Cooing türkçesi Cooing nedir
- Cıvıldama.
- Ötme.
- Ötmek (kumru, güvercin).
- [#mırıldanma Mırıldanmak].
- Ötüşme.
- Mırıldanma.
- Cıvıldamak.
Cooing ile ilgili cümleler
English: We are cooing like pigeons.
Turkish: Güvercinler gibi ötüyoruz.
English: The pigeon is cooing in the balcony.
Turkish: Balkonda güvercin ötüyor.
English: The pigeon is cooing.
Turkish: Güvercin ötüyor.
English: I can often hear pigeons cooing outside my bedroom window.
Turkish: Ben sık sık yatak odamın penceresinin dışında güvercinlerin öttüğünü duyabiliyorum.
Cooing ingilizcede ne demek, Cooing nerede nasıl kullanılır?
Cooingly : Cıvıldayarak. Mırıldanarak.
Bill and coo : Kumrular gibi sevişmek. Sevişmek. Koklaşmak. Fingirdeşmek. Oynaşmak. Sevişip koklaşmak. Öpüşüp koklaşmak.
Coo : (kumru gibi) ötmek. Sevmek. Mırıldanmak. Cıvıldamak. Bir şirketin veya büyük bir organizasyonun en tepedeki yöneticisi. Kumru gibi ötmek. Cilveleşmek. Üveymek. Kuğurmak. Chief operating officer (baş işletme görevlisi).
Cooch : Vajina. Amcık. Am.
Cooed : Sevmek. Üveymek. Kumru gibi ötmek. Cıvıldamak. Kuğurmak. Mırıldanmak. Ötmek (kumru, güvercin). Cilveleşmek. (kumru gibi) ötmek. Öpüşüp koklaşmak.
Cook in liquid : Sıvıda pişirmek.
Cook by baking : Fırında pişirmek.
Cooeyed : Cooee. ” cooee “ bağırışını bağırmak veya haykırmak.
Cooee : Dikkat çekmek için avustralya yerli halkı tarafından söylenen uzatılmış bağırış.
Cook house : Toplu yemek pişirilen mutfak.
İngilizce Cooing Türkçe anlamı, Cooing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cooing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Babble : Çağlamak (su). Uğultu. Ağzından kaçırmak. Çağıldamak. Karmaşık konuşma. Sır söylemek. Şırıltı. Ağulamak. Anlaşılması güç konuşma.
Bond : Birleşme. Belirli miktar paranın, belirli bir vade sonunda ödeneceğini gösteren, üzerinde düzenleme yeri veya ödeme yeri ifadelerinden en az birinin bulunduğu bir yıldan kısa vadeli borç senedi. krş. adi senet, tahvil. Kimi gümrük işlemlerinde, bir şeyin yapılması ya da yapılmaması için, ilgili kişiden, biçimine uygun olarak gümrükçe alınan belge. Rabıta. Atom ya da yükünlerin, bağımsız moleküller oluşturmasını sağlayan kuvvetlerden doğan etkileşim türü. (durgun elektriksel etkileşimlerin oluşturduğu yükünsel bağ, elektron ortaklaşmasından doğan ortaklaşma bağı gibi türleri vardır.). Antrepoya koymak. Muhabbet. Bağlamak. Fizik, kimya, gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Birbirine yapışma.
Song : Güfte. Günlük ve politik konulara ya da aşk, şarap, yaşama sevinci gibi konulara değinen, kabarelerde söylenen şarkı, müzikli oyunlarda tek kişinin söylediği şarkı. örnek: brecht'in yapıtları. Ötüş. Şarkıcılık. Güncel konulara, aşk konularına, yaşama sevincine değinen, kabarelerde söylenen şarkı. epik tiyatroda oyuncuların açıklamalı ezgileri. Yır. Türkü. Şiir. Şanson.
Stick to : Bağlı kalmak. Sıkı sıkıya sarılmak. Ayrılmamak. Değiştirmeyi reddetmek. Yerine getirmek. Yapışmak. Sadık kalmak. Bırakmamak. Tutmak. Bir konuya yoğunlaşmak.
Cleave : Bölünmek. Yarmak. Delmek. İkiye ayrılmak. Bölmek. Yarılmak. Açmak. Sadık kalmak. Bağlı olmak. Yapışmak.
Adjoin : Bitiştirmek. Bitişik olmak. Katmak. Yan yana koymak. Yan yana olmak. Eklemek.
Adhere : Katılmak. Bağlı kalmak. Yapışmak. Üyesi olmak. Bağlanmak. Bağlı olmak. İltihak etmek. Bitiştirmek. Girmek.
Babblings : Agulama. Bebeleme. Bebekçe (konuşma). Gevezelik et. Gevezelik. Bebek konuşması. Boşboğazlık.
Bumble : Perişan etmek. Yanısıra çekilmek. Ayağı takılmak. Kekeleyerek konuşmak. Tökezlemek. Homurdanmak. Hata yapmak. Eline yüzüne bulaştırmak. Kendini beğenmiş memur. Gevelemek.
Murmuration : Sığırcık kuşları sürüsü. Homurdanma. Sığırcık sürüsü.
Cooing synonyms : hold fast, chirruped, cheeped, bleat, mumbling, approaching, babbling, mutterings, rhubarb, mumblings, chittering, grumbling, forthcoming, murmuring, cheep, cheeps, attach, crooning, songs, chippered, babbles, murmurings, cooed, warble, chippers, future, chirped, burble, burbles, cohere, chitter, warbled, coos.
Cooing zıt anlamlı kelimeler, Cooing kelime anlamı
Past : Geçmiş. Geçmiş zaman. -sız. Geçmişte kalan. Dilb.geçmiş. Sabık. Evveliyat. Sona ermiş. Bir kimsenin geçmişi. Olmuş.
Present : Tanıştırmak. Sahnede göstermek. Adamla getirtme. Tanıtmak. Hediye. Takdim etmek. Halihazır. Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda yapıldığını ve süregelmekte olduğunu gösteren zaman. bk. şimdiki zaman kipi. Temsil etmek. Sunmak.
Detach : Kopmak. Sökmek. Çıkmak. Ayrılmak. Koparmak. Ayırmak. Çözmek. Özel görevlendirmek. Çıkarmak.

Bu kısımda Cooing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cooing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cooing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cooing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.