Bridge nedir, Bridge ne demek

Bridge; Gitar alanında kullanılan bir sözcüktür.

Gitar terimi olarak anlamı:

Tellerin gövde üzerinde durmasını sağlayan metal parça.

Bridge ile ilgili Cümleler

    Brezilyalı ile ilgili Cümleler

    • Laura Brezilyalıdır.
    • Yazar Brezilyalı.
    • Brezilyalıyım.
    • Guilherme Brezilya'dan. O Brezilyalı.
    • Bütün Brezilyalılar Karnavaldan zevk almaz.
    • Benim Facebook'ta sohbet ettiğim insanların çoğu Brezilyalı değildir.
    • Yarışı Brezilyalı kazanıyor.
    • Japonya'da yaşayan çok Brezilyalı var mı?
    • Sen Brezilyalı değilsin, değil mi?
    • Raul Seixas, Brezilyalılar arasında çok ünlü olan bir müzisyendir.
    • Brezilyalıların, "karıncayiyen" kelimesini kendi ana dillerinde nasıl söylediklerini bilmiyorum.
    • Benim WhatsApp'ta sohbet ettiğim insanların çoğu Brezilyalı değildir.
  • The Golden Gate Bridge San Francisco'dadır.
  • Yeni köprüye Rainbow Bridge adı verildi.
  • Golden Gate Bridge ne kadar uzunluktadır?

Bridge tanımı, anlamı

Bridge cavity : Hareketli köprüye sahip gitarlarda köprünün yerleştirilmesine ve arka tarafta köprü ile ilgili çeşitli konum ve sertlik ayarlarının yapılmasına olanak sağlamak amacıyla gövde içerisine açılan delik

Bridge pin : Akustik gitarlarda teli köprü içinde sıkıştırıp tutan parça.

Bridge plate : Hareketli köprüye sahip gitar gövdesinin arkasındaki köprü yuvasını kapatan kapak.

 

Piezo bridge : Elektro ve bas gitarlarda, her telin eyerine yaptığı baskıdan elde edilen elektrik yoluyla telin o noktadaki titreşimini algılayarak öz yankısal ses sinyaline dönüştüren ve köprüye bir tür manyetik işlevi kazandıran devre ve köprüden oluşan düzenek.

Tune o matic bridge : Telleri bünyesinde boğumlamayan ve bu yüzden köprü kuyruğu ile veya tel yuvalı gövdelerde kullanılabilen, yüksekliği ayarlanabilir türden sabit köprü.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.

Telle : Kasap çengeli.

Durma : Durmak işi.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Metal : Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde. Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı. Bu maddeden yapılmış.

Gövde : Bir şeyin asıl bölümü. Ad ve fiil köklerinden yapım ekleriyle türetilmiş kelime. Ağaç ve bitkilerin dallarının dışında kalan ana bölümü. Kesilmiş hayvanın, sakatatı alındıktan sonraki durumu. Hayvanlarda baş, ayak ve kuyruktan geri kalan bölüm. İnsan bedeninde baş, kol ve bacaklar dışında kalan bölüm.

 

Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.

Parç : Şişman adam. Topraktan yapılmış yoğurt kabı. Emzikli testi, topraktan yapılmış ibrik. Bakır su tası. Bakır su tası, maşrapa. Su tası. Bakır su bardağı. (Başkışla Karaman Konya).

Meta : Mal, ticaret malı. Sermaye.

Diğer dillerde Bridge anlamı nedir?

Osmanlıca Bridge : köprü