Profiteering türkçesi Profiteering nedir

Profiteering ingilizcede ne demek, Profiteering nerede nasıl kullanılır?

War profiteer : Harp zengini.

Profiteer : Fırsatçılık yapmak. Vurgun vurmak. Vurguncu. Vurgunculuk yapmak. Voliyi vurmak. Vurguncu kişi. Rantçı. Fırsatçı. Haksız yere çok kazanç sağlamak.

Profiteered : Rantçı. Fırsatçılık yapmak. Fırsatçı. Vurgunculuk yapmak. Vurguncu. Vurgun vurmak. Voliyi vurmak. Vurguncu kişi.

Profiteers : Vurgun vurmak. Fırsatçı. Voliyi vurmak. Vurgunculuk yapmak. Vurguncu kişi. Vurguncu. Rantçı. Fırsatçılık yapmak.

İngilizce Profiteering Türkçe anlamı, Profiteering eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Profiteering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Monopoly : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Monopol. Tekel piyasasında etkinlikte bulunan ve ürettiği malın piyasa fiyatını veya sunum miktarını belirleme gücüne sahip firma. Bir elden satma. Tekel. Tek satıcı. Bir devletin, bir ortaklığın, bir kişinin her tür tecimsel yarışmayı ortadan kaldırarak bazı şeyleri yapma, satın alma, satma ya da bir işin yapımını sağlama yönünde elinde bulundurduğu ayrıcalık. belirli bir nesnenin bir elden yapılması ya da alınıp satılması. İnhisar.

 

Caisson disease : Dekompresyon hastalığı. Vurgun hastalığı. Vurgun yeme. Yüksekten alçağa ani basınç değişimlerinin zararlı etkisi sonucu dolaşımda erimiş haldeki gazların, serbest halde gaza dönüşmeleri sonucu oluşan gaz embolisiyle çizgili kaslarda ağrı, omurilik ve beyinde lezyonlarına bağlı felçler ve ölümle belirgin bozukluk, dekompressyon hastalığı, dalgıç hastalığı. Caisson hastalığı. Kısan hastalığı. Vurgun (deniz). Dalgıç hastalığı.

Speculations : Kuramsal düşünme. Teori. Borsada oynama. Tahmin.

Booty : Çapul. Savaş kazancı. Fey. Yağma. Voli. Çalınmış eşya. Ganimet. Gasp.

Usuries : Murabaha. Aşırı yüksek faiz. Tefeci. Faiz. Tefecilik. Faizcilik. Aşırı faiz. Murabahacılık. Yüksek faiz.

Adventure : Tehlikeye atmak. Atılmak. Macera. Yeltenmek. Tehlikeli iş. Riske atmak. Sefer. Serüven. Avantür.

Stowage : İstifleme ücreti. Depolama. İstif vergini. İstif. İstif ücreti. Yük. İstifleme. Kasa dairesi. Yükü istif etme.

Engrossing : Çok ilginç. Sürükleyici. Çok sürükleyici (roman veya film vb). Zihni kurcalayan. Uzunlamasına. Düşündürücü. Çekici. Merak uyandıran.

In love with : Aşık. Müptela.

Killing : Ölüm. Öldürme. Yalanlama. Av. Ortadan kaldırma. İtlaf. Öldürücü. Katletme. Yorucu. Çok komik.

Profiteering synonyms : pickups, adventured, cleanups, pelf, depth intoxication, speculation, pelfs, hoardings, hauls, jobbery, spec, enamored, haul, hoarding, stowages, bends, decompression sickness, accaparement, pickup, adventuring, usury.