Şans nedir, Şans ne demek

Şans; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

"Şans" ile ilgili cümleler

  • "Bir hafta içinde kayıplar ve kazanmalarla şansım değişti." - R. H. Karay

Şans anlamı, tanımı:

Şans tanımak : İmkân vermek, fırsat vermek.

Şansa bırakmak : Oluruna bırakmak.

Şansa kalmak : Bir şeyin olabilmesi için çok az umut olmak.

Şansı dönmek : Talihi iyiyken kötü veya kötüyken iyi olmak.

Şansı yaver gitmek : Talihli olmak, bahtı açık olmak.

Şans oyunu : Talih oyunu.

Çifte şans : Toto veya iddia oyununda karşılaşan iki takım için ikili tahminde bulunma işi.

Kör şans : Kötü talih.

Şanslı : Talihi olan, talihli, ballı.

Şanslılık : Şanslı olma durumu.

Şansölye : Almanya ve Avusturya'da hükûmet başkanı.

Şansölyelik : Şansölye olma durumu.

Şanson : Şarkı. Kıta adı verilen ve şarkı gibi söylenen mısra dizisi. Melodi.

Şansonet : Küçük şanson, kısa türkü.

Şanssız : Şansı olmayan.

Şanssızlık : Şanssız olma durumu.

Mantık : Doğru düşünme sanatı ve bilimi. Doğru düşünmenin yolu ve yöntemi. Düşüncenin ve düşüncenin varlık biçimlerinin, ögelerinin, türlerinin, olanaklarının, yasalarının ve düşünce bağlamlarının bilimi, lojik.

 

Rastlantı : Bilgiye, isteğe, kurala veya belli bir sebebe dayanmaksızın oluveren karşılaşma, tesadüf.

Olay : Önemli tarihsel olgu, fenomen. Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka.

Baht : Şans. Gelecekteki olayları kaçınılmaz bir biçimde belirleyen ilahi iradenin insan ve toplum için çizdiği yaşayış biçimi, kader, talih.

Talih : Şans.

Felek : Askerî mızıkada zilli bir müzik aracı. Talih, baht, şans. Gök, gökyüzü, sema. Dünya, âlem.

Olabilir : Gerçekleşme imkânı bulunan, olur, mümkün, kabil.

Bir : Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Bu sayı kadar olan. Eş, aynı, bir boyda. Tek. Aynı, benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Sadece. Beraber. Ancak, yalnız. Sayıların ilki. Bir kez.

Şans ile ilgili Cümleler

  • Şans benim lehine döndü.
  • Şans bir gün bize de güler.
  • Burada olduğum için şanslıyım.
  • Şans benden yana bugün.
  • Şans cesurdan yanadır.
  • Biraz şans bazen beklenmedik bir başarıya götürür.
  • Köpeğim seni ısırmadığı için şanslısın.
  • Ben Tom'a bir şans daha vermeye karar verdim.
  • Şans bize karşı.
  • Şans benden yana değil.
  • Şans bugün benden yana.
  • Sen bir işin olduğu için şanslısın.
  • Ali Mary'ye ona bir şans daha vermesi için yalvardı.
  • Biz son derece şanslıydık.
 

Diğer dillerde Şans anlamı nedir?

İngilizce'de Şans ne demek? : [Sans] adj. chance, fluky, flukey

n. luck, odds, chance, fortune, hazard, opportunity, auspiciousness, fluke, Good luck!, hap, hit, inning, innings, shot, show, star, turnup

Fransızca'da Şans : chance [la], veine [la]

Almanca'da Şans : n. Chance, Dusel, Fortuna, Massel, Schwein

Rusça'da Şans : n. счастье (N), участь (F), шанс (M), вероятность (F), везение (N), фортуна (F)