Flukiest türkçesi Flukiest nedir

Flukiest ingilizcede ne demek, Flukiest nerede nasıl kullanılır?

Flukier : Tesadüf. Şansa bağlı. Dönek. Şans. Kararsız.

Fluke : Zıpkın ucu. Beklenmedik başarı. Şans eseri. Talih. Yaprak solucanlar sınıfına bağlı emici yassı kurtların genel adı. bk. büyük karaciğer kelebeği, küçük karaciğer kelebeği, akciğer kelebeği. Balina kuyruğu. Kararsız. Beklenmedik talih. Talih eseri bir raslantı. Bal.

Fluke disease : Kelebek hastalığı. Yaprağımsı emicikurtlardan ileri gelen asalaksal hastalıkların ortak adı. (hastalık, solucanların yerleştiği yere göre adlandırılır; karaciğer kelebek hastalığı, akciğer kelebek hastalığı, bağırsak kelebek hastalığı gibi.).

Flukes : Görünüşleri genellikle yaprağımsı, halkasız, sindirim aygıtı yarım, bir ya da birkaç çekmeni bulunan yassı solucanlar sınıfı; emici kurtlar. Kararsız. Yaprak solucanlar. Şans. Şans eseri. Beklenmedik talih. Talih. Sürpriz. İlkel solucanlar (scolecida) dalının, yassı solucanlar (platyhelminthes) sınıfından, vücutları ince ve kutikula ile örtülü, ergin evrede asalak olarak yaşayan, çekmenleri bulunan, anüsleri olmayan fakat sindirim kanalları iyi gelişmiş türleri olan bir takım. karaciğer kelebeği (distomum) ve şistozomum (schistosomum) cinsleri iyi bilinir. Dil balığı.

 

Flukey : Dönek. Şansa bağlı. Tesadüf. Şans. Kararsız.

Fluky : Tesadüfi. Tesadüfe dayanan. Şansa bağlı. Dönek. Tesadüf. Kararsız. Şans.

Large liver fluke : Koyun, keçi ve sığırların, çok seyrek olarak başka memelilerin, bu arada insanların karaciğer safra yollarına yerleşen emici kurt. Büyük karaciğer kelebeği.

Lesser liver fluke : Küçük karaciğer kelebeği. En çok 12 mm. uzunlukta olup, geviş getirenlerin, raslansal olarak insanların karaciğer safra yollarında yaşayan, saydam, mızrağımsı emicikurt; kumkelebeği.

Liver fluke : Koyun, sığır, keçi, at, diğer otçullar ve insanlarda parazitlenen en yaygın kelebek türü. etken insanlarda safra kanallarında tıkanmaya ve ciddi klinik semptomlara neden olabilmektedir. lymnaea cinsindeki salyangozlar parazitin ara konağıdır, distoma hepaticum, koyun karaciğer kelebeği, yaprak kelebeği. Karaciğer paraziti. Fasciola hepatica. Karaciğerde yaşayan kelebek türlerinin genel adı. a. bk. büyük karaciğer kelebeği, küçük karaciğer kelebeği. Karaciğer kelebeği. İlkel solucanlardan, yassı solucanlar (platyhelminthes) sınıfının, trematodlar (trematodes) takımından, büyük karaciğer kelebeği (distomum hepatica) ve küçük karaciğer kelebeği (d.lanceolatum) türleri koyun ve sığırların karaciğerlerinde yaşayan, kanşık ve uzun olan gelişmeleri iki ara konağı gerektiren bir cins. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Koyun karaciğer kelebeği.

Liver flukes : Karaciğer kelebekleri. Karaciğer kelebeği. İnsan ve hayvanların karaciğer ve safra kanallarında parazitlenen fasciolidae (fasciola hepatica, f. gigantica ve fascioloides magna), dicrocoeliidae (dicrocoelium dendriticum, d. hospes), opisthorchidae ve paramphistomatidae (gigantocotyle explanatum) ailesinde bulunan önemli digenetik trematodlar. Karaciğer paraziti. Koyun karaciğer kelebeği.

 

İngilizce Flukiest Türkçe anlamı, Flukiest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flukiest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contingency : Olasılık. İhtimal. Beklenmedik hal. Beklenmedik durum. Beklenmeyen olay. Beklenmedik olay. Zorunsuzluk. Koşullu. Arıza.

Break : Kontrol etmek. Teneffüs. Yarmak. Kırmak. Koparmak. Kesmek. Kırık. Parçalanmak. Söylemek. Yenmek.

Blow hot and cold : Bir dediği bir dediğine uymamak. Yanar-döner. Kararsız olmak. Bir dediği diğerini tutmama. Hem sıcak hem soğuk esme. Sık sık fikir değiştiren. Fikir değiştirme. Daldan dala konmak. Daldan dala atlamak.

Casus : Hadise. Latince casus belli ifadesinin bir parçası (savaş sebebi sayma, savaşa doğru gidiş). Birleşik (gramer). Kaza. Rastlantı. Olay.

Deserters : Bakaya. Din değiştiren kimse. Kaçkın. Kaçak. Asker kaçağı. Firari.

Doubtful : Kuşkulu. Sonucu kuşkulu. Mütereddit. Kuşkulandıran. Karanlık. Kuşku uyandıran. Kesin olmayan. Şüpheli. Tedirgin. Güvenilmez.

Flighty : Uçarı. Maymun iştahlı. Hoppa. Gelgeç. Değişken. Delişmen. Hafif mizaçlı. Budala.

Changeful : İstikrarsız. Değişken.

Flukiest synonyms : aleatory, aleatoric, changeable, dillydallied, astatic, cammed, coincidence, chinless, apostate, dubious, flute player, flukier, adventitiousness, musician, chance, capricious, amphoteric, amphoter, astable, excursive, hazardous, flukey, fluke, contingencies, erratics, fluky, deserter, fortune, baffling, chances, chanced, conjunction, auspiciousness.