Out of commission türkçesi Out of commission nedir
- Çalışamaz durumda.
- Kötü durumda.
- Hizmet dışı.
- Bozuk.
- Görev yapamaz durumda.
- Kullanılmaz durumda.
Out of commission ingilizcede ne demek, Out of commission nerede nasıl kullanılır?
Out : Yanmak. Çıkış. Çıkarmak. Bayılmak. Nakavt etmek. Kovmak. Meydana çıkmak. Dışarı çıkarmak. Dışarı atmak. Dışarı.
Of : -dan. Li. İle ilgili. Hakkında. Karşı. -li. -in. -den övünerek bahsetmek. In. -den.
Commission : Komisyon. Alım ve satım işlemlerinde yanlar arasında aracılık yapan ve bunları düzenleyen kişilerin bu çalışma ve çabaları karşılığında her iki yandan da aldıkları paralar. Talimat. Bir ticari işlemin gerçekleştirilmesine aracılık eden kişiye hizmeti karşılığında işlem tutarının belli bir oranında yapılan ödeme. Memur etmek. Heyet. Mahvetmek. Yıkmak. Atamak. Ismarlama.
Put out of commission : İşlemez hale getirmek. Mahvetmek. Yıkmak.
Out of : Dışında. Dışına. -den yapılmış. -den dışarı. -dan. -in dışında. -siz. -da.....-ı -den....-ü -nin haricinde veya (oran olarak). Arasından. -den uzak.
Out of action : İşlemeyecek hale gelmiş. Kullanımdan çıkarılmış. Kullanılmaz halde. Sakatlanmış. Kullanım dışı. Çalışmaz halde. Saf dışı (oyuncu veya asker).
Out of curiosity : Meraktan dolayı. Meraktan. Öğrenme merakından dolayı.
Out of control : Kontrolden çıkmış olmak. Kontrol edilemez. Kontrol edilemeyen. Denetim dışı. Ele avuca sığmaz. Zaptedilemez. Kendini kaybetmiş (öfkeden). Kontrolden çıkmış. Çığrından çıkmış.
Out of band signaling : Bantdışı imleşim.
Out of buffers : Arabellek yetersiz. Arabellek bitti.
İngilizce Out of commission Türkçe anlamı, Out of commission eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Out of commission ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cactuses : Kaktüs. Çalışmayan. Frenk inciri. Atlasçiçeği.
Up a gum tree : Çetrefilli. Zor durumda. Güç durumda.
Bad : Kem. Yıkım. Çürük. Sahte. Yetersiz çelgi. Batak. Kötülük. Kokuşmuş.
Far gone : Çok eskimiş. Sona yaklaşan. Bir ayağı çukurda. Sonuna merdiven dayamış. Onarıma gereksinim duyan. Kullanılmaz halde. Ölmek üzere. İleri bir aşamada. Çok eski.
Bumpiest : Tümsekli. İnişli çıkışlı. Arızalı. Yamru yumru. Sarsıntılı. Engebeli.
Bumpy : Engebeli. Düzensiz. İnişli çıkışlı. Tümsekli. Yamru yumru. Çıkıntılı. Bozuk tempolu. Şöyle böyle. Sarsıntılı.
In bad shape : Zayıf sağlıklı. Kötü bir fiziksel durumda. Kötü biçimli. Zayıf bir fiziksel halde. Sarhoş. Kötü şekilli.
Clapped out : Bitkin. Bıkkın. Bitik. Ahı gitmiş vahı kalmış. Külüstür. Dökük. Bitap düşmüş. Harcanmış. Enerjisi tükenmiş. (ingiliz argosu) yorgun.
In bad repair : Kötü onarılmış. İyi tamir edilmemiş. Tamirsiz.
Out of commission synonyms : in bad order, damaged, out of use, in a bad condition, corrupted, ill conditioned, broken, abusive, cock a hoop, bumpier, flyblown, amiss, deader, cactus, out of function, in bad condition, bummest, broken down, in a bad way, out of service.

Bu kısımda Out of commission kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Out of commission ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Out of commission anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Out of commission ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.