In bad shape türkçesi In bad shape nedir

  • Zayıf sağlıklı.
  • Kötü biçimli.
  • Kötü durumda.
  • Kötü bir fiziksel durumda.
  • Sarhoş.
  • Kötü şekilli.
  • Zayıf bir fiziksel halde.

In bad shape ile ilgili cümleler

English: The old house was in bad shape.
Turkish: Eski ev kötü bir şekildeydi.

English: You're really in bad shape.
Turkish: Sen gerçekten kötü durumdasın.

English: Ali is in bad shape.
Turkish: Ali kötü durumda.

English: Ali is in bad shape, but he's alive.
Turkish: Ali kötü durumda ama yaşıyor.

English: Ali is in bad shape these days.
Turkish: Ali bugünlerde kötü durumda.

In bad shape ingilizcede ne demek, In bad shape nerede nasıl kullanılır?

In : İçeri. Gelmiş olan. De. İçeriye. İktidardaki. Mevsimi gelmiş. Olarak. Halinde. İçeri doğru yönelen. Dahili.

Bad : Berbat. Kötü. Batak. Şanssızlık. Fena. Küfürlü. Terbiyesiz. Zarar. Kem.

Shape : Kalıbını almak. Biçimlendirmek. Kalıp. Düzenlemek. Etkilemek. Gelişmek. Biçim vermek. Şekil almak. Şekil vermek.

In bad condition : Zayıf bir durumda. Kötü durumda. Kötü bir durumda. Zayıf bir halde.

In bad faith : Samimiyetsizlikle. Kötü amaçla. Kötü niyetle.

In bad order : Kötü durumda. Bozuk.

Be in bad odor : Adı çıkmak. Kötü tanınmak. Kötü izlenim bırakmak.

Be in bad odor with : Gözünden düşmek.

 

Be in bad odor with somebody : Kötü izlenim bırakmak. Gözünde pek iyi bir insan olmamak.

In bad repair : Kötü onarılmış. İyi tamir edilmemiş. Tamirsiz. Kötü durumda.

İngilizce In bad shape Türkçe anlamı, In bad shape eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak In bad shape ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In bad order : Bozuk.

Bombed : Kafayı bulmuş. Uyuşturucu almış. Esrarın etkisinde olan.

Alky : (argo terim) ayyaş. İçkici. Alkol bağımlısı olan kimse. Alkolik. Alkol.

Blasted : Kahrolası. Allah'ın belası (argo terim). Yıkılmış. Yıldırım çarpmış. Yok olmuş. Tahrip olmuş. Lanet olası. Harap. Ölmüş.

Beerier : Bira ile sarhoş olmuş. Bira gibi.

Bacchants : Ayyaş. Baküs rahibi. İçki alemi ile ilgili.

Flyblown : Kötü. Bozuk. Bozulmuş. Kokmuş. Sineklenmiş.

Far gone : Ölümün eşiğinde. Bir ayağı çukurda. Sonuna merdiven dayamış. Onarıma gereksinim duyan. Çok eski. Çok eskimiş. İleri bir aşamada. Ölmek üzere. Sona yaklaşan.

In bad repair : Tamirsiz. Kötü onarılmış. İyi tamir edilmemiş.

Up a gum tree : Zor durumda. Çetrefilli. Güç durumda.

In bad shape synonyms : in a bad way, in a bad condition, boozer, blotto, bacchic, blitzed, in bad condition, ill conditioned, blathered, boozed, bacchant, beery, beeriest, besotted, out of commission, blind drunk.