Mumble türkçesi Mumble nedir

Mumble ile ilgili cümleler

English: Please don't mumble.
Turkish: Lütfen mırıldama.

English: I heard him mumble to himself.
Turkish: Onun kendi kendine mırıldandığını duydum.

Mumble ingilizcede ne demek, Mumble nerede nasıl kullanılır?

Mumbled : Mırıldamak. Ağzında gevelemek. Gevelemek. Dili dolaşmak. Mırıltı. Mırıldanmak.

Mumbles : Dili dolaşmak. Mırıltı. Mırıldanmak. Mırıldamak. Ağzında gevelemek. Gevelemek.

Mumbling : Mırıldama. Mırıldanma. Mırıldanan. Mırıltı.

Mumblings : Mırıldanan. Mırıldanma. Mırıldama. Mırıltı.

Mumbo jumbo : Lagaluga. Korkudan tapınılan şey. Anlamsız dil. Saçmalık. Put. Anlamsız konuşma. Fetiş. Anlaşılmaz ayin.

Mummer : Mamır. Orta çağ ingiltere'sinde öykü anlatana verilen, ad. Maskara. Maskaralık. Maskeli oyuncu. Maskeli aktör.

Mummery : Maskeli oyun. Anlamsız tören. Soytarılık. Maskeli eğlence. Maskaralık.

Keep mum : Süküt etmek. Sessiz durmak. Bişey hakkında konuşmamak veya sessiz kalmak. Susmak. Gıkı çıkmamak. Gık dememek.

Mum : Hanımefendi. Anne. Suskun. Anneciğim. Susmuş. Krizantem. Kasımpatı. Sus!. Sessiz. Maske ile oynamak.

Mummed : Suskun. Susmuş. Krizantem. Sus!. Hanımefendi. Kasımpatı. Anneciğim. Sessiz. Maske ile oynamak. Anne.

 

İngilizce Mumble Türkçe anlamı, Mumble eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mumble ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mumblings : Mırıldanan. Mırıldama. Mırıldanma.

Muttered : Homurdanma. Fısıltı. Homurtu. Fısıldamak. Homurdanmak. Söylenmek.

Stutters : Pepelik. Kekeleyerek söylemek. Kekelemek. Pepeleme. Teklemek. Pepelemek. Kekemelik. Kekeleme.

Vocalization : Sesli harf yerine kullanma. Ötümlüleşme. Ünlüleşme. Seslendirme. Vokal yapma.

Pur : Tatlı bir sesle söylemek. Mırlama. Mır mır etmek. Mırlamak. Hırıltı yapmak.

Murmur : Homurtu. Söylenmek. Mırıldanma. Mızmızlanma. Homurdanmak. Şikayet. Dinleme sırasında işitilen ve kalp faaliyetleriyle ilişkili bulunan kalp seslerinin tümü. ses karakteri dikkate alınmaksızın kalp sesleri veya yan sesler. Çağlamak. Uğuldamak.

Stutter : Kekeleme. Kekelemek. Kekemelik. Teklemek. Pepeleme. Pepelik. Pepelemek. Kekeleyerek söylemek.

Coo : (kumru gibi) ötmek. Kuğurmak. Cıvıldamak. Sevmek. Bir şirketin veya büyük bir organizasyonun en tepedeki yöneticisi. Kumru gibi ötmek. Öpüşüp koklaşmak. Üveymek. Chief operating officer (baş işletme görevlisi).

Babbles : Anlaşılmaz sözler söylemek. Boşboğazlık etmek. Çağıldamak. Çağlamak (su). Ağzından kaçırmak. Ağulamak. Saçmalamak. Şırıldamak. Gevezelik etmek.

Chews : Kafa yormak. Çiğneme. Ağız ile çiğnemek. Düşünmek. Düşünüp taşınmak. Çiğnemek. Düşünüp taşınma. Tütün çiğnemek. Tütün parçası. Derin derin düşünmek.

Mumble synonyms : mussitate, mince words, verbalize, splutter, waffled, champ, slurring, maunder, talk, champed, hums, slurs, bumble about, hum, cooed, burbling, babble, bleated, bumbles, stuttered, slur, purr, burble, bumble, murmurings, mutters, beat about the bush, muttering, mumbled, utter, splutters, chew, babbled.

 

Mumble ingilizce tanımı, definition of Mumble

Mumble kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To mutter. To utter words in a grumbling indistinct manner, indicating discontent or displeasure. To utter with a low, inarticulate voice. To speak with the lips partly closed, so as to render the sounds inarticulate and imperfect.