Cross the frontier türkçesi Cross the frontier nedir
- Sınırı geçmek.
Cross the frontier ingilizcede ne demek, Cross the frontier nerede nasıl kullanılır?
Cross : Çaprazlama. Geçirmek. Haç. Öbür tarafına geçmek. Çarpı. Biyoloji, tarih alanlarında kullanılır. Çapraz. Geçişmek. Hilekar. Kesişen.
The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.
Frontier : Sınır. İki komşu devleti birbirinden ayıran, uluslararası bir antlaşma ile saptanmış çizgi ya da dar, uzun yerey parçası, bk. doğal sınır, yapma sınır. Hudut bölgesi. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Hudut. Sınırda olan.
Cross the bridge : Köprüden geçmek. Köprüyü geçmek.
Cross the line : Abartmak. Sınırı aşmak. Çizgiyi aşmak. Çizgiyi geçmek. Fazla ileri gitmek.
Cross the rubicon : Dönüşü olmayan bir şey yapmak. Dönülmeyecek bir karar vermek. Geri dönülmeyecek bir şey yapmak.
Cross the styx : Ölmek.
Cross the road : Yolun karşısına geçmek.
İngilizce Cross the frontier Türkçe anlamı, Cross the frontier eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cross the frontier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cross the frontier synonyms : run a boundary.

Bu kısımda Cross the frontier kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cross the frontier ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cross the frontier anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cross the frontier ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.