Cross the bridge türkçesi Cross the bridge nedir

  • Köprüyü geçmek.
  • Köprüden geçmek.

Cross the bridge ile ilgili cümleler

English: Cross the bridge.
Turkish: Köprüyü geç.

English: I won't be able to carry Tom across the bridge.
Turkish: Tom'u köprüden taşıyamayacağım.

English: Ali walked across the bridge.
Turkish: Ali köprüyü geçti.

Cross the bridge ingilizcede ne demek, Cross the bridge nerede nasıl kullanılır?

Cross : Aksi. Düzenbaz. Haç. Kesişmek. Çarpı. Öbür tarafına geçmek. Karşıya geçmek. Çaprazlama. Hilekar. Çapraz.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Bridge : Kukla köprüsü. Bilgisayar, gitar, tiyatro alanlarında kullanılır. Köprü yapmak. Arayı kapatmak. (oyun) briç. Köprülemek. Işıklama köprüsü. İner-çıkar taban. Köprü. Sahne içinde dekor değiştirmeye ya da yükselti sağlamaya yarayan inip çıkan taban.

Cross the frontier : Sınırı geçmek.

Cross the line : Fazla ileri gitmek. Çizgiyi geçmek. Sınırı aşmak. Abartmak. Çizgiyi aşmak.

Cross the rubicon : Dönüşü olmayan bir şey yapmak. Dönülmeyecek bir karar vermek. Geri dönülmeyecek bir şey yapmak.

 

Cross the styx : Ölmek.

Cross the road : Yolun karşısına geçmek.

Walk across the bridge : Köprüden geçmek.

Water under the bridge : Üzerinden çok zaman geçti. Köprünün altından çok sular geçti. Zamanla çok şey değişti. Eski çamlar bardak oldu. Geçmişte olanlar unutuldu.

İngilizce Cross the bridge Türkçe anlamı, Cross the bridge eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cross the bridge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cross the bridge synonyms : walk across the bridge.