Pleasant türkçesi Pleasant nedir

Pleasant ile ilgili cümleler

English: An uninvited guest is a pleasant surprise.
Turkish: Davetsiz bir misafir hoş bir sürprizdir.

English: As always, Keiko showed us a pleasant smile.
Turkish: Keiko bize her zamanki gibi hoş bir gülümseme gösterdi.

English: Her voice is pleasant to listen to.
Turkish: Sesi dinlemek için hoş.

English: I found it pleasant walking in the country.
Turkish: Kırsalda gezmeyi zevkli buldum.

English: His talk is always pleasant to listen to.
Turkish: Onun konuşmasını dinlemek her zaman hoş.

Pleasant ingilizcede ne demek, Pleasant nerede nasıl kullanılır?

Have a pleasant journey : İyi yolculuklar.

Pleasanter : Güzel. Tatlı. Şirin. Sevimli. Keyifli. Hoş.

Pleasantest : Hoş. Şirin. Sevimli. Keyifli. Güzel. Tatlı.

Pleasantly : Bülbül gibi. Hoş bir şekilde. Hoş. Güzel. Hoşça.

Pleasantness : Zevk. Güzellik. Memnuniyet. Hoşa giden şey. Hoşa gitme. Memnuniyetlik. Tatlılık. Hoşluk.

Unpleasant monetarist aritmetic : Parasalcıların enflasyonu parasal bir olgu olarak açıklamasına yönelik olarak yeni klasik okul iktisatçılarından t. sargent ve n. wallace tarafından yapılan, uzun dönemde bütçe açıklarının borçlanmayla finansmanının merkez bankasının karşılıksız para basımıyla finansmanına göre daha fazla enflasyonist etki yaratacağı biçimindeki eleştiri. Hoş olmayan parasalcı aritmetik.

 

Unpleasantly : Nahoşça. Fena halde. Soğuk bir şekilde.

Late unpleasantness : Abd iç savaşı.

Unpleasant smell : Kötü koku.

Pleasantry : Espri. Latife. Şaka. Hoş söz. Neşe. Hoş şaka. Hoşbeş. Şakacılık.

İngilizce Pleasant Türkçe anlamı, Pleasant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pleasant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Canniest : Dikkatli. İdareli. Sessiz. Sakin. Zarif. Hünerli. Uyanık. Tedbirli. Açıkgöz.

Idyllic : Sessiz. Pastoral. Sakin. Zarif. Cennet gibi. Kır hayatına ait. Sanki bir idilden alınmış. Tertemiz. İdilik.

Byss : Kadar. Nezdinde. Geçip. Geçecek biçimde. -e bakarak. Evde. Eve. Geçişli biçimde. Aşkına.

Cutesier : Çok güzel ve sevimli.

Cuddlier : İnsanın sarılası gelen. Sevgili. Yumuşacık. Kucaklanası.

Fit as a fiddle : Neşeli. Turp gibi. Kelle kulak yerinde. Demir gibi. Sapasağlam.

Candids : Asıl fikrini gizlemeyen. Açık yürekli. Dobra dobra. Toksözlü. Riyasız. Dobra. Gerçek. İçten. Açık.

Cosy : Kılıf. Çaydanlık kılıfı. Örtü. Kuytu. Sıcacık. Konforlu. Ev gibi.

By : Geçişli biçimde. Yan. Eve. Takma. Evde. Aşkına. Ek. Geçip. Nezdinde.

Buoyantly : Dalgalanırken. Neşeli bir halde. Yüzerek. Canlı bir şekilde. Yüzerken. Kaygısız bir şekilde. Şen şakrak.

Pleasant synonyms : confetto, darlings, adjacent, chummiest, frabjous, companionable, lovely, bonnier, gratifying, funnier, childlike, fairer, calli, funniest, beautifully, outgoing, delightful, friendliest, cutesy, friendlier, bon, coziest, amusing, comely, cheeriest, comelier, charming, catchier, blancmanges, bonny, comeliest, loveliest, blissful.

 

Pleasant zıt anlamlı kelimeler, Pleasant kelime anlamı

Ill natured : Huysuz. Kötü huylu. Zalim. Serkeş. Sert. Kaba. Ters. Aksi.

Unpleasant : Hoş olmayan. Sıkıcı. Aynasız. Çirkin. Sevimsiz. Nahoş. Hoşa gitmeyen. Fena. Antipatik. Tatsız.

Displeasing : Hoşa gitmeyen. Nahoş. Gücendiren. Gücendirme. Can sıkıcı. Kızdıran.

Pleasant antonyms : unpleasantness, nasty.

Pleasant ingilizce tanımı, definition of Pleasant

Pleasant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Pleasing. Grateful to the mind or to the senses. A humorist. As, a pleasant journey. A buffoon. A wit. Agreeable. Pleasant weather.