Run a risk türkçesi Run a risk nedir

  • Tehlikeye girmek.
  • Rizikoya girmek.
  • Riske girmek.
  • Tehlikeyi göze almak.

Run a risk ingilizcede ne demek, Run a risk nerede nasıl kullanılır?

Run : Yürürlükte olmak. Göstermek (film). Çalıştırmak. Taşımak. Çalışmak. Adaylığını koymak. Yayınlamak. Koşmak. Götürmek. İşletmek.

A : En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Atom ağırlığı. Argonun simgesi. Miktar belirtir. Pek iyi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. La (müzik terimi). Amperin simgesi. Herhangi bir. Belirli bir tür veya nitelikteki.

Risk : Korkululuk-korkulu durum. Risk almak. Zarar olasılığı. Kaçını. Sigorta edilen. Bir olayın gerçekleşme kazanışının düşüklüğünden doğan götürücü durum. bk. götürü. Bir olayın meydana gelme olasılığı. epidemiyolojik çalışmalarda, bir bireyin, belli bir toplum ve dönem içinde belli bir hastalığı taşıma olasılığı. insan sağlığına zararlı olma olasılığının ölçüsü. İktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tehlike. Risk oluşturmak.

Run a blockade : Bir engel ve maniadan kurtulmak ve sıyrılmak. Ablukayı yarmak. Bir ablukadan kaçınmak. Bir kuşatmadan kaçmak.

Run a boundary : Sınırı geçmek.

Run across : Tesadüf etmek. Rastlamak. Rast gelmek. Karşılaşmak. İle karşılaşmak. Rastlaşmak. Koşarak geçmek. Tesadüfen karşılaşmak. -in bir kenarından öbür kenarına koşmak. -e rastlamak.

 

Run along : Uzanmak. (bir yerden dışarı) çıkmak veya gitmek. Geçinmek. Boyunca gitmek. Gitmek. (bir yeri) terketmek.

Run a business : Çekip çevirmek. İşi çekip çevirmek. İşi yönetmek. Bir işi yönetmek.

Run about : Koşuşturmak. Öteye beriye koşmak. Koşuşmak.

Run aground : Karaya oturmak. Batmak. Denizin dibini boylamak.

İngilizce Run a risk Türkçe anlamı, Run a risk eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Run a risk ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dare : Yürekli olma. Kafa tutmak. Cüret etmek. Yeltenmek. Cesaretlendirmek. Meydan okuma. Cesaret etmek. Kafa tutmak (argo terim). Zorlamak.

Take a crack at : Son bir deneme yapmak. Sırası gelmek. Son bir girişimde bulunmak.

Take a chance : Şans yakalamak. Eline şans geçmek. Şansını kullanmak. Riski göze almak. Denemek. Bir kere denemek. Şansını denemek. Rizikoyu göze almak. Kendini riske atmak.

Adventure oneself : Cesaret etmek.

Chance it : Risk al!. Şansını dene!. Bir kez dene!. Şansını bir denemek. Bir denemek.

Hazard : Risk. Afet. Cesaret etmek. Tehlike. Kumar. Rastlanı. Tehlikeye maruz kalmak. Denemelerin yansız olması koşuluyla, salt olasılık ya da rastlantı ilkesine göre gerçekleşeceği varsayılan durum ya da sonuç. Topu deliğe sokan vuruş. Riske sokmak.

Sail close to the wind : Kendini tehlikeye atmak. Tehlikeli sularda yüzmek. Rüzgara yakın gitmek. Orsasına seyretmek. Risk almak. Rüzgar istikametinde gitmek. Riskli işler yapmak.

Hazarded : Cesaret etmek. Tehlike. Riske etmek. Tehlikeye maruz kalmak. Riske sokmak. Şansa bırakmak. Söylemek. Tehlikeye atmak. Risk.

Hazarding : Tehlikeye maruz kalmak. Riske sokmak. Şansa bırakma. Tehlikeye atmak. Söylemek.

Run a risk synonyms : take the risk, chancing, lay on the line, chanced, take the plunge, chance, dares, have a whack at, dared, take a risk.