Adventure türkçesi Adventure nedir

  • Riske atmak.
  • Tehlikeye atmak.
  • Macera.
  • Avantür.
  • Atılmak.
  • Örge.
  • Yeltenmek.
  • Öğelerin birleşmesinden doğan ve bir araya geldiklerinde halkbilim ürünleriyle olaylarının oluşumunu sağlayan birimlerden her biri. bk. öğe, anakonu, örge tümgesi, örnek, ayrık öğe.
  • Sefer.
  • Vurgunculuk.
  • Tehlikeli iş.
  • Düşsel olayları konu alan masal türü. bk. halk serüveni, kişisel serüven, hayvan serüveni, öykülü serüven, krş. halk masalı, halk sagası.
  • Risk.
  • Serüven.

Adventure ile ilgili cümleler

English: I'd love to go on an adventure with you.
Turkish: Seninle bir maceraya gitmek istiyorum.

English: Do you like adventure stories?
Turkish: Macera hikayelerini sever misin?

English: Cookie likes adventure stories.
Turkish: Cookie macera hikayelerini sever.

English: I read a book of adventure stories.
Turkish: Bir macera öyküleri kitabı okudum.

English: He told us a very exciting adventure story.
Turkish: O, bize çok heyecan verici bir macera hikayesi anlattı.

Adventure ingilizcede ne demek, Adventure nerede nasıl kullanılır?

Adventure ballad : Serüven baladı. Toplumla doğrudan doğruya ilgili olmayan acıklı bir serüveni anlatan balad. bk. tarihsel balad.

Adventure film : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kişilerinin tehlikelerle dolu, serüvenli bir yaşam sürdükleri; soluk kesici olaylar, kahramanca davranışlarla dolu olan, hızlı dizemli filmler için kullanılan genel terim. Serüven filmi.

 

Adventure oneself : Tehlikeyi göze almak. Cesaret etmek.

Adventure park : Macera sporlarının yapıldığı park (kaya tırmanışı, kayıkçılık, vs. gibi). Macera parkı.

Adventure playground : Serüven alanı.

Monster adventure : Canavar ya da benzeri bir doğaüstü yaratığı konu alan serüven türü. bk. dev masalı. Canavar serüveni.

Animal adventure : Hayvan serüveni. Hayvanların çevresinde oluşan ilginç ve coşkulu olayları konu alan serüven, bk. serüven, hayvan masalı, krş: hayvan sagası.

Adventurer : Dolandırıcı. Maceracı. Serüvenci. Vurguncu. Spekülatör. Maceraperest kimse. Maceraperest kişi. Dalavereci. Maceraperest.

Adventured : Riske atmak. Tehlikeye atmak. Serüven. Vurgunculuk. Yeltenmek. Risk. Avantür. Sefer. Tehlikeli iş. Macera.

New adventure : Öykülü serüven. Doğaüstü olayları konu alan serüven, bk. serüven, krş. gerçekçi masal.

İngilizce Adventure Türkçe anlamı, Adventure eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Adventure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Quest : Aktarmak. Av izini aramak. Aramak. Bulmaya çalışma. Araştırma. Araştırmak. Tetkik. Soruşturma. Arayış.

Dares : Cüret etmek. Cesaret etmek. Kalkışmak. Cesaretlendirmek. Kafa tutmak. Riske girmek. Meydan okumak. Hodri meydan demek. Kafa tutmak (argo terim).

Jeopardy : Hasar. Muhatara. Riziko. Tehlike. Yargılanan sanığın cezaya çarpılma olasılığı. Nazik durum.

Motifs : Motif.

Periling : Tehlike doğuran nedenler. Zarar doğuran nedenler. Muhatara. Tehlike. Vahamet. Tehlikeye uğrama.

 

Expedition : Acele. Sevk. Çabukluk. Yolculuk. Gönderme. Keşif gezisi. Keşif heyeti. Bir malın bir yerden bir başka yere, bir kişiden bir başka kişiye gönderilmesi.

Expeditions : Acele. Hız. Çabukluk. Sevk.

Bursts : Patlak vermek. Yarılmak. Had safhaya gelmek. Aniden açmak. Fırlamak. Ortaya çıkmak. Fışkırmak. Boşanmak (gözyaşı). İnfilak etmek.

Profiteering : Bir ürünü çok yüksek fiyattan satarak aşırı kar sağlama. İhtikar. Vurgun. İstifçilik. Spekülasyon.

Usuries : Faiz. Aşırı faiz. Tefecilik. Aşırı yüksek faiz. Murabahacılık. Murabaha. Tefeci. Faizcilik. Yüksek faiz.

Adventure synonyms : luck it, risky venture, luck through, go for broke, accaparement, labor, quested, romance, project, exploits, gambles, engrossing, hazardousness, task, gamble, danger, strive, endanger, run a risk, escapades, escapade, motif, gambled, hazarded, strives, essay, peril, jobbery, leap in the dark, gambling, chances, adventured, jeopardising.

Adventure ingilizce tanımı, definition of Adventure

Adventure kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To venture. To try the chance. Hence, chance of danger or loss. Jeopard. To take the risk. Hazard. That which happens without design. To risk, or hazard. Hap. Chance.