Unpleasant smell türkçesi Unpleasant smell nedir

  • Kötü koku.

Unpleasant smell ile ilgili cümleler

English: This fruit has an unpleasant smell.
Turkish: Bu meyvenin hoş olmayan bir kokusu var.

Unpleasant smell ingilizcede ne demek, Unpleasant smell nerede nasıl kullanılır?

Unpleasant : Sevimsiz. Çirkin. Nahoş. Aynasız. Sıkıcı. Kaba. Hoş olmayan. Fena. Tatsız. Antipatik.

Smell : Koku almak. Kötü kokmak. -in kokusundan (bir şeyi) anlamak. Pis kokmak. Koku alma duyusu. Koklamak. Kokmak. Koku. Eser. Koklama.

Unpleasant experience : Acı tecrübe.

Unpleasant incident : Tatsız olay. Hoş olmayan hadise.

Unpleasant monetarist aritmetic : Hoş olmayan parasalcı aritmetik. Parasalcıların enflasyonu parasal bir olgu olarak açıklamasına yönelik olarak yeni klasik okul iktisatçılarından t. sargent ve n. wallace tarafından yapılan, uzun dönemde bütçe açıklarının borçlanmayla finansmanının merkez bankasının karşılıksız para basımıyla finansmanına göre daha fazla enflasyonist etki yaratacağı biçimindeki eleştiri.

Unpleasantly : Nahoşça. Fena halde. Soğuk bir şekilde.

İngilizce Unpleasant smell Türkçe anlamı, Unpleasant smell eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unpleasant smell ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Malodor : Ağız kokusu.

 

Foetor : Kokuşma.

Effluvium : İstenmeyen koku. Efluviyum. Pis buğu.

Effluvia : İstenmeyen koku. Efluviyum. Çevreye yayılan kötü ya da zararlı madde.

Nasty scent : Pis koku. İğrenç koku.

Malodors : Ağız kokusu.

Fetor : Pis koku.

Fetidity : İğrenç bir kokusu olma. Hoşa gitmeyen bir kokusu olma.

Fust : Sütun gövdesi. Küflülük. Köhnelik.

Unpleasant smell synonyms : fetors, effluvias, malodour, acrid smell, mephitis, effluviums, foetors.