Envenom türkçesi Envenom nedir

Envenom ingilizcede ne demek, Envenom nerede nasıl kullanılır?

Envenomation : Zehirli bir iğne veya ısırık tarafından zehirlenme. Zehirlenme. Zehir tarafından zehirlenme. Zehirli bir maddeyi veya hayvan zehrini ısırıkla veya iğne ile enjekte etme eylemi.

Envenomed : Acılık verilmiş. Nefretle dolmuş. Bozulmuş. Zehir katılmış. Zehirlenmiş. Zehirli hale getirilmiş.

Envenoming : Dolduruşa getirmek. Bozma. Acılık verme. Zehirlemek. Zehirleme. Kızıştırmak. Zehir katma. Zehir katmak. Aşılamak.

Envenomization : Envenomizasyon.

Envenoms : Bozmak. Dolduruşa getirmek. Kızıştırmak. Zehir katmak. Zehirlemek. Aşılamak.

Envelope detection : Zarfla algılama.

Envelope delay : Zarf geciktirmesi. Zarf gecikmesi.

Envelope : Bilgisayar, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Zarf. Değiştirime uğramış bir dalganın en uç bölümlerini yani genliğin üst bölümlerini gösteren eğri. Zarflamak. Virüs tarafında kodlanan proteinlerle tomurcuklanma sırasında hücreden alınan lipoprotein tabakadan oluşan ve bazı virüs ailelerinde kapsit yapının üzerinde bulunan yapı ögesi. Mektup zarfı.

Envelope creation : Zarf hazırlama. Zarf oluşturma.

Envelope curve : Zarf eğrisi. Uzun dönemde firmanın toplam çıktısı ile maliyetleri arasındaki ilişkiyi gösteren ve firmanın geleceğe ilişkin kararlarında kullandığı ve her bir kısa dönem maliyet eğrisini alttan zarf gibi saran planlama eğrisi. Uzun dönem maliyet eğrisi. Sarma eğrisi.

 

İngilizce Envenom Türkçe anlamı, Envenom eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Envenom ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exacerbate : Yangına körükle gitmek. Alevlenmek. Kızdırmak. Kötüleştirmek. Şiddetlendirmek. Artırmak (kötü durumdaki bir şeyi). Ağırlaştırmak. Daha kötü bir duruma sokmak. Alevlendirmek.

Poisoned : Zehirlenmiş. Zehir vermek. Zehirli.

Escalate : Tırmanmak. Çıkmak. Artırmak. Yükseltmek. Tırmandırmak. Yükseltmek (fiyat vb'ni). Kızışmak. Yükselmek. Fiyatı yükseltmek.

Goad into : Kışkırtmak. -e kışkırtmak.

Aggravate : Kötüleştirmek. Ciddileştirmek. Zorlaştırmak. Azdırmak. Azıştırmak. Şiddetlendirmek. Sinirlendirmek. Kızdırmak. Ağırlaştırmak.

Addle : Çürük. Kokmak. Cılk. Kokuşturmak. Çürümek. Bozulmak (yum.). Kafa karıştırmak. Çürütmek. Kokmak (yum.).

Imbues : Doldurmak. Boyamak. Telkin etmek. Emdirmek. Kafasına sokmak.

Embitter : Acılaştırmak. Hırçınlaştırmak. Hayata küstürmek. Körüklemek. Dünyadan nefret ettirmek. Gücendirmek. Üzmek. Canından bezdirmek. Ters ve huysuz yapmak. Ekşitmek.

Graft : Rüşvet vermek. Aşı. Bazı hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda enjekte edilen ölü ya da zayıf bakteri süspansiyonu. inokulasyon. bir ağacın gövdesi ya da dalına daha verimli olması için aşılanan aynı (otograft) ya da yakın bir türe ait (heterograft) bitki parçası. Yama. Yolsuzluk yapmak. Vücudun bir bölgesini örtmek veya bir eksikliği desteklemek için eklenen bir parça canlı doku, greft. Yolsuzluk. Nakletmek. Organ nakli.

 

Envenom synonyms : envenoms, alcoholizing, fertilize, change, alloy, abet, modify, abolishes, escalates, grafts, fertilise, fertilises, abolish, intoxicate, engrafted, imbuing, adulterate, incites, aggravates, abets, envenoming, empoison, egg on, heat up, acerbate, contaminate, exacerbates, resent, poison, adulterates, fertilizes, adulterating, imbue.

Envenom ingilizce tanımı, definition of Envenom

Envenom kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Also, to poison (a person) by impregnating with venom. To taint or impregnate with venom, or any substance noxious to life. As, envenomed meat, wine, or arrow. To render dangerous or deadly by poison, as food, drink, a weapon. To poison.