Flurries türkçesi Flurries nedir

Flurries ingilizcede ne demek, Flurries nerede nasıl kullanılır?

Flurried : Heyecanlanmış. Telaşlı.

Get flurried : Telaşa düşmek. Telaşlanmak.

Flurry : Telaşlanmak. Sağanak. Ani canlılık. Heyecanlanmak. Heyecan. Telaşa düşürmek. İki ayağını bir pabuca sokmak. İki ayağını bir pabuca koymak. Sinirlendirmek. Telaşlandırmak.

Flurry of reactions : Reaksiyonun şiddetlenmesi. Reaksiyonların aniden parlaması.

Flurrying : Telaşlandırmak. Sağanak. İki ayağını bir pabuca koymak. Telaşa düşürmek. Ani canlılık. Telaşlanmak. Heyecanlanmak. İki ayağını bir pabuca sokmak. Sinirlendirmek. Heyecan.

Desfluran : Yapısında flor bulunan, dietil eter yapılı bir uçucu anestezik. Desfluran.

Enflurane : Enfluran. Veteriner hekimlikte, evcil hayvanların genel anestezisi amacıyla kullanılan ve 2-kloro-1, 2, 3-trifloro-diflorometileter yapısında olan uçucu genel anestezik bir madde.

Flury virus : Flury suşu. Fluri virüs.

Sevoflurane : İnhalasyon yoluyla kullanılan bir genel anestezik madde. Sevofluran.

Dexfenfluramine : Deksfenfluramin. Redux marka adıyla satılmıştır. Artık mevcut olmayan ve önceden obezite tedavisinde kullanılan zayıflama ilacı (1997'de amerika birleşik devletleri'nde piyasadan çekildi ve ondan sonra da tüm dünyada piyasadan çekildi).

 

İngilizce Flurries Türkçe anlamı, Flurries eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flurries ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Garment worker : Terzi işçisi.

Disquiets : Kaygılandırmak. Huzurunu kaçırmak. Huzurunu bozmak. Tedirgin etmek. Endişe vermek. Rahatsız etmek. Endişe uyandırmak. Üzmek. Tedirginlik yaratmak.

Agitate : Sarsmak. Ortalığı karıştırmak. Yaygara koparmak. Sallamak. Kışkırtmak. Tahrik etmek. Propaganda yapmak. Acı vermek. Üzmek. Kamuoyunu kışkırtmak.

Flurry : Ani canlılık. Heyecan. Sağanak. Telaşlanmak. Telaşa düşürmek. Heyecanlanmak. İki ayağını bir pabuca koymak. Sinirlendirmek.

Disquieted : Rahatsız etmek. Kaygılandırmak. Tedirgin etmek. Üzmek. Tedirginlik yaratmak. Endişelendirmek. Huzurunu bozmak. Endişe uyandırmak. Huzurunu kaçırmak. Endişe vermek.

Agitates : Çalkalanmak. Galeyana getirmek. Sallamak. Sarsmak. Kışkırtmak. Propaganda yapmak. Dalgalandırmak. Çalkalamak. Tahrik etmek.

Disconcerts : Endişelenmek. Düzenini bozmak. Sinirlendirmek. Karıştırmak. Foslatmak. Huzurunu kaçırmak. Şaşırtmak. Ahengini bozmak. Bozmak.

Confuses : Kafası karışmak. Karman çorman etmek. Afallatmak. Serseme çevirmek. Şaşırtmak. Karıştırmak. Kafa karıştırmak. Farkedememek. Ayırt edememek.

Confuse : Kafasını karıştırmak. Birbirine karıştırmak. Karıştırmak. Kafa karıştırmak. Şaşırtmak. Zihinsel karıştırmak. Bozmak. Afallatmak. Serseme çevirmek.

Faze : Çözmek. Moralini bozmak. Korkutmak. Rahatsız etmek (argo terim). Düşündürmek. Altüst etmek. Sinirlerini bozmak. Ürkütmek. Ödünü koparmak. Cesaretini kırmak.

Flurries synonyms : garmentmaker, disconcert, ferment, excite, alarm, excites, cloakmaker, disquiet.