Back out of türkçesi Back out of nedir

  • Caymak.
  • Uymamak.
  • Sözünü tutmamak.
  • Anlaşmayı bozmak.
  • Vazgeçmek.
  • Sözünden dönmek.
  • Vaadini tutmamak.

Back out of ile ilgili cümleler

English: Ali came back out of the cave.
Turkish: Ali mağaradan dışarıya geri geldi.

English: You can't back out of your responsibilities.
Turkish: Sorumluluklarından vazgeçemezsin.

Back out of ingilizcede ne demek, Back out of nerede nasıl kullanılır?

Back : Geçmişe. Futbol, gitar, jimnastik, madencilik alanlarında kullanılır. Vazgeçmek. Ayak arkası. Geriye. Sırt. Savunucu. Geri. Kasalı çalgılarda kasanın arka tarafında kalan ve genellikle birbirine yapıştırılmış iki simetrik parçadan oluşan ağaç tabakası. Arkaya.

Out : Meydana çıkmak. Dışarıda. Çıkarmak. Kovmak. Nakavt etmek. Ortaya çıkmak. Yanmak. Dışarı çıkarmak. Dışarı. Dışarı atmak.

Of : -nın. Karşı. Li. -den. -li. İle ilgili. Yüzünden. Den. -nin. -den övünerek bahsetmek.

Back out : Geri çekmek. Caymak. Vazgeçmek. Sözünü tutmamak.

Out of : -den uzak. Arasından. -in dışında. Dışına. -sız. -den dışarı. -da.....-ı -den....-ü -nin haricinde veya (oran olarak). -dan. -siz. Dışında.

Out of control : Kontrolden çıkmış. Çığrından çıkmış. Kontrol edilemez. Kontrolden çıkmış olmak. Kendini kaybetmiş (öfkeden). Kontrol edilemeyen. Denetim dışı. Zaptedilemez. Ele avuca sığmaz.

 

Out of commission : Görev yapamaz durumda. Kötü durumda. Hizmet dışı. Bozuk. Çalışamaz durumda. Kullanılmaz durumda.

Out of buffers : Arabellek bitti. Arabellek yetersiz.

Out of band signaling : Bantdışı imleşim.

Out of balance : Dengesiz. Düzensiz. Denksiz. Balanssız.

İngilizce Back out of Türkçe anlamı, Back out of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Back out of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deflects : Çevrilmek. Dönmek. Yönünü değiştirmek. Sapmak. Çevirmek. Başka yöne çevirmek. Çıvdırmak. Döndürmek. Saptırmak.

Abandons : Viran hale getirmek. Yüzüstü bırakmak. Boşlamak. Bırakmak. Terk etmek. El etek çekmek. Kesmek. Terketmek. Yarıda kesmek.

Be at variable with : Uyuşmamak. Çelişkili olmak.

Clashed : Gümbürdemek. Çatışmak. Gürültü yapmak. Bindirmek. Çarpmak. Çarpışma. Çarpışmak. Mücadeleye girişmek. Gitmemek.

Renege : Kurallara uymamak. Dininden dönmek. Hile yapmak. Dönmek. Reddetmek.

Recant : Dönmek. Fikrini değiştirmek. Sözünü geri almak. -i bırakmak. Bırakmak. -den dönmek.

Be unsuitable : Uygun olmamak. Bayağı kaçmak.

Dishonor : Rezil etmek. Şerefini beş paralık etmek. Leke sürmek. Şeref ve haysiyetini kırmak. Lekelemek. Şerefini sarsmak. İki paralık etmek. Namusuna leke sürmek. Onursuzluk etmek. Kepaze etmek.

Break a promise : Verdiği sözü yerine getirmemek. Verdiği sözü bozmak. Dönmek. Sözünde durmamak.

Dishonouring : Şerefini sarsmak. Rezil etmek. Ödememe. Kabul etmeme. Çek veya poliçeyi ödememe. Onursuzluk etmek. İtibar etmeme. Leke sürmek. Namusunu kirletmek.

 

Back out of synonyms : abdicating, cry off, backtracks, backtracked, dishonoring, abandon, ratting, back pedal, clashing, depart, fudged, backing out, back down, departs, abjured, contravened, dishonour, back down from, break, break an agreement, contravening, fudge, abdicated, go back on, be at variance, deflecting, disappoints, infringes, abandon hope, fudges, break faith, be out of keeping with, go without.