Risk nedir, Risk ne demek
Risk; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Zarara uğrama tehlikesi, riziko

"Risk" ile ilgili cümle örnekleri
- "Böyle bir riske neden atılsınlar ki?" - A. Ümit
İktisat alanındaki kelime anlamı:
İktisadi karar birimlerinin verecekleri kararlar sonucunda ortaya çıkacak getiriyi olumsuz etkileyebilecek olayların gerçekleşme olasılığı, diğer bir deyişle olayların gerçekleşme olasılığının bilindiği durum. zıt anlamlısı belirsizlik
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Epidemiyolojik çalışmalarda, bir bireyin, belli bir toplum ve dönem içinde belli bir hastalığı taşıma olasılığı.
İnsan sağlığına zararlı olma olasılığının ölçüsü.
Bir olayın meydana gelme olasılığı.
İngilizce'de Risk ne demek? Risk ingilizcesi nedir?:
risk
Risk hakkında bilgiler
Risk (riziko), bir olayın gerçekleşme olasılığı ve olaydan etkilenme olanağı.
Genellikle risk olumsuz bir durum yani tehlike olarak değerlendirilir. Bu nedenle risklerin olumsuz etkilerinden zarar görmemek için olasılıklar göz önüne alınarak, önlemler almaya yönelik, çalışma ve planlama faaliyetlerini içeren ve risk yönetimi olarak anılan bir disiplin ortaya çıkmıştır. Risk yönetiminin başlıca araçlarından biri sigortadır. Ayrıca Bilgi Güvenliğinde de risk yönetimi kullanılır.
Kurumsal risk yönetim çerçevesine (COSO) göre kurumsal risk yönetimi “bir kuruluşun yönetim kurulu, yöneticileri ve diğer çalışanları tarafından icra edilen, şirket çapında strateji belirlenmesinde uygulanan, kurumu etkileyelebilecek potansiyel olayların belirlenmesi ve risk alma isteği seviyesindeki risklerin yönetilmesi için tasarlanmış, kurumun hedeflerinin gerçekleştirilmesi için makul güvence sağlayan sistematik bir süreçtir.
Risk ile ilgili Cümleler
- Risk aldım.
- Risk almaya değmez.
- Büyük riskler var.
- Risk almaktan nefret ederim.
- Bunu riske atacak mısın?
- Risk almak istemiyorum.
- Ali Mary'nin onun yapmasını istediği şeyin çok riskli olduğunu düşündü.
- Risk almak zorunda kalacağız.
- Sadece aptallar risk alır.
- Risk alma.
- Risk almamız gerekebilir ya da durumun daha kötüye gitmesine seyirci kalırız; seçim sizin.
- Oldukça riskliydi.
- Ali riskleri bilir.
- Bu hepimizin almaya hazır olduğu bir risk.
Risk kısaca anlamı, tanımı:
Zarar : Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat.
Tehlike : Büyük zarar veya yok olmaya yol açabilecek durum, muhatara. Gerçekleşme ihtimali bulunan fakat istenmeyen sakıncalı durum.
Riske girmek : Zararı göze almak.
Risk faktörü : Zarara uğratma olasılığı olan etken.
Risk yönetimi : Kurum veya işletmelerin çalışmalarını gerçekleştirirken oluşabilecek risklerin önceden dikkatli ve ayrıntılı bir biçimde tanımlanıp değerlendirilmesi, riskleri ortadan kaldıracak veya en aza indirecek önlemlerin alınması süreci.
Kalite riski : Alıcının, varış yerine gelen malının kalitesi için yüklendiği riziko.
Riskli : Riski olan.
Uğrama : Uğramak işi.
Riziko : Risk.
Olay : Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka. Önemli tarihsel olgu, fenomen.
Gerçekleşme : Gerçekleşmek işi, tahakkuk.
Olasılı : Belkili. Olasılığa dayanan, belkili, ihtimalli, muhtemel.
Etkilenme : Etkilenmek işi.
Genel : Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir genelleme sonucunda elde edilen.
Risk altında karar : Olayların gerçekleşme olasılıklarını bilindiği, ancak hangi olayın gerçekleşeceğinin bilinmediği durumda karar birimlerinin davranış biçimi. krş. belirsizlik altında karar
Risk derecelendirmesi : Ülke, kurum, kredi ve yatırım araçlarının değerlendirme sonrası belirlenen risklerinin yüksek, orta, düşük gibi çeşitli ölçütlere göre sınıflandırılması.
Risk primi : Belli bir dönemde, bir yatırımdan beklenen getiri ile devlet tahvili gibi risksiz yatırım araçlarının getirisi arasındaki fark.
Risk sermayesi : Büyük risk içeren yatırımların finansmanında kullanılan sermaye.
Risk sermayesi fonu : Girişimcilere risk sermayesi sağlayarak yatırım yapan fon.
Risk sermayesi yatırım ortaklığı : Kayıtlı sermaye sistemine tabi olarak kurulan ve çıkarılmış sermayelerini esas olarak sermaye ve faiz kazancı elde etmek için risk sermayesi yatırımlarına yönelten halka açık şirket.
Risk sermayesi yatırımı : Risk sermayesi yatırım ortaklığının birincil piyasalarda çıkardığı ve ortaklık ya da alacak hakkı sağlayan sermaye piyasası araçlarına yapılan uzun vadeli yatırım.
Risk sever : Risk sevme davranışı gösteren iktisadi karar birimi.
Riske girmek : zararı göze almak.
Riske kayıtsız : Riske kayıtsızlık davranışı gösteren iktisadi karar birimi.
Diğer dillerde Risk anlamı nedir?
İngilizce'de Risk ne demek? : n. danger, peril, hazard; possibility of injury, possibility of harm
v. endanger, put in peril, jeopardize
n. risk, adventure, chance, fear, hazard, jeopardy, venture
Fransızca'da Risk : risque [le]
Almanca'da Risk : n. Gefahr
Rusça'da Risk : n. риск (M)

Bu kısımda Risk nedir? Risk ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Risk tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Risk hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.