamak. Denk gelmek. Aynı zamanda meydana gelen. Uygulama.

Combat : Savaşmak. Savaşım. İki kılıçoyuncusunun yenişme gözetmeden çalışma amacıyla dostça yaptıkları karşılaşma. Savaş. Muharebe etmek. Vuruşma. Mücadele. Cenk. Harp etmek.

Barging : (kuyruk veya sıra) kaynak yapma. Toslamak. Dalmak.

Embarks : Atılmak. Uçağa binmek. Gemiye bindirmek. Yüklenmek. Yüklemek. Girişmek. Kalkışmak. Uçağa bindirmek. Yolcu almak. Uçağa yüklemek.

Booms : Geliştirmek. Artırmak. Gümlemek. Gelişmek. Gürlemek. Uğuldamak. Fırlamak. Çıkış yapmak.

Collided : Ters düşmek. Zıt düşmek. Birbirine çarpmak. Tokuşmak.

Clashed synonyms : obstructed, nonopening, unopen, clash, battle, break, collision, shut, collides, be at variance with, biffing, banged, clack, diverged, fail to reach an agreement, clashes, barge, collisions, be at variable with, be in conflict, clacking, boom out, clashing, clacks, clacked, creaks, enter the lists, make a racket, contravenes, rows, boomed, stoppered, boom.

 

Clashed zıt anlamlı kelimeler, Clashed kelime anlamı

Unsealed : Mühürsüz. Açılmış. Mühürlenmemiş. Açık. Mührü kırılmış. Sonuçlandırılmamış. Mühürü açılmış.

Open : Bildirmek. Genişletmek. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Deşmek. Yarılmak. Açık. Ferah. Açık (kapı). Hiçbir perdeye basılmaksızın tellerin açık bırakıldığı veya tüm tellerin herhangi bir perdeden tek parmakla kapatıldığı durumlarda bile sık kullanılan akorların elde edilebildiği akortlama biçimi. Kısık olmayan (ses).

Unobstructed : Engellenmemiş. Tıkanmamış. Açık. Engelsiz. Tam. Kapatılmamış.