Back out türkçesi Back out nedir

  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Geri çekmek.
  • Sözünü tutmamak.
  • Vazgeçmek.
  • Caymak.

Back out ile ilgili cümleler

English: Ali came back out of the cave.
Turkish: Ali mağaradan dışarıya geri geldi.

English: You can't back out of your responsibilities.
Turkish: Sorumluluklarından vazgeçemezsin.

English: Ali walked back out the door.
Turkish: Ali kapıdan dışarıya doğru geri yürüdü.

English: Ali can't back out now.
Turkish: Ali şimdi sözünden dönemez.

English: We can't go back out there.
Turkish: Oraya geri gidemeyiz.

Back out ingilizcede ne demek, Back out nerede nasıl kullanılır?

Back : Arka çıkmak. Savunucu. Geçmişte. Geride. Art. Ayak arkası. Önce. Geçmişe. Arkalık. Arkasını imzalamak.

Out : Yanmak. Çıkarmak. Kendini belli etmek. Meydana çıkmak. Çıkış. Nakavt etmek. Dışarı çıkarmak. Kovmak. Dışarıda. Ortaya çıkmak.

Back out of : Sözünü tutmamak. Uymamak. Caymak. Vazgeçmek. Vaadini tutmamak. Anlaşmayı bozmak. Sözünden dönmek.

Back action : Ters etki. Aksi tesir.

Back alley abortion : Özel bir evde veya derme çatma bir klinikte yetkisiz bir kimse tarafından gerçekleştirilen kürtaj (özellikle kürtajın abd'de yasallaştırılmasından önce). Arka sokak kürtajı. Yasadışı kürtaj. Yasadışı ve sağlıksız koşullarda yapılan kürtaj.

 

Back and belly : Giyecek ve gıda. Giyim ve besin.

İngilizce Back out Türkçe anlamı, Back out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Back out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fudges : Abartmak. Biraz uydurmak. Kesin bir tavır almamak. Sahtekarlık yapmak. Geçiştirmek. Kaçınmak. Uyduruk kaydırık yapmak. Uydurmak. Taklidini yapmak.

Access mechanism : Erişim düzeneği. Erişim mekanizması.

Draw away : Çekmek. Uzaklaşmak. Hızla çekmek. Rakiplerinin önüne geçmek. Çekip ayırmak. (rakipleriyle) arayı açmak. Uzaklaştırmak. Ayrılmak. Çekilmek.

Go without : Olmadan idare etmek. -siz yapabilmek. Mahrum olmak. -sız idare etmek. Bırakmak. Olmadan devam etmek. Onsuz yapabilmek. Yoksun olmak.

Absolute device : Salt aygıt. Mutlak aygıt.

Abstentions : Kaçınma. Çekimser kalma. Oy vermeme. Sakınma. İmtina. Uzak durma. Çekinme. Çekimser oy. Çekimserlik.

Recalled : Hatırlanmış. Hatırlatmak. Geri çağırmak. Anımsamak. Hatırlamak. Dönmek. Geri almak. Geri çağrılmış. Uyandırmak (duygu). Geri istenmiş.

Draw off : Çekmek. Çıkarmak. Saptırmak. Su çekme. Çekilmek. Çekip çıkarmak. Boşaltmak.

Abdicate : İmtina etmek. Bırakmak. Boynundan atmak. Terketmek (tacını ve tahtını). Terk-i saltanat etmek. Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). Feragat etmek. Tahttan çekilmek. İstifa etmek.

Fudged : Sahtekarlık yapmak. Yarım yamalak yapmak. Uyduruk kaydırık yapmak. Kesin bir tavır almamak. Baştan savma yapmak. Kaçınmak. Geçiştirmek. Biraz uydurmak. Sınırı aşmak.

Back out synonyms : back pedal, retires, recall, dishonoring, cry off, deflect, break a promise, abstention, backout, recalling, abnormal end, acception, abdicates, departs, go back on, abnegate, deflects, absolute loader, ac adapter, back, dishonour, abnegates, abjure, backing out, recant, abdicated, disappoints, back down, dishonor, back down from, draw back, abort sequence, disappoint.