Flurry türkçesi Flurry nedir

Flurry ingilizcede ne demek, Flurry nerede nasıl kullanılır?

Flurry of reactions : Reaksiyonun şiddetlenmesi. Reaksiyonların aniden parlaması.

Flurrying : İki ayağını bir pabuca sokmak. Heyecanlanmak. Sinirlendirmek. Ani canlılık. Sağanak. Telaşa düşürmek. Telaşlanmak. İki ayağını bir pabuca koymak. Telaşlandırmak. Heyecan.

Flurried : Heyecanlanmış. Telaşlı.

Flurries : Telaşlandırmak. İki ayağını bir pabuca sokmak.

Get flurried : Telaşlanmak. Telaşa düşmek.

Enflurane : Enfluran. Veteriner hekimlikte, evcil hayvanların genel anestezisi amacıyla kullanılan ve 2-kloro-1, 2, 3-trifloro-diflorometileter yapısında olan uçucu genel anestezik bir madde.

Flury virus : Flury suşu. Fluri virüs.

Flu bug : Grip virüsü.

Flu shot : Grip aşısı.

Desfluran : Desfluran. Yapısında flor bulunan, dietil eter yapılı bir uçucu anestezik.

İngilizce Flurry Türkçe anlamı, Flurry eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flurry ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Downpours : Şiddetli yağmur. Sağanak yağış.

Discomfit : Yenmek. Bozum etmek. Mağlup etmek. Sinir etmek. Mosmor etmek (argo terim). Mosmor etmek. Şaşırtmak. Bozmak.

 

Discomfiting : Yenmek. Mosmor etmek (argo terim). Bozum etmek. Mağlup etmek. Sinir etmek. Mosmor etmek. Bozmak. Şaşırtmak.

Bustles : Telaş. Koşuşmak. Aceleyle hareket etmek. Faaliyet. Acele etmek. Telaş etmek. Acele. Koşuşturmak. Koşuşturma.

Arousals : Canlandırma. Uyarılma. Uyarma.

Acerbate : Sabrını tüketmek. Acılaştırmak. Huysuzlaştırmak.

Flapped : Zırvalamak. Savurmak. Sinirlenmek. Kanat çırpmak. Saçmalamak. Sallanmak. Titrek ünsüz. Dil sırtını geriye doğru kabarıp, kenarlarının diş- ön damak sınırında yer aldığı sırada, dil ucunun diş etine hafifçe çarpması ve aradan geçen havanın titremesi ile oluşan akıcı r ünsüzü. Titrek.

Flush : Yüz kızarması. Basınçlı su ile temizleme. Aynı boyda olarak. Yüzü kızartmak. Yüze kan hücumu. Fışkırtmak. Heyecanlandırmak. Yüzü kızarmak. Fışkırtma. Düz.

Disquieted : Huzurunu kaçırmak. Endişelendirmek. Üzmek. Kaygılandırmak. Tedirginlik yaratmak. Rahatsız etmek. Endişe vermek. Endişe uyandırmak. Tedirgin etmek. Huzurunu bozmak.

Flurry synonyms : be excited, alarm, agitate, arousal, ardours, drench, flurrying, fluster, ruction, drenches, brash, chicken out, agitation, annoys, ardour, bustle, move, ruckus, downfalling, drenching, rumpus, disconcert, acerbating, angered, tumult, down pour, buggering, stir, angers, animations, annoy, bustled, agitations.

Flurry zıt anlamlı kelimeler, Flurry kelime anlamı

Stand still : Kıpırdamamak. Hareketsiz kalmak. Hareket etmemek. Hareketsiz durmak. Kımıldamamak. Kımıldamadan durmak.

Flurry ingilizce tanımı, definition of Flurry

Flurry kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a flurry of wind. A light, temporary breeze. To excite or alarm. To put in a state of agitation. A sudden and brief blast or gust.